Þu talihsizliðe bakar mýsýnýz?Þu
Ahmet Hakan, tam Orgeneral Ýlker Baþbuð ile iki satýr muhabbet kurmuþken baþýna gelen büyük talihsizliði yazdý.
Hay aksi
TAM akredite olmuþum...
Tam Orgeneral Ýlker Baþbuð ile iki satýr muhabbet kurmuþum... Tam hayatýmda ilk kez Genelkurmay tarafýndan "normal gazeteci" muamelesine tabi tutulmuþum... Tam bunun nimetlerinden yararlanmam söz konusu olmuþ...
Bir de ne göreyim! "Genelkurmay’a çakma" modasý baþ göstermesin mi?
Þu talihsizliðe bakar mýsýnýz?
Ben Genelkurmay ile çeliþkiler içindeyken, medyada "postal yalamak" neredeyse milli spor idi... Ve benim Genelkurmay ile hafiften sulh imzaladýðým þu dönemde ise, "Askere posta koymak" milli spor haline geldi...
Vay benim köse sakalým... Vay benim emeklerim...
* * *
Ama þunu da itiraf edeyim:
"Askere posta koymak" modasý, "postal yalamak" sporundan býkan kýymetli meslektaþlarýmýzýn, bir sabah kalktýklarýnda gökyüzünde bir nur görüp, "Yetti artýk asker goygoyculuðu... Biz artýk askere de vuracaðýz" þeklinde aydýnlamalarýyla baþlamadý... Bir hidayet söz konusu deðildir yani...
Bu modanýn güçlü rüzgarlar estirmesine, ne yazýk ki askerler neden oldu...
Nasýl mý? Bir örnek olay üzerinden anlatayým...
* * *
Günlerden cuma... Aktütün’de saatler süren çatýþma var...
Hava Kuvvetleri Komutaný, Antalya’da golf oynuyor...
Günlerden cuma... Aktütün’de çatýþma 15 askerin þehit olmasý, iki askerin kaybolmasýyla sonuçlanýyor...
Hava Kuvvetleri Komutaný, Antalya’da golf oynuyor...
Günlerden cumartesi... Sabah saatleri... Genelkurmay, "Çatýþma çýktý... 15 asker þehit" açýklamasý yapýyor...
Hava Kuvvetleri Komutaný, golf oynamaya devam ediyor...
Türkiye’de yer yerinden oynuyor... Televizyonlar canlý yayýna geçiyor...
Hava Kuvvetleri Komutaný, golf oynamaya devam ediyor...
Ve nihayet cumartesi akþam saatleri...
Hava Kuvvetleri Komutaný, golf oynamaya son veriyor...
Bu "tablo" karþýsýnda ne yapýlýyor? Ne yapýlacak?
Hava Kuvvetleri Komutaný, aðýr bir þekilde eleþtiriliyor, kýnanýyor...
Tabii kýnanacak... Askerleri þehit olurken, turnuvasýný yarýda kesmeye tenezzül buyurmayan bir komutan, dünyanýn her yerinde kýnanýr...
Zaten "Komutan" da durumun vahametinin farkýnda ki iþin içinden çýkamýyor...
Kendisini savunurken "Ne yani? Aktütün’e mi gitseydim?" tarzýnda özrü kabahatinden büyük açýklamalar yapýyor...
Sanki "Aktütün’e gitmek" ile "Antalya’da golf oynamak" arasýnda bir yerde durmasý mümkün deðil...
Sanki kendisine "Niye Aktütün’e gitmedin?" deniliyor...
Oysa denilen þey açýk: Biraz duyarlýlýk sahibi ol...
* * *
Peki bütün bu olup bitenler karþýsýnda Genelkurmay Baþkanlýðý ne yaptý?
"Hava Kuvvetleri Komutaný" adýna mahcup bir sessizliðe mi büründü?
Ne gezer? Bir açýklama yaparak "Komutan"a sahip çýktý...
Açýklama... Ama ne açýklama! Önce o meþhur "Türk Silahlý Kuvvetleri yýpratýlýyor" kliþesi kullanýldý... Ardýndan da þöyle denildi: "Komutanýmýzýn cumartesi akþamýna kadar olaylardan haberi olmadý..."
Yani... "Komutan", askerlerin þehit olduðunu bildiði halde golf oynamaya devam etmemiþ... Bilmediði için devam etmiþ... Bilse devam etmezmiþ...
Düþünebiliyor musunuz? Okulda, fabrikada, sokakta, kýrda... Her yerde, herkes olup biteni cumartesi günü saat 09.00’da öðrenirken, "Hava Kuvvetleri"nin baþýndaki "Komutan", olup biteni bizden en az 10 saat sonra öðreniyor...
Bu durumda ne denir?
Biliyor da oynuyorsa "ayýp" denir... Bilmiyor da oynuyorsa "gaflet" denir.
"Racon"u kesiyorum: Arkadaþlar! Bir komutan için "gaflet", ayýptan daha büyük bir kabahattir...
* * *
NOT: Bu yazýyý yazdým diye önümüzdeki 30 Aðustos Resepsiyonu’na davet edilmezsem "eski Ahmet Hakan" olmayacaðým, söz...
AHMET HAKAN COÞKUN/HÜRRÝYET


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý
D

Yer imleri