Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
4 sonuçtan 1 ile 4 arasý

Konu: Aspirin Ve Faydalarý

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Aspirin Ve Faydalarý

    ASPÝRÝN NEDÝR ?

    Bütün ilaçlar arasýnda, aspirin hiç tartýþmasýz en yaygýn olanýdýr. Baþ aðrýsýný, diþ aðrýsýný dindirmek veya ateþini düþürmek için aspirin almamýþ olan var mýdýr?

    «Aspirin» asetilsalisilik asitin herkesçe bilinen yaygýn adýdýr; bu asit ilk olarak 1853'te bir bitkiden elde edilmiþtir. 1895'te Alman araþtýrmacýlar, bugünkü aspirin yapýmýnýn esasý olan kimyasal sentezi baþardýlar.



    Bu asit beyaz, kokusuz, hafif ekþi, acý bir tozdur. Sodyum karbonat içinde erir. Suda kolay erimez. Baðýrsaklarda ya da alkali bir ortamda parçalanýrsa salisilik ve asetik asitlere ayrýþýr. 135 derecede erir, tortu býrakmadan yanar. Ýnce iðnecikler halinde billurlaþýr.

    Dünya aspirin tüketimi yýlda binlerce ton olarak hesaplanýr (yalnýz Amerika Birleþik Devletleri'nde 12 000 ton).

    Özellikle aðrý dindirici olarak kullanýlan aspirin ateþe karþý da çok etkilidir, ayrýca romatizmayý ve sancýyý hafifletmeðe yarar. Bugünkü araþtýrmalar, bu ilacýn bir gün miyokard enfarktüsünü (en yaygýn kalp hastalýklarýndan biri) ve kanserlerin yayýlmasýný önlemekte de yararlý olabileceði umudunu vermektedir.

    Aspirin evrensel bir ilaç olmakla birlikte bazý sakýncalarý da vardýr: bir kere sindirimi güçtür (mide yanmalarý), bir de kanama yapabilir. Bunun için aspirini her fýrsatta ve aþýrý kullanmamalýdýr. Ýlacý yemek sýrasýnda almak veya sindirim yolunda erimesini kolaylaþtýracak bir içecekle yutmak en iyisidir.

