Teþekkur: 0
Beðeni: 0
Konu MUTAF tarafýndan (26-10-2008 Saat 02:54 ) deðiþtirilmiþtir.
Basri kardeþ millette kim oluyor, gosgoca baþbakanýn yanýnda? Baþbakan, "Hamdolsun kriz yok diyorsa yoktur. Haberleri izledim. O kepenk kapatanlarýn çoðu her dönem olduðu gibi, baþbakanýn þakþakçýlarýydý unuttun mu? Ama sen, 50 lirayý bozdurunca elinden kayýp gidiyor o baþka mesele.
Saygýlar.
Babayýn arif olduðunu biliyordum da, senin saf olduðunu bilmiyordum, Basri kardeþim. Yazýn doðalgaz döþetenler, þimdi vazgeçtiler gaz almaktan. Krizn daha, nasýl hissedilmez, anlamýyorum? Ama sevgili % 47'ye helal olsun. Onlara výz gelir bu krizler filan. Gerisi hikaye.
Saygý ve sevgilerimle..
Konu emmi tarafýndan (26-10-2008 Saat 06:22 ) deðiþtirilmiþtir.
Bildiðin Gibi
Basri kardeþim, herkes felaketin farkýnda da, ama iktidar bizden olunca "ALLAH KAHRETSÝN, ÞÝMDÝ NERDEN ÇIKTI BU KRÝZ" derdindeler.
Beyaza, kara diyen medyamýz ve onlarýn parasýz avukatlýðýný; onlar ne yazarsa doðrudur mantýðýyla kopyala yapýþtýr, yapan arkadaþlarýmýzýn sorunu. 600 lira ile sigortasýz yaþamayý sorun etmeyenlerin derdi, beni de germiyor artýk.![]()
Saygýlar.
Konu emmi tarafýndan (26-10-2008 Saat 20:05 ) deðiþtirilmiþtir.
benim bakýþ acým farklý krýzýn suclularýnda býrý halkýmýz ben dýyorum býzým halktamý para yokbugun cýk dýsarý 10 yasýndaký cocukta telefon var biz alýþmýsýz para yok demeye..... bunlarý býrakarým asýl etken pýyasadan kucuk esnafýn býtýrmesý bunu býtýren sýyasetcýler degýl halkýmýzdýr halk buyuk magazalara marketlere gýdýyor kýsaca 10 kýsýnýn kazanmasý gereken parayý býr kýsý kazanýyor gerýye kalan 9 kýsý avucunu yalýyor
Halkýmýzda suç olduðunu bi yana býrakýn bana kalýrsa suç yönetimde.Dünya ve ülkemiz bu durumdayken hiç ehemmiyeti yokken baþbakanlýða neden o kdr lüks araçlar alýnýr ne gereði var?MAdem ki büyük buhrandan sonraki en büyük sýkýntýlardan birinin içerisindeyiz neden fatih terime o kdr maaþ veriliyor hak mý bu?Ve en önemlisi 2009 cumhurbaþkanlýðý bütçesi tam % 25 arttýrýlmýþ ne eksiði vardý ki cumhurbaþkanlýðýnýn bu oranda arttýrýlmýþ siz düþünün bi kere.Bu da benim kiþisel düþüncem...
ARKADAÞLAR ÜÞENMEYÝN VE ÞU YAZININ TAMAMINI OKUYUN..SANIRIM BÝZÝM IZDIRABIMIZ DA AYNI
pirinc taneleri
Beþ yaþýnda idim. Rahmetli babaannem pirinç ayýklýyordu. Bir tane yere düþtü. Babaannem eðildi, aramaya baþladý. Saða bakýyor, sola bakýyor, bulmaya çalýþýyordu.
Çocukluk iste,
-Aman babaanne dedim. Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya deðer mi?
Rahmetli ilk defa sertleþti bana karþý, öf***le doðruldu.
