Yolbir zaman kayboldum u dönüþlerinde
aç susuz ve umutsuz gezindim günlerce
haykýrýþlarýmý an duydu zaman duydu umman duydu
gece baþýmýn altýna yastýk diye taþ koydu
toprak bana ince bir örtüyle arkadaþ oldu
üþüyordum baharýnda bedenim tar u mar oldu
diken diken kaktüsler kahrýmdan helak oldu
tek tük çiçekler gözyaþlarýmla boy boy oldu
hani senin saltanatýn ne yapayým o ince boyunu
bana sadece inandýðým güç yoldaþ oldu
þimdi bana küstahlýk etme yol

hicraným gökleri yardý yýldýrým oldu
baykuþlar sözlerime tercüman oldu
bir sen bana ihanet etmedin
mel`un yüreðim ayakkabýma taþ koydu
bana asýl ihanet eden itimat oldu

görmek istemem artýk gündüz görüneni
bana uçamayan kuþtan ne fayda var ki
ellerimle tuttuðum bir vahaydý sanki
bana gerçek görünen bir hayalden ibaretti
gözüme perde çeken et ve kemikten imaretti

gözlerime birden pembe karartýlar düþtü
sözlerime saðnak saðnak aþk düþtü
sonra daðilan bulutlardan bir þimþek düþtü
iþte ondan çaresiz yolum sana düþtü
ey yol yüreðim ellerine düþtü
seninle beraber kaderime tarih düþtü
varlýðým birden sonun kucaðýna düþtü

silkinip kalkacaðým en derin uykumdan
yüreðimin atýþýný geçecek ayaklarým
elveda demeyeceðim son soluðumda
sen biteceksin yol ben gideceðim

senin ulaþamadýðýn ufuklarda gezeceðim
ve bir gün mazime döneceðim
bir hazin þarkýyý söyleyeceðim
ýslak ýslak gözlerimi süzeceðim
belki bir daha gülmeyeceðim
ama bir daha sevmeyeceðim
bana küstah küstah bakma yol
çünkü bir daha sana düþmeyeceðim