    Eczacýlýkta aspirinin çeþitli biçimleri bulunur. Ýlacýn soðurulmasýný kolaylaþtýrmak için köpüren haplar, sindirimini kolaylaþtýrmak için üstü baþka bir madde ile kaplanmýþ haplar bulunduðu gibi hafif uyku verici etkisini gidermek için içine sinirleri kuvvetlendirici maddeler (C vitamini, kafein) karýþtýrýlmýþ aspirin haplarý da vardýr.
    Aspirin þüphesiz çaðýmýzýn en çok kullanýlan ilaçlarýndan biri. Baþýmýz aðrýdýðýnda yutuveririz bir aspirin, geçer gider. Çantalarda taþýnýr, þeker gibi daðýtýlýr eþe, dosta. Belki de bu yüzden, kimilerince ilaç kategorisine sokulmaz bile. Þimdilerdeyse, insanlýðýn yaklaþýk yüz yýldýr aþina olduðu bu alçak gönüllü küçük hapýn, birbiriyle hiç alakasý olmayan bir dolu hastalýðý engelleyerek, kendisinden umulandan çok daha fazla iþin üstesinden gelebileceði düþünülmeye baþlandý.
    Asetilsalisilik asitin ait olduðu bileþikler grubu olan salisilatlarýn en zengin kaynaðý, söðüt aðacý kabuklarý. Bu aðacýn kabuklarýnda bulunan salisin maddesi, vücuda girdiðinde salisilik aside dönüþüyor. Salisilik asitten elde edilen asetilsalisilik asit yani namý diðer aspirinse, yüz yýlý aþkýn bir süredir aðrý kesici, ateþ düþürücü, iltihap önleyici özellikleri nedeniyle yaygýn bir þekilde kullanýlýyor. Bir yandan da. ayný ilacýn yeni yararlarý hâlâ gün ýþýðýna çýkmaya devam ediyor. Kaný sulandýrýcý özellikleri onu kalp krizi ve felci önlemede mükemmel bir uzun süreli tedavi aracý yapýyor. Bu uzun yýllardýr bilinen bir özelliði. Aspirinle ilgili yeni araþtýrmalarýn konusuysa, aspirinin kanser, Alzheimer gibi hastalýklara deva olup olmadýðý.
    Etki Mekanizmasý
    Aspirin, 1971'de John R. Vane bu ilacýn siklo-oksijenaz (COX) enzimini ve dolayýsýyla prostaglandin sentezini baskýladýðýný gösterene kadar, yaklaþýk elli yýl boyunca etki mekanizmasý bilinmeden kullanýlmýþ. Bu buluþ Vane'e, 1982 Nobel Týp Ödülünü kazandýrmýþ. Bu arada aspirinle benzer özellikler taþýyan baþka ilaçlar geliþtirilmiþ. Bunlar, nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAÝÝ'ler) yâni, steroit olmayan iltihap önleyici ilaçlar olarak anýlýyor. Bu ilaçlarýn tümü Vane'in belirttiði gibi COX sýnýfý enzimleri baskýlayarak çalýþýyorlar. Enzimin, COX-1 ve COX-2 olmak üzere iki türü var.
    Aspirinin iltihap giderici, ateþ düþürücü ve aðrý kesici etkileri, COX-2 enziminin baskýlanmasý sonucu oluþuyor. COX-2 enzimleri hücrelerdeki serbest radikalleri, önemli sinyal molekülleri olan prostaglandinlere çeviriyor ve böylece aðrý baþlýyor. COX-2'nin çalýþmasý engellenince prostaglandin üretilemediðinden, aðrýnýn nedeni ortadan kalkmamýþ olsa da, aðrýyý hissetmiyoruz. COX1 enziminin baskýlanmasýylaysa tromboksan-A2 adý verilen bir maddenin sentezi de engelleniyor. Bu da aspirine pýhtý oluþumunu engelleme özelliðini katýyor. Mide kanamasýna kadar gidebilen yan etkilerse yine COX-1 enziminin baskýlanmasýnýn bir sonucu. Çünkü bu enzim, mide duvarýnýn mide asidinden korunabilmesi için gereken düzgün yapýyý korumaktan sorumlu. Dolayýsýyla sürekli alýnan aspirin, midenin düzgün yapýsýný bozuyor ve kanamaya kadar uzanan hastalýklara neden oluyor.
    Kalp Krizi ve Aspirin
    Aspirinin kalp-damar hastalýklarýný engelleyebilme özelliðinin keþfi biraz daha geç olmuþ. Bir kalp krizi ya da felci tetikleyebilecek kan pýhtýlarýnýn oluþumunun arkasýndaki mekanizma o zamanlar bilinmiyordu. Ancak, kanda bulunan ve pýhtýlaþma ve yara tamirini saðlayan trombositler ilgi çekmeye baþlamýþtý. 1960'larýn sonlarýna doðru, aspirinin trombosit yapýþkanlýðýnda belirgin ve uzun süreli bir azalma yarattýðý keþfedildi. Trombositler, COX-1 enzimlerince üretilen tromboksanýn etkinliðinden dolayý bir araya toplanýp kümeler oluþturur. Aspirin COX-l'i de baskýladýðýndan trombositlerin pýhtý oluþturma olasýlýklarý azalýr.
    1974'de araþtýrmacýlar bunun bir klinik etki olduðunu gösterdiler. Yakýn zamanda kalp krizi geçirmiþ 1000'in üzerinde hastanýn kontrol edildiði bir çalýþma, 300 miligram civarýndaki düþük doz aspirinin iki yýl boyunca ölümleri % 25 oranýnda azalttýðýný gösterdi. Daha sonra yapýlan, binlerce hastanýn dahil edildiði deneyler de, hergün alýnan düþük doz aspirinin kalp krizi ve felç risklerini azalttýðýný kanýtladý. Artýk doktorlar kalp krizi ya da felç geçiren hastalara olayýn tekrarlama olasýlýðýný azaltmak için yaþamlarýnýn geri kalan kýsmýnda günlük aspirin alýmýný öneriyorlar. Pek çok doktorsa, sigara içen ya da aþýrý kilolu olanlar gibi kalp krizi ya da felç riski taþýyanlara da ayný öneride bulunuyor. Hatta bazý hastalara ani ve þiddetli göðüs aðrýsý durumlarý için, suda çözülebilen aspirin taþýmalarý öneriliyor.
    Ancak, COX-1 baskýlanmasý, aspirinin istenmeyen etkilerini de ortaya çýkartýyor. Bunlarýn en belirgini midenin tahriþ olmasý ve kanamasý. Neyse ki, bu nedenle ciddi kanama ve ölümler oldukça az; ancak, ülser gibi mide sorunu olan hastalarýn, aspirin kullanmadan önce kesinlikle bir doktora danýþmalarý gerekiyor. Bunun dýþýnda, düþük doz aspirin kullanýmý genelde oldukça güvenli ve hastalarýn % 90’ýndan fazlasý herhangi bir sorun yaþamadan kullanabiliyor. Yine de, her gün bir aspirin almaya baþlama kararý, her zaman doktor kontrolünde alýnmalý.