-Sen oturduðun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? Ýnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alýn
teri, emeði, çilesi var biliyor musun?'Utancýmdan kýpkýrmýzý olmuþtum.
Aradan yýllar geçti. Hukuk Fakültesinde öðrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim. Babaannemi hatýrladým. Alain, bir insan yerde bir iðne görüp de eðilip almazsa, bütün uygarlýða karþý ihanet etmiþ olur diyordu. Ýlave ediyordu. bir iðnenin üretiminde binlerce insanin alýn teri, göz nuru, el emeði vardýr diyordu.
On dokuz yýl evveldi. Stockholm'e gitmiþtim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin, traþ olmak için lavaboya gittiðimde, aynanýn yanýnda ilginç bir not gördüm.
'Lütfen traþtan sonra jiletinizi çöpe atmayýn, yanda bir kutu var oraya býrakýn, bir tek jiletle dahi olsa, Ýsveç çelik sanayisine yardýmcý olun' diyordu. Doðrusu hayretler içinde kaldým.
Çocukluðumdan beri çelik eþya denince akla Ýsveç çeliði gelir. Birçok eþya üzerinde' Ýsveç çeliðinden yapýlmýþtýr' diye yazardý. Ýste o ülke, kullanýlmýþ bir tek ufacýk jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çýkýyor, gelen turistlere rica yollu uyarýda bulunuyordu.
Ýsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Þu tarihte, su saatte, adamlarýmýz gelecek. Siz lütfen hazýrlýðýnýzý yapýn.
Okumadýðýnýz, ilgilenmediðiniz, kullanmadýðýnýz ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
kâðýt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapýnýn önüne koyun. Ýsviçre'nin kalkýnmasýna yardýmcý olun. Fazla aðaç ziyanýna engel olun.'
Japonlar son derece sade, basit, yalýn mütevazý yasayan insanlardýr.
Evlerini mobilya ile eþya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül
edememiþ, hayatýn manasýný anlayamamýþ, zavallý kimselerdir. Böyleleriyle; evini mezat
salonuna çevirmiþ zavallý, diye eðlenirler. Bir insanin gösteriþ için eþyanýn esiri olmasý
ne kadar acýdýr.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboðazdan geçiyor. Ýç borçlar, dýþ borçlar gýrtlaðý aþýyor.
Zamanýn baþbakaný meclisi toplar. Kürsüye çýkar.
Durumu olanca açýklýðý ve tehlikeleri ile anlatýr ve;
-Þu andan itibaren der,
-Tanrý þahidim olsun ki, Japonlarýn iç ve dýþ borçlarý son kuruþuna kadar ödenmeden, pirinçten baþka bir þey yemeyeceðim.
-Þu üstümdeki elbiseden baþka elbise giymeyeceðim. Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçýnma kampanyasý açýlýr.
Japonya bütün borçlarýný öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadýðýný söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayýný gördüm. Yarabbi, ne kadar sade, ne kadar mütevazý, ne kadar gösteriþten uzak...
*Gerekmediði halde elektriði yakmakla, suyu kapamadan bos yere akýtmakta, gece çamurlu ayakkabýlarýmýzý temizlemeden yatmakla, yemek yediðimiz kaplarý yýkamadan býrakmakla biz de zalimler sýnýfýna geçmiyor muyuz?
*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüþtür. Her þey o kadar birbirine baðlýdýr ki, Ýlkokul okuma kitabýmýzdaki bir sözü hiç unutmadým.
Bir mýh bir nalý kurtarýr.
Bir nal bir atý, bir
at bir komutaný,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ül***i kurtarýr diyordu..
Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olalým ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak
zorundayýz.
Burada parayý da, maddiyatý da aþan büyük bir edep
ve incelik vardýr.
cok guzel ibretlik yaZI yaný hatayý once kendýmýzde alamak lazým kýsacabizim baþýmýza gelenler kendi ellerimizle yaptýklarýmýz
Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)
Yer imleri