Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
Sayfa 3/3 ÝlkÝlk 123
25 sonuçtan 21 ile 25 arasý

Konu: Ýran-Ýsrail-Amerika üçgenindeki gerilim týrmanýyor...

  1. #21

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý rexsi Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    bizim ulkemizde ABD yandasý arkadasým
    sen öylemi düþünüyorsun..

  2. #22
    Users Awaiting Email

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý BasriMutaf Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    sen öylemi düþünüyorsun..
    Bu ülkede yaklaþýk 100 yýldýr devlet mekanizmasý, kurumlar milletin raðmýna, milleti dikkate almaksýzýn ve milleti þekillendirmek için çalýþmaktadýr.

    Harici ellerce ülkemize kurulan bu derin yapý, sürekli milleti ezmiþ, ama dinleme, dikkate alma ihtiyacý duymamýþtýr. 27 Mayýs’ýn yýldönümünü yaþadýðýmýz þu günlerde milleti dinleyen Menderes’in baþýna gelenler gazetelerde tefrika edilmektedir. Bu gayrý milli derin yapý Menderesi astýðý gibi sulbünü de iflah etmemiþtir. Bütün oðullarý þaibeli kazalarla öldürülmüþlerdir. Son oðlu Aydýn da siyasete bulaþýp, millete yönelince kaza(?) geçirmiþ tekerlekli sandalyeye mahkûm hale getirilmiþtir.

    Türkiye’nin derin kodlarý yaklaþýk 60 yýldýr ABD kontrolündedir. Türkiye ne zaman biraz palazlansa, kendisine çizilen sýnýrlarý aþmaya, ABD direktiflerinden çýkmaya baþlasa “BÝG BOSS” hemen devreye girer ve dengeleri yeniden kurar. 1950’lerden bu tarafa hemen her 10 yýlda bir ABD odaklý müdahalelere maruz kalmýþtýr ülkemiz. ABD, “içeride konuþlandýrdýðý adamlarý-kurumlarý” devreye sokarak Türkiye’yi hep yarý canlý ve kontrolünde tutmayý baþarmýþtýr. 1980’de ABD Baþkanýnýn “bizim çocuklar baþardý” dediði eli silahlý çocuklar pek çok defa devreye girmiþ ve ül***i ABD-Ýsrail hedefleri doðrultusunda yeniden düzenlemiþtir.

    Söylemlerinin aksine, ABD, AB’nin güçlenmesine ve etkin hale gelmesine taraftar deðildir. Türkiye’nin kendi inisiyatif alanýndan uzaklaþarak AB’ye yaklaþmasýndan rahatsýzdýr. Türkiye’nin gereðinden fazla(!) demokratikleþmesi, baðýmsýz politikalar izleyebilecek kadar güçlenmesi de ABD’yi rahatsýz etmektedir.

    ABD ile AB’yi kýyasladýðýmýzda AB tercihi bizim için daha selametli görünmektedir. ABD bize talimatlarýndan çýkmayan bölgesel bir jandarma rolü biçmiþtir. Aktör olma eðilimi gösterdiðimizde “derin” ellerini sokarak müdahale etmektedir. AB yekvücut hareket edebilen siyasi bir iradeye sahip deðildir. Türkiye’ye müdahale etmesi yönlendirmesi, bloke etmesi daha zordur. AB’nin üyelere ve adaylara yönelik deklere ettiði, baðlayýcý normlarý, demokratik kriterleri vardýr. Ama ABD ile iliþkilerimizde ABD’yi baðlayýcý en küçük bir kriter yoktur.

    Son yýllarda yaþadýðýmýz olaylara bir de AB-ABD mücadelesi açýsýndan bakmak ta yarar var. Bu mücadelede AB, demokrasinin, özgürlüklerin, ekonomik geliþmenin tarafý olurken; ABD bürokratik elitin, militer güçlerin, millet iradesine saygýsýz kesimin yanýnda yer almaktadýr. Ulusalcý kesimin þiddetli AB muhalefeti buradan kaynaklanmaktadýr. Buna raðmen Neo-Con’larýn Türkiye ayaðý ulusalcý kesim utanmadan baþkalarýný Amerikancýlýkla itham edebilmektedirler.

    ABD’nin ve Yahudi Lobisi’nin epey bir süredir AKP hükümetinden memnun olmadýðý bilinmektedir. Bu dostlarýmýz! kontrol ettiði derin odaklarý her fýrsatta hükümete karþý harekete geçirmekte, ül***i karýþtýrmaya çalýþmaktadýr. Derin cenahlara “becerebilirseniz arkanýzdayým” mesajý vermekte, operasyonlar baþarýsýz olunca dil ucuyla demokratik(!) tavýr takýnmaktadýr.