    Alzheimer?
    Ýlk yýllarda yalnýzca aðrý kesici ateþ düþürücü özellikleri bilinen aspirinin þimdilerde mucize ilaç olarak nitelendirilmesi yersiz deðil. Çünkü yetenekleri arasýna Alzheimer hastalýðý riskini % 10 dolaylarýnda azaltabilme özelliði de ekleniyor gibi.
    Geliþim nedeni ve tam tedavisi olmayan bir hastalýk için % 10 hiç de küçümsenecek bir oran deðil. Alzheimer hastalýðýnýn geliþimiyle ilgili olarak, beyindeki iltihaplanmanýn en azýndan bazý zihinsel bozulmalardan sorumlu olduðu yönünde bir fikir vardýr. Eðer böyleyse önleyici etki basitçe aspirinin iltihap giderici etkisinden kaynaklanýyor olabilir. Uzun süreli düþük doz aspirin kullanýmýnýn C-reaktif proteini düzeyini azaltmasý, bu hipotezi destekleyen bir kanýt. Çünkü. C-reaktif protein iltihabýn bir iþareti.
    Besinler ve Salisilat Ýliþkisi
    Þimdi, aspirinin tüm bu yararlarý sunmasýnýn nedeni, salisilatýn insanlarýn doðal beslenme düzeninin bir parçasý olmasý gerektiðinden mi kaynaklanýyor? Pek çok bitki türü bir savunma mekanizmasý olarak salisilat üretiyor. Üretilen salisilat hasarlý ya da hastalýklý hücrelerin intihar etmesine neden oluyor. Bu yüzden yüksek seviyelerde salisilat içeren meyve ve sebzeler hasarlara ve hastalýklara daha dayanýklý oluyor.
    Çok sayýda çalýþma, bol miktarda sebze ve meyve tüketen insanlarýn daha az kalp krizi geçirme ve kansere yakalanma riski taþýdýðýný gösteriyor. Acaba salisilat bu duruma açýklýk getiren bir etken mi? Üç yýl önce yapýlan bir araþtýrmada vejeteryen Budist rahiplerinin kanýnda vejeteryen olmayan kontrol grubundaki insanlara göre yüksek seviyelerde salisilat bulunduðu gösterilmiþ. Ayrýca, vejeteryenlerdeki salisilat seviyesi, üçüncü bir grup olan günlük düþük doz aspirin alan insanlarýnkilerle denk düþüyormuþ.
    Öte yandan, günümüzde çoðumuzun tükettiði meyve ve sebzelerdeki salisilat miktarýnýn bir zamanlar olduðundan daha az olma olasýlýðý var. Bir zamanlar bitkiler kendilerini hastalýklardan, böceklerden ya da fiziksel zararlardan korumak için büyük olasýlýkla bol miktarda salisilat üretiyorlardý. Günümüzdeyse, bitkilerin korunmasý görevini, dýþardan verilen ilaçlarla insanlar yerine getiriyor. Bu durumda da, bitkilerdeki savunma amaçlý salisilat üretiminin düþük olmasý bekleniyor. Konuyla ilgili yapýlan bir çalýþma, organik sebzelerin, organik olmayanlardan altý kat daha fazla salisilat içerdiðini gösteriyor. Sonuçta, gýda üretimindeki ve yiyecek alýþkanlýklarýmýzdaki deðiþikliklerin bir sonucu olarak, bizlerde salisilat eksikliði oluþmuþ olabilir diye düþünülüyor.

    Salisilat Bir Vitamin mi?
    Peki salisilat gerçekten bir vitamin olarak düþünülebilir mi? Genelde bir vitamini nelerin oluþturduðuna yönelik net bir taným bulunmuyor. Yalnýzca belli kriterler var. Salisilatsa bu kriterlerden bazýlarýný karþýlýyor. Salisilat tükettiðimiz gýdalarda bulunuyor (ya da en azýndan bir zamanlar bulunuyordu) ve çoðu vitamin gibi, vücutta sentezlenmiyor. Eser miktarlarý yaþamýn devamý için gerekli. Ancak, salisilat eksikliði kendi baþýna akut semptomlara neden olmuyor. Sorunlar, ilerleyen yaþla ortaya çýkan kronik hastalýklarýn riskini artýracak þekilde daha yavaþ geliþiyor gibi görünüyor. Salisilat eksikliðiyle iliþkili bulunan hastalýklarýn geç baþlamasýnýn, yaþam boyunca biriken hücre hasarlarý ve kronik iltihaplanmaya baðlý olabileceði düþünülüyor. Eðer, salisilat eksikliði gerçekten kalp krizi, felç, kanser, Alzheimer gibi hastalýklara temel oluþturuyorsa, bu bileþiðe giderek daha fazla önem verilmesi gerekiyor.
    Aspirinin bir vitamin olabileceði iddiasýna karþý çýkýlmasýnýn nedeniyse, pek çok vitaminin enzim kofaktörü (Enzimlerin yapýsýnda yer alan ve etkinlik göstermeleri için gerekli olan yan gruplar) olmasý. Baþka bir deyiþle, vitaminlerin hücrelerimizde belli biyokimyasal reaksiyonlarýn oluþmasýna yardýmcý olmalarý. Örneðin C vitamini yaygýn bir yapýsal protein olan kollajen üretimine yardýmcý oluyor. Salisilatýn böyle bir iþlevi yok: ancak, E vitamini de bir kofaktör deðil. Buna karþýn, bir antioksidan olmasý nedeniyle, tümüyle saf bir vitamin olarak tanýmlanýyor. Oysa bu, salisilatýn da sahip olduðu bir özellik. Ayrýca, çoðu vitamin vücutta üretilemediðinden, bunlarýn beslenmemizde önemli bir yer tutmalarý gerektiði düþünülür. Ancak bu durum, A ve D vitaminleri için geçerli deðildir. A vitamini, bir çok sebzede bulunan karotenoidden sentezlenebiliyor. (Havuç, domates gibi besinlerde bulunan ve vücutta A vitaminine dönüþen, sarý renkte bir madde.) D vitaminiyse, güneþ ýþýðýna maruz kalan hücrelerce üretiliyor. Bu yüzden, salisilat vitamin olarak adlandýrýlmayý, bazýlarýna göre A ve D vitaminlerinden daha fazla ya da en azýndan E vitamini kadar hak ediyor.
    Henüz S vitamini olarak adlandýrýlmýþ bir vitamin olmadýðýndan, salisilatýn bir vitamin olduðunu düþünenler ona "S vitamini" adýný yakýþtýrmýþlar. Hangi terim kullanýlýrsa kullanýlsýn araþtýrma gruplarýnca paylaþýlan görüþ, salisilatýn önemli bir mikro-besin olduðu. Þu andaki beslenmeyle ilgili araþtýrmalar, batý toplumlarýnýn büyük yüzdesinde salisilat eksikliði olduðunu gösteriyor.
    Özellikle de kötü bir beslenme alýþkanlýðýna sahip olan gelir düzeyi düþük gruplarýn. Bu durumda yakýn zamanda bu halk saðlýðý sorunuyla baþa çýkmak için, yiyecek ve içme sularýna sentetik salisilat eklenmesi, gýda üretim yöntemlerinde deðiþiklikler yapýlmasý, daha fazla insaný düþük doz aspirin kullanmaya yöneltecek programlar uygulanmasý gibi yaklaþýmlara gidilebilir.
    Önemli bir soru, salisilat desteðinin hangi yaþta önerilmesi gerektiði. Geçtiðimiz yýl yayýmlanan bir makaleye göre, 50 yaþýndan itibaren günlük düþük doz aspirin almaya baþlayan kiþiler, 90'lý yaþlara kadar saðlýklý bir yaþam sürme þanslarýný ikiye katlayabilirler. Ancak, aspirinle ilgili daha fazla denemeye gereksinim olduðu açýk.
    Þundan emin olabiliriz ki, salisilatla ilgili mikro-besin teorisi en azýndan, günde 5 porsiyon meyve ya da sebze yememiz için bir neden daha oluþturuyor. Bu teori organik ürünlere geçiþ yapmamýz gerektiði anlamýna mý geliyor, bunu zaman gösterecek. Ancak, potansiyel halk saðlýðý yararlarý o kadar yüksek ki, bu konuyu önemsememekle hata yapabiliriz.



    Aspirin içeren ilaçlar
    • Algo tablet
    • Algo-Bebe tablet
    • Alka-Seltzer efervesan tablet -kombine
    • Anacin tablet - kombine
    • Asabrin enterik tablet
    • Asinpirine tablet
    • Aspinal tablet
    • Aspirin forte tablet -kombine
    • Aspirin pluc-C efervesan tablet -kombine
    • Aspirin tablet
    • Ataspin tablet
    • Babyprin tablet
    • Coraspin enterik tablet
    • Dispiril efervesan tablet
    • Dolviran tablet -kombine
    • Ecopirin tablet
    • Nötras tablet
    • Opon tablet
    • Sedergine Vit-C UPSA efervesan tablet-kombine
    • Enter-Sal enterik kaplý draje – sodyum salisilat preparatý

    Aspirinin 12 Yeni Marifeti
    Dünyaca ünlü saðlýk dergisi Men's Health'in, uzman görüþlerine baþvurarak yaptýðý bir derlemede faydalarý saymakla bitirilemeyen Aspirin'in iyileþtirici etki yaptýðý belirlenen 12 yeni hastalýk daha masaya yatýrýldý. Amerikan Kalp Vakfý'nýn sözcüsü olan ve Mayo Clinic'te ilaç uzmaný olarak görev yapan Dr. Gerald Fletcher, "Bu kadar farklý amaçlarla kullanýlabilecek baþka bir ilaç yok. Hala Aspirin'in yeni faydalarýný bulmaya devam ediyoruz" diyor. Ýþte mucize ilacýn 12 yeni marifeti...
    Prostatý önlüyor: Ünlü saðlýk merkezi Mayo Clinic'in uzmanlarý tarafýndan 1400 erkek üzerinde 5.5 yýl boyunca yapýlan bir araþtýrma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldýðýný gösterdi.
    Kaþýntýyý kesiyor: Birkaç tablet Aspirin'i ezip toz haline getirin. Elde ettiðiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karýþtýrýp kaþýnan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin'in cilde nüfuz etmesini saðlayacak ve kaþýntýyý durduracaktýr.
    Tansiyonu düþürüyor: Ýspanyol bilimadamlarýnýn yaptýðý bir araþtýrma, Aspirin'in yüksek tansiyona iyi geldiðini ortaya koydu. Her gün alýnan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düþürüyor. Ancak uzmanlar uyarýyor: Aspirini sabah deðil, geceleri içmelisiniz.
    Güneþ yanýðýna karþý: Yazýn bir anda korunmasýz olarak güneþin altýnda kalmaktan kaynaklanan yanýklar bir hayli can yakýcýdýr ve ardýndan cildin kabarcýklar þeklinde su toplamasýna neden olur. Ancak çok fazla güneþ altýnda kaldýktan en az bir-iki saat sonra alýnacak iki adet Aspirin hem yanmayý hem de cildin su toplanmasýný azaltýr.
    Kalp dostu: Günde en az 75 miligram Aspirin almak kaný inceltip damar iltihaplanmasýný önleyerek kalp hastalýklarý riskini yüzde 30 oranýnda düþürebiliyor. Göðüs aðrýsý hissedildiðinde bir Aspirin çiðnemek, olasý kalp krizini baþtan önlemeye yardýmcý oluyor ve kriz geçirilmiþse bile bunun yarattýðý tahribatý azaltýyor.
    Nasýra iyi geliyor: 5-6 adet Aspirin'i toz haline getirip yarýmþar çay kaþýðý su ve limon suyuyla karýþtýrýn. Nasýrlý bölgeye bu karýþýmý sürdükten sonra üzerini sýcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin'in içindeki asit nasýrý yumuþatacak ve süngertaþýyla biraz ovduktan sonra nasýrýnýz düzelecektir.
    Kolon kanserini önlüyor: Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araþtýrmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranýnda düþebiliyor.
    Uçuklarý geçiriyor: Macar uzmanlar tarafýndan yapýlan bir araþtýrmaya göre, her gün alýnacak 125 miligram Aspirin uçuklarýn cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düþürerek, neredeyse yarý yarýya azaltabiliyor. Aspirin, uçuða neden olan iltihabý da azaltarak, etkilenmiþ bölgenin daha çabuk iyileþmesini saðlýyor.
    Alzheimer'dan koruyor: Hollanda'daki Erasmus Týp Merkezi'nde görevli bilim adamlarý tarafýndan yapýlan bir araþtýrmaya göre birkaç yýl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalýðýna yakalanma riski, bu ilacý düzensiz kullananlara göre yaklaþýk yüzde 80 oranýnda daha az ortaya çýkýyor.
    Kadýnda kýsýrlýða iyi geliyor: Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadýn üzerinde testler yaptý. Kadýnlardan bir bölümüne sadece kýsýrlýk ilacý, diðer gruba ise kýsýrlýk ilacýyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalýkta kan dolaþýmýný artýrdýðý için, ilacý Aspirinle alanlarýn hamile kalma þansý yüzde 40 arttý. Sadece kýsýrlýk ilacý alanlarda ise yüzde 20 artýþ görüldü.
    Siðilleri söküp atýyor: Bir parça bant alýn, ortasýna yuvarlak bir delik açýn ve bu delik tam siðilin üzerine gelecek þekilde bantý cildinize yapýþtýrýn. Ucu banttan dýþarý çýkan siðilin üzerine, daha önce toz haline getirdiðiniz Aspirin'i sürün ancak cildinizin diðer taraflarýna bulaþtýrmayýn. Sonra bunun üzerini baþka bir bantla kapatýp ayný iþlemi üç gece üst üste uygulayýn. Siðiliniz iyileþecektir.
    Felçten koruyor: Felcin nedeni kan pýhtýlaþmasý. Aspirin'in en önemli özelliði de pýhtýlaþmayý önlemesi. Her gün alýnacak bir Aspirin'in, felç geçirmiþ erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranýnda önlediði biliniyordu. Bundan yola çýkan uzmanlar, genel olarak felç riski taþýyanlarda da ayný oranda etkili olacaðýný düþünüyor. Hatta bazý araþtýrmalar bu oranýn daha da yüksek olabileceðini gösteriyor.



  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    100 yýldýr en fazla kullanýlan ilaçlardan Aspirin, mucizevi bir ilaç mý, yoksa tehlikeli bir hap mý? Beyin cerrahý Prof. Dr. Orhan Barlas ve kardiyolog Prof. Dr. Vedat Sansoy tartýþtý..

    Prof.Dr. Orhan Barlas
    Aspirin Yaþým geldi,´ diye kullanýlacak bir ilaç deðildir. Aspirin içtikten sonra küçük bir kaza, beyin kanamasýna yol açabilir.

    Günde bir aspirin almak saðlýk için yararlý mý?

    ´40 yaþýna geldim, en iyisi artýk günde bir Aspirin alayým,´ diye bir alýþkanlýk baþladý. Bu çok yanlýþ. Doktor tavsiye etmedikçe ya da damar týkanýklýðý nedeniyle kullanýlmasý gerekmiyorsa, aspirin öyle alýnacak bir ilaç deðildir.

    Aspirin, hiç yan etkisi olmadan, en kolay kullanýlan aðrý kesici mi?
    Aðrýyý kesmek için aspirinden çok daha az yan etkisi olan ilaçlar var. Aðrýyý kesmek için ilk akla gelen ilaç, artýk aspirin olmamalý.

    Doktora sormaya gerek var mý?
    Aspirin çok masum bir ilaç deðildir. Gerekli deðilse kullanmamak lazým. Aspirin´in kanamalara yol açmak gibi çok ciddi yan etkileri olabilir. Doktora sormadan Aspirin almak, cesaret ister.

    Aspirin kullanýmý sonucu karþýlaþabileceðiniz en büyük zarar nedir?
    Aspirin aldýktan sonra diyelim ki trafik kazasý geçirip kafanýzý bir yere çarptýnýz, beyin kanamasý riskiniz çok daha fazla olur. Küçük bir çarpmayla daha büyük bir kanama ortaya çýkabilir. Yani Aspirin´i durup dururken almamak gerekir.

    Aspirinn´in hayat kurtarýcý etkisi olabilir mi?
    Aspirin, felç olma riskini azaltýr. Damar týkanýklýðý olan hastalarýn da felç riski vardýr. Bu çeþit hastalarda, felci önlemek ya da küçük bir felç geçiren hastalarýn daha büyük felçle karþýlaþmamasý için günde bir küçük Aspirin almalarýný öneririm.

    Prof. Dr. Vedat Sansoy:
    Aspirin, en masum aðrý kesicilerden biridir. Kalp krizi geçirirken iki aspirin çiðnerseniz, hayatýnýz kurtulabilir.

    Günde bir aspirin almak saðlýk için yararlý mý?

    Doktor tarafýndan önerilen kiþiler için günde bir aspirin almak yararlýdýr. Sigara içen, kolesterolü ve tansiyonu yüksek, ailesinde kalp hastalýðý bulunan, þeker hastalýðý olan kiþiler için düzenli aspirin kullanýmý çok yararlýdýr.

    Aspirin, hiç yan etkisi olmadan, en kolay kullanýlan aðrý kesici mi?
    Aðrý kesici olarak son derece masum bir ilaçtýr. Günlük dozlarda 1.5 grama kadar aðrý kesici olarak alýnabilir. Aðrý kesici amaçla düzenli kullanmanýz gerekmez. En fazla bir ya da iki tane alýrsýnýz. O zaman kanama yapma gibi riski olmaz.
    Doktora sormaya gerek var mý?
    Aspirin kullanmak için mutlaka doktora sormaya gerek vardýr. Hatta bence Aspirin reçeteye de yazýlmalýdýr.

    Aspirin kullanýmý sonucu karþýlaþabileceðiniz en büyük zarar nedir?
    Eðer kalp damar hastalýðý riskiniz çok düþükse, aspirinin zararlarý, yararlarýndan fazla olabilir. Beyin ve mide kanamasý riski vardýr. Çocuklarýn ateþini düþürmek için Aspirin kullanýlmaz. Karaciðer ve beyin hasarý ile seyreden Reye Sendromu´na neden olabilir.

    Aspirinn´in hayat kurtarýcý etkisi olabilir mi?
    Özellikle diðer risk faktörleriniz varsa, kalp hastalýðý riskiniz yüksek se, Aspirin alarak hayatýn kurtulmasý mümkündür. Kalp krizi geçiren kiþinin hastaneye giderken iki tane Aspirin çiðnemesi durumunda krizin vereceði hasar azalýr.
    Konu MUTAF tarafýndan (21-09-2008 Saat 03:47 ) deðiþtirilmiþtir.

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    bu çok aydýnlatýcý ve öz yazýlmýþ bilgileri bizlerle paylaþtýðýnýz için çok teþekkürler arkadaþlar...ancak þu çok önemlidir...iþin uzmaný bir hekimin hastaya BÝREBÝR tavsiyesi olmadan hiç bir ilaç kullanýlmamalýdýr...saðlýcakla kalýn...

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý bulletfromhell Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    bu çok aydýnlatýcý ve öz yazýlmýþ bilgileri bizlerle paylaþtýðýnýz için çok teþekkürler arkadaþlar...ancak þu çok önemlidir...iþin uzmaný bir hekimin hastaya BÝREBÝR tavsiyesi olmadan hiç bir ilaç kullanýlmamalýdýr...saðlýcakla kalýn...
    sadece aspirin deðil. hiç bir ilaç doktora danýþmadan kullanýlmamalýdýr.
    ama hepimiz kullanýyorus...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •