Türlerin yok olmasýný önlemeye çalýþan bilim adamlarý ve sigortacýlar çok zor bir durumla karþý karþýya kaldý: Dünyada kaç tür hayvan ve bitki olduðunu kimse bilmiyor.

World Conservation Union'dan Jeff McNeely, "böcekleri araþtýran bazý bilim adamlarý 100 milyondan fazla tür olabileceðini söylüyor...

"Ama biyologlara sorarsanýz en fazla 15 milyon böcek türü olduðunu söylerler" diyor.

Ansiklopedi ve sözlüklerde bir tür, "ayný genel özelliklere sahip olan ve birbirlerinden üreyebilen hayvan ya da bitki sýnýfý" olarak tanýmlanýyor.

BM istiyor ama...

Bu zor durum türlerin yok olmasýnýn önüne geçilmesinin konuþulacaðý Birleþmiþ Milletler konferansýnda daha da karýþacak, çünkü BM, türlerin yok olmasýnýn 2010'a kadar sona erdirilmesini istiyor.

McNeely, "kaç tür olduðunu bilmediðimiz için 2010'a kadar yapacaðýmýz mücadelenin nasýl olacaðýný da bilmiyoruz. Þimdiye kadar sadece 1.7 milyon bitki ve hayvan türü sýnýflandýrýldý ve adlandýrýldý" diyor.

Savaþtan sonra yeni türler

Dünyada hala yeni memli türleri bulunabilir. Mesela ABD ile savaþ sýrasýnda aðýr þekilde bombalanmasýna karþýn Vietnam'da 1990'lý yýllarýn baþýnda yeni geyik ve vahþi domuz türleri bulundu.

Kuþlarýn birçoðu þu ana kadar ya sýnýflandýrýlmadý ya da türleri tehlike altýnda. Biyologlar, hala sýnýflandýrýlmasý ve adlandýrýlmasý gereken binlerce bitki, böcek ve balýk türü olduðunu söylüyor.

Arka bahçede bile var

Afrika'nýn güneyinde örümcekler üzerine araþtýrma yapan John Leroy, "burada tanýmlanmýþ 3 ya da 4 bin örümcek var. Tahminlerime göre bu sayý, bu bölgede var olan türlerin yarýsýna ancak ulaþýyor" diyor.

Leroy yeni türlerin her yerde olabileceðini söylüyor: "Burada Johannesburg'da, ne aradýðýnýzý biliyorsanýz arka bahçenizde bile kolaylýkla yeni bir tür bulabilirsiniz."

Bilim adamý sayýsý az

Türler konusunda bilinenlerin çok az olmasý, yeni bitki ya da hayvanlarý adlandýrabilecek bilim adamý sayýsýnýn çok az olmasýndan kaynaklanýyor. Ve bu bilim adamlarýnýn çoðu da bilinen türlere odaklanmýþ durumda.

Bu tereddütler, modern coðrafya atlaslarýnda tarif edildiði ya da gösterildiði gibi dünyamýzýn tamamýný keþfedemediðimizi de ortaya koyuyor. Yeryüzünde daha gidilecek çok yer var.

Geçtiðimiz ay Endonezya'da bir kayýp dünya bulunmuþ ve bu kayýp cennette egzotik kuþlar, kelebekler, kurbaða ve bitkiler ortaya çýkarýlmýþtý. McNeely, "ne zaman daha önce gidilmemiþ bir yere gitsek yeni türler buluyoruz" diyor.

Hayatta kalma oraný yüzde 0.1

Peki burada bilimsel bir görüþ birliði var mý? Bilim adamlarý þu çýplak gerçeði kabul ediyor: Bir zamanlar yürüyen, sürünen, yüzen ya da uçan türlerin büyük bir bölümü þu anda yoklar.

'Extinction;: Bad Genes or Bad Luck?' kitabýnýn yazarý, paleontolog David Raup, "belki de 40 milyon bitki ve hayvan türü var. Geçmiþte 5 ile 50 milyar türün yaþadýðýný ve yok olduðunu düþünüyoruz...

"Bugün yaþayan türler, dünya yüzeyine gelmiþ türlerin sadece yüzde 1'ini barýndýrýyor. Farklý bir deyiþle, hayatta kalabilme oraný yüzde 0.1, baþarýsýzlýk ise yüzde 99.9" diyor.

Ýnsanýn etkisi önemli

Bilim adamlarý günümüzde türlerin yok olma oranlarýnýn, kirlenme, yaþam alanlarýnýn yok edilmesi ve iklim deðiþikliði gibi insan faaliyetleri yüzünden normalden yüksek olduðu konusunda hemfikir.

Fakat bilim adamlarýna göre, türlerin büyük bir bölümü henüz tanýmlanmamýþ olduðu için yeryüzündeki yok oluþun ayrýntýlarýnýn araþtýrýlmasý da mümkün deðil.

Karþýt görüþler de var!

Bilinen türler için bir sayýlandýrma sistemi daha önce yapýldý. World Conservation Union'a göre tarihi ve bilimsel kayýtlarýn resmi olarak tutulmaya baþlandýðý 1500'lerden beri 800'den fazla bitki ve hayvan türü yok oldu.

Çevrecilerin yaygara kopardýðýný söyleyen karþýt görüþlüler, bu sayýnýn bilinen türlerin sadece yüzde 0.05'i olduðunu iddia ediyor. Oysa iki yaþayýþlýlarýn üçte biri, kuþlarýn yüzde 12'si ve memelilerin de yüzde 23'ü tehlike altýnda.