    ABD, Yahudi lobisi, Neo-Conlar ve Ýsrail Türkiye’nin gidiþinden rahatsýzdýrlar. Zira, Türkiye ABD-Ýsrail isteklerine kayýtsýz tabi olma-maktadýr. ABD-Ýsrail ikilisini rahatsýz edecek þekilde Ýran’la, Suriye’yle iyi iliþkiler geliþtirmektedir. Filistin’e destek çýkmakta, Ýsrail’in sivilleri hedef alan saldýrýlarýný stratejik müttefiklerimizi(!) rahatsýz edecek sertlikte kýnamaktadýr. Türkiye gerek Irak’ta, gerekse bölgede ABD’den baðýmsýz inisiyatifler almaya çalýþmaktadýr. Afganistan’da ABD’nin asker talebine olumsuz yaklaþmaktadýr.

    ABD Türkiye’de siyasetten öte, Yerleþik bürokratik kurumlar üzerinde etkilidir. Bu kurumlarda iliþki içinde olduðu derin kanallar vardýr.

    Türkiye’de demokratikleþme karþýsýnda en güçlü bürokratik direnç yargýdan ve ordudan kaynaklanmaktadýr. Anti demokratik bütün çýkýþlar, fikirler ordu-yargý mensuplarý tarafýndan desteklenmekte; hukukileþtirilmeye, meþrulaþtýrýlmaya çalýþýlmaktadýr. Türkiye’de ordu darbeler yapmýþ, yargý derin hukuk ayarlarýyla düzeni yeniden kurmuþtur. 28 Þubat sürecinin aktörü ordu ise de, yardýmcý oyuncu yargýdýr. Askerlerin verdiði brifinglere yargýnýn en kallavi üyeleri koþarak gitmiþlerdir. Birde geri adam üniversiteler vardýr. Güdümlü medya ise bütün derin operasyonlarýn vazgeçilmezidir.

    Aþaðýdaki sorulara bulacaðýmýz cevaplar þu günlerde içinde bulunduðumuz durumu aydýnlatmaya yardýmcý olacaktýr.

    ABD kontrol altýnda tutmakta zorlandýðý hükümeti millet iradesine raðmen, etkili olduðu kurumlar eliyle devirmek mi istiyor?

    E-muhtýra ile demokratik yürüyüþünden alýkonamayan Türkiye yargý müdahaleleri ile mi hizaya getirilmeye çalýþýlýyor?

    Ülkenin demokrasisine, huzuruna, ekonomisine, toplumsal bütünlüðüne, geliþmesine kasteden bu operasyonlar Türkiye’yi bazý pazarlýklara zorlamak için mi?

    Son yýllarda gereðinden fazla büyüyen, haddini aþan(!), inisiyatifler alan, ABD-Ýsrail ikilisini rahatsýz edecek açýlýmlar yapan Türkiye yeniden yarý canlý, talimata açýk bir pozisyona mý çekilmek isteniyor?

    Yaþadýðýmýz süreç içte ve dýþta Türkiye’ye zarar vermektedir. Çevresinde bir sürü geliþme yaþanýrken Türkiye enerjisini iç kavgalara, kýsýr çekiþmelere vermekte, geliþmelerden kopmaktadýr. Kutuplaþmalarla milli direnç ve birlik zedelenmekte, ülke müdahalelere açýk hale gelmektedir. Türkiye dýþ politikada inisiyatif yitirmekte, güçsüz düþmekte, milli menfaatlerini koruyamaz hale getirilmektedir.

    367 tartýþmasýyla baþlayan, e-muhtýra ile devam eden, kapatma davasý ve Y-muhtýra ile iyice karmaþýk hale getirilen sürecin ABD-Ýsrail odaklý bir dýþ operasyon olduðunu düþünüyorum.

    ABD’nin Türkiye’de nefret edilen ülkeler arasýnda yer almasýnýn temel nedeni Ortadoðu’ya, Müslümanlara yönelik iþgalci-parçalayýcý hedefleri yanýnda, yýllardýr milleti by-pas ederek derin kesimlerle iþ tutmasýdýr. Amerikalýlar bilmeli ki, Türkiye dünkü Türkiye deðil. ABD Türklerin dostluðunu kazanmak istiyorsa, millici-ulusalcý görünen milletten kopuk kiþilerle ve kurumlarla iþ tutmaktan vazgeçip, milletin hassasiyetlerini gözetmeli, milletin beklentilerini dikkate almalýdýr. Türkiye artýk derin araçlarla yönetilip yönlendirilebilecek bir ülke olmaktan çýkmýþtýr. Son derin operasyonlarýn da nihai olarak baþarýlý olma þansý yoktur.

    Bazýlarý son olaylarda AKP’yi AB-ABD’nin, derin-ulusalcý cenahý ise Rusya-Çin gibi güçlerin desteklediðini iddia ediyorlar. Bu iddiayý ortaya atanlar ya Türkiye’yi ve Türkiye’nin derin kodlarýný bilmiyorlar veya yanýltýcý bilgi veriyorlar. Rusya ve Çin giderek güçlenmekte ise de, Türkiye’de operasyonel imkânlarý sýnýrlýdýr. Hele kurumlar üzerinden operasyon yürütebilecek imkânlarý hiç yoktur. Provakatif operasyonlar yapmak kolaydýr, biraz para bir miktar adamla yapýlabilir. Ama bir ülkede kurumsal dengelerle oynayabilecek kadar etkin olmak uzun yýllar gerektirir.

    Türkiye üzerinde kurumsal, derin, operasyonel potansiyele sahip birkaç ülke vardýr. Onlarda ABD, Ýsrail, biraz da Ýngiltere’dir.

    Aktif haber

  3. #23

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    ben ce susma sustukca sýra bize gelecek doðru olanda bu dur ama bizdeki barak sevgisi aðar basýyor cesartet istr yani ama içimizde bu baraðý istemeyen zavalýlar var onlar kalabalýklaþýyor ve ürkütüyor dar aðcý kurmak lazým yani ama saðlam dikdatör biri lazým oda türkiyede var mý bilmem gereken sadece cesaret olduðunu düþünüyorum saygýlarr.

  4. #24

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    !Rexsi Kesinlikle katýlmýyorum..

  5. #25

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    [QUOTE=rexsi;330018]Bu ülkede yaklaþýk 100 yýldýr devlet mekanizmasý, kurumlar milletin raðmýna, milleti dikkate almaksýzýn ve milleti þekillendirmek için çalýþmaktadýr.

    Harici ellerce ülkemize kurulan bu derin yapý, sürekli milleti ezmiþ, ama dinleme, dikkate alma ihtiyacý duymamýþtýr. 27 Mayýs’ýn yýldönümünü yaþadýðýmýz þu günlerde milleti dinleyen Menderes’in baþýna gelenler gazetelerde tefrika edilmektedir. Bu gayrý milli derin yapý Menderesi astýðý gibi sulbünü de iflah etmemiþtir. Bütün oðullarý þaibeli kazalarla öldürülmüþlerdir. Son oðlu Aydýn da siyasete bulaþýp, millete yönelince kaza(?) geçirmiþ tekerlekli sandalyeye mahkûm hale getirilmiþtir.

    Türkiye’nin derin kodlarý yaklaþýk 60 yýldýr ABD kontrolündedir. Türkiye ne zaman biraz palazlansa, kendisine çizilen sýnýrlarý aþmaya, ABD direktiflerinden çýkmaya baþlasa “BÝG BOSS” hemen devreye girer ve dengeleri yeniden kurar. 1950’lerden bu tarafa hemen her 10 yýlda bir ABD odaklý müdahalelere maruz kalmýþtýr ülkemiz. ABD, “içeride konuþlandýrdýðý adamlarý-kurumlarý” devreye sokarak Türkiye’yi hep yarý canlý ve kontrolünde tutmayý baþarmýþtýr. 1980’de ABD Baþkanýnýn “bizim çocuklar baþardý” dediði eli silahlý çocuklar pek çok defa devreye girmiþ ve ül***i ABD-Ýsrail hedefleri doðrultusunda yeniden düzenlemiþtir.

    Söylemlerinin aksine, ABD, AB’nin güçlenmesine ve etkin hale gelmesine taraftar deðildir. Türkiye’nin kendi inisiyatif alanýndan uzaklaþarak AB’ye yaklaþmasýndan rahatsýzdýr. Türkiye’nin gereðinden fazla(!) demokratikleþmesi, baðýmsýz politikalar izleyebilecek kadar güçlenmesi de ABD’yi rahatsýz etmektedir.

    ABD ile AB’yi kýyasladýðýmýzda AB tercihi bizim için daha selametli görünmektedir. ABD bize talimatlarýndan çýkmayan bölgesel bir jandarma rolü biçmiþtir. Aktör olma eðilimi gösterdiðimizde “derin” ellerini sokarak müdahale etmektedir. AB yekvücut hareket edebilen siyasi bir iradeye sahip deðildir. Türkiye’ye müdahale etmesi yönlendirmesi, bloke etmesi daha zordur. AB’nin üyelere ve adaylara yönelik deklere ettiði, baðlayýcý normlarý, demokratik kriterleri vardýr. Ama ABD ile iliþkilerimizde ABD’yi baðlayýcý en küçük bir kriter yoktur.

    Son yýllarda yaþadýðýmýz olaylara bir de AB-ABD mücadelesi açýsýndan bakmak ta yarar var. Bu mücadelede AB, demokrasinin, özgürlüklerin, ekonomik geliþmenin tarafý olurken; ABD bürokratik elitin, militer güçlerin, millet iradesine saygýsýz kesimin yanýnda yer almaktadýr. Ulusalcý kesimin þiddetli AB muhalefeti buradan kaynaklanmaktadýr. Buna raðmen Neo-Con’larýn Türkiye ayaðý ulusalcý kesim utanmadan baþkalarýný Amerikancýlýkla itham edebilmektedirler.

    yazýnýn burasýna kadar katýlýyorum...gerisi akp nin mazlum rolü...baþka biþey deðil...bence tabii...selametle

Sayfa 3/3 ÝlkÝlk 123

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •