KÖY ENSTÝTÜLERÝ Hasip Öztürk
25 04 2008
Kültür (Marif) Bakaný Saffet Arýkan, Ý.H.Tonguç'a bozkýrý gösterip “Köylü bu bozkýrý yendiði gün
ters talihini de yenmiþ olacaktýr!”demiþ.Tonguç Ýlöðretim Genel müdür vekilidir. Yil 1937'dir..
1934 verilerine göre þehir ve kasabalarda 1192 ilkokul, 254.517 öðrenci, 6851 öðretmen vardýr. Köylerde
hepsi üç sýnflý 5 bin okul, 313.169 öðrenci, 6786 öðretmen var. Nüfusun %80'i köylerde yaþýyor ve çocuklarýn
% 78.2'si okulsuzdur. Yeni mezun öðretmen 650, meslekten kopan 800 kiþidir..Bu koþullarda köyün okula, çocuklarýn öðretmene kavuþmasý hayaldir. Cumhuriyet'in devrimleri yaþatacak yurttaþlarý yetiþtirme üküsü, Yazý devriminin herkesi okur yazar etme hedefi uzaklardadýr.
Sorunun hýzlý çözümü, her yýl çok sayýda öðretmen yetirþirlmesine baðlýdýr. Acil, pratik çözüm arayýþý vardýr. Tonguç, ilköðretimin baþýna getirilmiþtir. Eðitimde çok baþlýlýk vardýr. Þehirde öðretmen yetiþtiren okul mezunlarý köylere gitmek istemiyor. Öðretmeni köylü yabancý sayýyor ve dýþlýyor. Sadece okuma yazma öðret-mek çözüm olamamýþtýr..
Ordu'da bir eðitim kurumudur. Askerlerden yararlanýlmasý fikri 1874'te, 1910'da gündeme gelmiþ. Prusya bu fikirden büyük ölçüde yararlanmýþ. Atatürk'ün telkiniyle S.Arýkan konuyu Tonguç'a çýtlatýr. Tonguç, Kayseri, Yozgat, Çorum köylerinde dolaþýp araþtýrýr. Askerde çavuþluk, onbaþýlýk yapmýþ köylülerin, köylerinde saygýn kiþiler olduðunu görür. Halkla, çocuklarla iliþkilerin gözler. Okuma yazma bilen, aritmetikten, geometriden ha-
berli bu kiþilerden, üç sýnflý köy okullarýnda eðitmen olarak yararlanmanýn mümkün olduðu kanýsýna varýr.
Otuz yaþýný geçmemiþ, sýnavla seçilecek kiþilerin altý aylýk eðitimden geçirilerek, köy okullarýna “eðitmen” olarak atanmasýný planlarlar. Bir yandan eðitim proðramýný, eðitim kaynak kitaplarýný, eðitmenin köyde kullana-
caðý kaynak kitaplarý hazýrlamaya giriþirler. Siyasi destek gereklidir. Meclisten yasa çýkarýlmasýna çalýþýrlar. Bu fikrin bakanlýk bürokratlarý, siyasiler ve çýkar çevreleride güçlü karþýtlarý vardýr.
Eðitmenlerin, tarýmsal ortamda, köy koþullarýnde ve tarýmsal teknolojiyi öðreneceði þekilde eðitilmeleri gerek-
lidir. Tarým araç ve gereçlerini, en yeni yöntemleri bilmelidirler. Ankara köylerinden 79, Tunceli den 5 eðitmen adayý seçilmiþtir. Eskiþehir, Mahmudiye Devlet Çiftliði'nde 1936 yýlýnda ilk Eðitmen Kursu açýlýr. Diðer bakan-
lýklardan da usta ve uzman desteði aranýr. Bir yandan da ileride açýlmasý öngörülen köy enstitülerinde öðretmen ve yönetici olabilecek kadrolarýn peþindedirler..1937 yýlýnda Eðitmen Yasasý çýkarýlýr.
Üretim içinde, üretim için eðitim çalýþmasý eylemli olarak baþlamýþtýr. Eðitmen adaylarý bir yandan köyde
gereken teorik bilgileri, bir yandan tarýmsal teknolojiyi, köyde ihtiyaç duyulan ustalýklarý yaparak, yaþayarak öðrenirler. Eðitim, köyde tek baþýna staj yapýlarak sona erecek ve baþarý sýnavla saptanacaktýr.
Yöntem yenidir. Köyü ve köylüyü kalkýndýracak kaldýracýn, desteðini koyacak yer bulunmuþtur. Köy Yasasý'nýn imece yöntemi ile köylünün okullarýný elbirliðiyle yapma yükümlüðü de köylünün üstüne yýkýlmýþtýr. Köyden gelen eðitmen adayý bilgi, deneyim, ustalýk ve dünya görüþü yüklü köyüne geri dönecektir. Eðitmen örnek insan, çiftçi ve ustalýklarý olan kiþidir. Tarým araç ve gereçleri, fidan, tohumluk ve tarla desteði de almýþtýr. Az bir maaþý da vardý. Ama geçimini üreterek saðlayacaktýr. Bir yandanda köy çocuklarýna okuma, yazma, aritmetik, geometri, yurt-yaþama bilgisi öðretecektir. Köy çocuklarýný ödevini, haklarýný bilir, Cumhuriyet devrimlerinin ýþýðý ile aydýnlanmýþ yurttaþlar olarak eðitecektir...
Mahmudiye Eðitmen Kursu'na, Ýzmir-Kýzýlçullu, Eskiþehir- Çifteler, Edirne-Karaaðaç, Erzincan, Erzurum, Kayseri, Kars illerinde açýlan kurslar eklenmiþ. Bursa'da Eðitmen Tarým kursu açýlmýþ. Deneme aþamasýnda 1000
aþkýn eðitmen yetiþtirilmiþ ve köylere yollanmýþtýr.Kurs açýlan, þehirden uzak ve tarýmsal alanlarda, köy enstitü- lerin altyapýsý hazýrlanmýþtýr. Bir laboratuvar iþlevi görmüþlerdir. Ardýndan, kurs merkezlerinde Köy Öðretmen
Okulu adýyla okullar açýmýþtýr. Bunlara Kocaeli-Arifiye, Kastamonu-Gölköy, Malatya-Akçadað, Bursa->Karaca-
bey, Manisa -Horozlu, Isparta-Gönen, Kayseri-Pazarören, Kýrklareli-Alpullu, Samsun-Ladik, Trabzon-Beþikdüzü Adana-Düziçi eðitmen kurslarý eklenmiþtir. Ertesi yýl da buralarda köy öðretmen okullarý açýlmýþtýr. 2000 eðitme-
ni ve 1000 öðretmeni mezun edecek bir düzeye varýlmýþtýr. Köylünün imeceyle yaptýðý köy okulu sayýsý da 3.960 sayýsýna ulaþmýþtýr. Henüz Köy Enstitüsü yasasý ve adý yoktur.
Atatürk'ün vefatýndan sonra Ýsmet Ýnönü Cumhurbaþkaný, H.Ali Yücel Eðitim Bakaný olmuþtu. 3704 sayýlý
Köy Eðitmen Kurslarý ile Köy Öðretmen Okullarýnýn Ýdaresi Yasasý 1939 yýlýnda çýkarýlmýþ. 3803 sayýlý Köy Enstitüleri Kanunu, 17 nisan 1940 yýlýnda yasalaþabilmiþtir. Köy Öðretmen Okulu adý, Köy Enstitüsü olmuþtu.
Yasa çýktýðýnnda 21 Köy Enstitüsü zaten açýktý. 1942 yýlýnda 4274 sayýlý Köy Okullarý ve Enstitüleri Kanunu çýkarýldý. Köylere eðitmen ve öðretmene ek olarak saðlýk memuru, hayvan saðlýk memuru, ebe gibi nitelikli ele-
manlar yetiþtirip yollamak mümkün olmuþtur...
Köy Enstitüleri, iþ içinde eðitim, eðitim içinde üretim anlayýþ üzerine kurulmuþtu. Çare insandý ve çareyi üreten de insandý..Yokluk, parasýzlýk içinde ve 2.Dünya Savaþý koþullarýnda yukarýda özetlenen 21 köy Ensti-
tüsü kurulmuþtu binlerce öðretmen-eðitmen yetiþtirilmiþti. Eðitmen ve öðretmen adaylarý okullarýný, okullarý donatan araç, gereç ve eþyalarý da yapmýþlardý. Laboratuvarlarý, müzik, resim atelyelerini, iþlikleri kurmulardý. . Tarlalarý ekip hasat ettiler. Aðaçlarý diktiler. Bakým, aþý iþlerini yürüttüler. Bozkurýn ortasýnda nefis meyve üretip ekonomiye kattýlar. Ýnekleri saðýp peyner, yoðurt, yað ürettiler. Onca iþin içinde dünya klasiklerini okuyup tar-
týþtýlar. Grup çalýþmalarý yaptýlar. Nasýrlý elleriyle müzik aletlerini imal ettiler. Bunlarý kendileri kullandýlar. Tiyatro, folklör gösteriler, spor yaptýlar. Yarýþtýlar..
Yalnýz Kýzýlçullu binalarý hazýr bulunmuþtu. Kalan 20 köy enstitüsü tuðlasýyla, kerpiciyle, kiremitiyle, duvarýyla, çatýsýyla, badanasý boyasýyla ve tüm konforuyla iþ içinde, üretim eðitimi içinde, öðrencilerin eliyle
üretilmiþlerdi. Müteahhit eliyle çakýlmýþ tek çivi yoktur. Bütün bunlar iþbirliði, yardýmlaþma, dayanýþma, iþbölümü ve özgüvenle baþarýldýlar. Türk insanýnýn yapýsýnda bulunan üreticilik, yaratýcýlýk genleri açýða çýk-
mýþ ve bunlarýn yapýlabileceði halka kanýtlanmýþtý. Bu inançla bu günlere gelindi. Cumhuriyet ve devrimleri, içten ve dýþtan azgýn saldýrýlara, iftiralara raðmen bu özgüvenle karþý durdu ve duracaktýr...
Köy Enstitüleri, emperyalizmin baskýlarýna ödün verilene dek, 17 bin öðretmen-eðitmen, saðlýk memuru, ebe yetiþtirmiþtir. Yaklaþýk 300 bin köy çocuðu eðitim alabilirken, bu sayý on yýlda 1.300.000 kiþiye varmýþtýr. 1956
yýlýna kadar 35 bin köyün öðretmen ve okul gereksinimi karþýlanmak üzere hesap yapýlmýþtý. Yýlda 3000 öðret-
men yetiþtirilmesi öngörülmüþtü. Tüm engellere karþýn bu hedeflere büyük ölçüde varýlmýþtýr..
Çok partili sistem ve göstermelik demokrasiyle, üretimlerimiz yozlaþtýrýlmak istenmiþtir. Köy Enstitüleri' nin hizmet götürmeye savaþtýðý köylüler; þimdi þehirlerin varoþlarýnda, gecekondu halkýdýr. Üretkenlikleri yontul-
muþ bir erzak torbasýna oy veriyorlar. Tarlalarý boþ duruyor, buðday ithal ediyoruz. Onlarýn oylarýyla Cumhuriyet karþýtlarý iktidarcýlýk oynuyor. Emperyalizmle iþbirliðinde, el ele ve gönül gönüleler. Cumhuriyet'in birikimlerini mirasyedi gibi harcýyorlar..
Hem emperyalizmin de adý deðiþmiþ. Þmidilerde globalizm, küreselleþme ve Çuþ deniyormuþ! Çok uluslu þirketler adýyla, ülkemin altýný üstüne getirmekle meþguller. Ýþbirlikçilerine, “Atatürk'ün resmini, artýk sandýk odasýna kaldýrýn!” diyorlar...
Saðlýcakla kalýn Hasip ÖZTÜRK


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri