Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
2 sonuçtan 1 ile 2 arasý

Konu: Ayasofya’yý Unuttuk

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Ayasofya’yý Unuttuk

    mehmet þevket eygi 12/09/08
    1453’te Ýstanbul’u kuþattýðý zaman Fatih Sultan Mehmed Han, son Bizans imparatoruna elçi göndermiþ ve þehri teslim ettiði takdirde halka ve mallarýna hiçbir zarar gelmeyeceðini, kendisine de Mora’da krallýk verileceðini bildirmiþti. Ýmparator bu teklifi kabul etmemiþ, þehir savaþ ile ele geçirilmiþti. Fatih Ayasofya’yý cami haline getirmiþ ve bir vakfiye (vakýf senedi) yazdýrmýþtý.

    Bu vakfiye Arapçadýr ve halen elimizde nüshalarý bulunmaktadýr.

    Adýgeçen vakfiyenin sonunda þu cümleler yer almaktadýr:

    “Allah’a ve âhirete iman eden hiçbir kimse için; sultan olsun, melik olsun, vezir olsun, bey olsun, þevket ve kudret sahibi biri olsun, hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun; özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafýndan tâyin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtýl bir nezâret ile vakýflara nazýr (bakan) ve mütevelli (idareci) olanlar olsun ve kýsaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakýflarý eksiltmek, bozmak, deðiþtirmek, taðyir ve tebdil etmek, vakfý kendi haline býrakýp terk etmek ve fonksiyonlarýný ortadan kaldýrmak, asla helâl olmaz.

    Kim, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen batýl gerekçelerle, bu vakfýn þartlarýndan birini deðiþtirirse veya kanun ve kurallarýndan birini taðyir ederse (baþka þekle sokarsa); vakfýn deðiþtirilmesi ve ibtali (batýl, geçersiz olmasý) için gayret gösterirse; vakfýn ortadan kalkmasýna veya maksadýndan ve amacýndan baþka bir amaca çevrilmesine kasd ederse, vakfýn temel hayýr müesseselerinden birinin yerine baþka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinde taviz vermek) ve vakfýn bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapýlacak deðiþiklik veya itirazlara yardýmcý olursa yahut yol gösterirse veya Þer’-i þerife (Þeriata) aykýrý olarak vakýfta tasarruf etmeye kalkýþýrsa, mesela Þeriata ve vakfiyeye aykýrý ferman, berat, tomar veya talik (her türlü resmî yazýþma ve karar)........ kýsaca bâtýl tasarruflardan birini iþlerse yahut bu tür tasarruflarý tamamen geçersiz olan- yazýlý kayýtlara ve defterlere kayd eder ve bu haksýz iþlemlerini yalanlar yumaðý olan hesaplarýna katarsa, açýkça büyük bir haramý iþlemiþ olur, günah olan bir fiili irtikab etmiþ olur.

    Allah’ýn, meleklerin ve bütün insanlarýn laneti böyle yapanlarýn üzerlerine olsun.

    Ebediyen cehennemde kalsýnlar,

    Onlarýn azaplarý asla hafifletilmesin,

    Onlara ebediyen merhamet edilmesin.

    Kim bunlarý duyup gördükten sonra deðiþtirirse vebali ve günahý üzerine olsun.

    Hiç þüphe yok ki, Allah her þeyi iþitir ve her þeyi bilir.

    Haksýz bir þekilde bu vakýflara taðyir, ibdal, tahrif ve ibtal þeklinde müdahale ve tecavüz eyleyen insan, ölümle karþýlaþtýðý aný, sekerat-ý mevti, kabri müþahade ettiðini ve onun karanlýðýný, tabutu ve onun içindeki yalnýzlýk ve vahþeti, Münker meleðini ve heybetini, Nekir meleðini ve onun dehþetli darbelerini, Münker ile Nekir’in sorgulamalarýndaki dehþeti; bütün insanlarýn alemlerin Rabbinin huzuruna çýktýklarý günde kendisinin de Allah’ýn huzuruna çýkacaðýný, o gün hiçbir nefsin bir diðer nefis için hiçbir þeye malik olamayacaðýný ve o gün her þeyin dizgininin Allah’a ait bulunacaðýný hatýrlasýn.

    Kim Allah’ýn Kitabýna ve Resulullahýn Sünnetine muhalefet ederse, Allah ve Resulünün haram kýldýðýný helalleþtirmeye çalýþýrsa, Müslüman kardeþinin vakýflarýný bozmaya, hayýrlarýný tahrif etmeye ve hasenatýný ibtal eylemeye gayret gösterirse ve mü’minin hayýr müesseselerini fonksiyonsuz hale getirmeye taarruz ederse artýk Allah’ýn gazabý ile (Hesap Gününe) dönmüþ olur; onun son duraðý ve oturaðý Cehennemdir.

    Cehennem ne kötü bir varýlacak yerdir!.. Allah onun hesaba çekicisi, azabýn en azgýn olanlarýyla azaplandýrýcýsý ve ikabýn kanunlarýyla cezasýný vericisidir.

    “O gün zalimlere ileri sürecekleri mazeretleri fayda etmeyecektir; onlar için sadece lanet vardýr; onlarýn varacaklarý Cehennem ne kötü bir menzildir.”

    “O gün her nefis kazandýðý günahlar sebebiyle rezil ü rüsvay olacaktýr; o gün zulüm yoktur; þüphesiz Allah hesabý çok hýzlý yapandýr.”

    Bütün bunlardan sonra, vakfýn ecr ü mükafatý Hayy ve Kerim olan Allah’a, O’nun rahmetine, herkesi kucaklayan ihsanýna, nimetine ve büyük fazlýna aittir.

    Hiç þüphe yoktur ki, Allah güzel amel iþleyenlerin (iyilik yapanlarýn) ücretlerini zayi kýlmaz.”

    Evet, Ýstanbul’un fatihi, Sultan Ýkinci Mehmed Gazi Han hazretleri, Ayasofya vakfiyesinde böyle yazdýrmýþtýr.

    Fatih Sultan Mehmed Han hazretleri hem gazi hem de þehiddir. Son seferine çýktýðý zaman, Yahudi Dönmesi Hekimbaþý Yakup paþa (Maestro Iacobo) tarafýndan zehirlenerek can vermiþ, þehid olmuþtur.

    Ýmdi Türkiye Müslümanlarý iyi bilsinler ve bir an hatýrlarýndan çýkartmasýnlar ki, vakfiyedeki lanetler, beddualar, manevî tehditler hepimizin üzerinde bir uðursuzluk bulutu olarak durmaktadýr.

    Bizler hafýzalarýmýzý yitirmiþ, yahut gaflet etmiþ olabiliriz ama bu yitirme ve gaflet; tehditleri, lanetleri, beddualarý ortadan kaldýrmaz.

    Eskiden bu memlekette hürriyet yoktu, demokrasi yoktu, sesini çýkartmak yoktu. Bugün, yüzde yüz olmasa bile bunlar var. Artýk iyilikleri emr, kötülükleri nehy hususunda sýnýrlý da olsa hürriyete ve imkana sahibiz. Niçin Ayasofya ve ona benzer konularda bu hürriyet ve imkaný kullanmýyoruz?

    Ayasofya’nýn camilikten çýkartýlmasý, ezanlarýnýn susturulmasý, orada Allah’a ibadet edilmesinin yasaklanmasý; hem Ýslâm hukukuna ve þeriata, hem de laik ve seküler hukuka aykýrýdýr... Evrensel ve temel insan haklarýna aykýrýdýr... Din, inanç, inandýðý gibi yaþamak hürriyetine aykýrýdýr... Millî menfaatlerimize, millî kimlik ve kültürümüze aykýrýdýr.

    Niçin yasal sýnýrlar içinde bu haksýzlýklarý ve aykýrýlýklarý tenkit ve protesto etmiyoruz?

    Niçin haklarýmýzý aramýyoruz?

    Niçin Fatih Sultan Mehmed Han’ýn lanetinden ve bedduasýndan hem kendimizi, hem devleti, hem ül***i kurtarmak için gereði gibi çalýþmýyoruz?

    Heyhat heyhat heyhat!.. Müslümanlarýn içinde þimdi öyle taifeler var ki, býrakýn Ayasofya’yý tekrar cami yapmak, Dinlerarasý Diyalog adýna Hýristiyanlara vermeye hazýrdýrlar.

    Bu memleketin semasý kara ah bulutlarýyla kaplýdýr. Sultan Abdülaziz’in ahý, Sultan Abdülhamid’in ahý... Fatih’in ahý, Ayasofya’nýn ahý... Ýskilipli Atýf Efendinin ahý, Erbilli Þeyh Esad Efendinin ahý... Seher vakitlerinde idam sehpalarýnda can veren ulemanýn, meþayihin, sülehanýn ahlarý... Kapatýlan medarisin, seddedilen tekaya ve zevayanýn ahlarý... Binlerce, on binlerce ahlar...

    Bütün bu ahlar bizleri yakar...

    Unutmakla, gaflet etmekle kendimizi kurtaramayýz.

    Allahü Teala yüce Kur’an’da Müslümanlarý “Maruf (iyilik) ile emreden ve münkerden (kötülükten) alýkoyan” bir topluluk olarak vasf etmektedir. Biz niçin bu farizayý (emr-i maruf ve nehy-i münker) yerine getirmiyoruz?
    Konu osmann tarafýndan (12-09-2008 Saat 18:40 ) deðiþtirilmiþtir.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Büyük bir vebal var ve sorumlularý elbette ahirette cezasýný bulacaktýr. Peki yapýlanlara ses çýkarmayan, umarsýz ve duyarsýz müslümanlar olarak kendimizi ahirette nasýl savunacaðýz? Ayosofya çözüme kavuþturulmasý gereken bir mevzudur. Bu konu basit bir konu deðil. Yani aman caným müze olsa ne olur o da bize para kazandýrýyor gibi bahaneler arkasýna sýðýnýlamaz. Yaptýðýmýz yanlýþ iþler hem ecdadýmýzý incitiyor hem de Allah katýndaki deðerimizi düþürüyor. Görmezden geldiðimiz her yanlýþ ahirette büyük sorguda tek tek bize sorulacak.Verecek bir cevabýmýz yoksa hala yaþýyorken birþeyler yapmak lazým.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •