MSB Bakaný Vecdi Gönül “eðer Ermenileri, Rumlarý sürmeseydik milli devlet olamazdýk” demiþ.

Cümleden, Ermenileri ve Rumlarý sürünce “milli”, “güçlü” bir devlet olduðumuz sonucu anlaþýlýyor. Eðer kelle sayýsý açýþýndan meseleye yaklaþýlýrsa, Gönül’ün söylediðinde doðruluk payý var. Zira Türkler tarihte kurduðu büyük devletlerin hiçbirinde bu kadar yoðun Türk nüfusa sahip olmamýþlardý.

Anadolu hiçbir dönemde bu oranda bir Türk ve Müslüman nüfusa ulaþmamýþtý. Ama ayný zamanda Türkler kurduðu hiçbir devlette bu kadar zayýf ve etkisiz olmamýþtý. Türklerin kurduðu pek çok devlette Türkler çoðunluk deðildiler, ama yöneticiydiler, etkiliydiler.

Hun devletlerinde, Selçuklularda, Karahanlýlarda, Osmanlýlarda, Gaznelilerde, Harzemþahlarda vd. bu böyleydi. Hiç birinde Türk ve Müslüman oraný Türkiye Cumhuriyetindeki aðýrlýkta deðildi. Ama hiç birisinde Türkler, Türkiye cumhuriyetindeki kadar etkisiz, edilgin deðildi. Vecdi Gönül’ün yaklaþýmý ile görünürde ecnebilerden arýndýrýlmýþ, “milli!” bir devlete sahibiz. Ama asli unsur olduðu iddia edilen Türkler (Karatürkler) bu milli devlette söz sahibi deðil! Aksine en çok itilen kakýlan, horlanan, dini, milli, kültürel deðerleri aþaðýlanan onlar…

Kafatasçý deðilim. “Türk” kavramýný kültür ve tarih birikimini paylaþma anlamýnda kullanýyorum. Ama birileri sürekli “Türk” vurgusu yaparak (kara) Türkleri fena halde kekliyorlar. Her yere devasa Türk bayraklarý dikiliyor, Türklük vurgusu yapýlýyor ama (gerçek) Türklerin bu ülkede sadece adý var. Kendilerini bilerek veya bilmeyerek beyaz Türklere kullandýran bir kýsým ulusalcý, millici tipler hamasi söylemlerin gazýyla “Türkçülük” yaptýklarýný zannediyorlar.

Gelelim Ermeni meselesine…

Osmanlý döneminde Ermenilerle Yahudiler rakipti. Son dönemde Yahudiler devlet aygýtýný ele geçirme hedefine yönelmiþken, Ermeniler baðýmsýz bir devlet kurma sevdasýna kapýlmýþlardý. Ermeniler batýnýn ve Rusya’nýn oyuncaðý haline gelmiþ; bu güçlerin Osmanlý’ya boyun eðdirmek için kullandýðý etkili bir araç olmuþtu. 7 düvelle savaþta olduðumuz bir dönemde Ermeniler sadakate ve komþuluða sýðmayacak þekilde Ruslarla iþbirliði yaptý; Doðu Anadolu’yu Müslümanlar için (Türk ve Kürt, Zaza ) yaþanmaz hale getirdiler. Yahudilerin (Açýk, Kripto) hâkim olduðu iktidardaki Ýttihatçýlar da “Milleti Sadýka” olan Ermenileri bu topraklardan sürdüler.

Ülke bu dönemde Ýttihatçýlarýn elindeydi ve Ýttihatçýlar her türlü dalavere ve zorbalýkla ül***i idare etmekteydiler. Pek çok hadisede ül***i maceraya soktuklarý gibi Ermeni meselesinde de radikal kararlar aldýlar ve 1000 yýldýr beraber yaþadýðýmýz Ermenileri sürdüler. Osmanlý askerleri hayatlarý pahasýna ve 1. Dünya Savaþý’nýn imkânsýzlýklarýna raðmen Ermenileri koruma altýnda tehcir ettirdiler. Arþivler ve tarafsýz araþtýrmacýlar bu tehcirde soykýrýma yorulacak bir kasýt bulamamaktadýr. Ancak uzun yolculukta; týpký balkanlardan Anadolu’ya defalarca yaptýrýlan tehcirler gibi; týpký Kýrýmlýlarýn, Ahýskalýlarýn, Çerkezlerin sürgünlerinde olduðu gibi pek çok zayýf, yaþlý insan öldü.

Bu gün pek çok Müslüman yerleþime ait “toplu katliam delilleri” bulunmasýna raðmen, Ermeniler Türk tarih kurumunun meydan okumasýna mukabil somut bir vaka, delil ortaya koyamamaktadýrlar. Mücadelelerini yine batýya dayanarak ve siyaseten yapmaktadýrlar. Ermeni tehciri, her yerde savaþ halinde olan devletin, içerden de kendi vatandaþlarýnýn saldýrýsýna uðradýðý, erkekleri askere gitmiþ köylerin Ermenilerce basýldýðý, Doðudan Anadolu’ya giren Ruslara Ermenilerin rehberlik yaptýðý vs. gerçekleri dikkate alýnarak deðerlendirilmelidir. Ama her þeye raðmen Anadolu’daki bütün Ermeniler sürülmeyebilirdi. Dikkatli bir ayrým yapýlarak; masum, olaylara karýþmamýþ Ermeniler korunabilirdi.

Tehcir olmalý mýydý, olmamalý mýydý veya nasýl olmalýydý; Ermenilerin ihanetine nasýl mukabele edilmeliydi tartýþýlabilir. Ama Ermeni tehcirinde Ýttihatçýlarýn içindeki Yahudilerin etkisi ve hedefleri hep göz ardý edilmektedir. Oysa Osmanlý Devleti 1908’den itibaren bütünüyle Ýttihatçýlarýn kontrolüne girmiþti ve bu yapý içinde Müslüman Türklerin etkisi oldukça sýnýrlýydý. Osmanlý Devleti’nin -Ýttihatçýlar üzerinden- sinirlerini ele geçiren kripto Yahudiler hem devleti paramparça ettiler, daðýttýlar; hem de millete büyük problemler miras býraktýlar.

Ermeni tehcirinde Osmanlý döneminde var olan Yahudi-Ermeni çatýþmasýnýn etkili olduðunu düþünüyorum. Öteden beri Ermenilerle rekabet içinde olan Yahudiler, 1915 yýlýnda Ermenilerin verdiði kozu deðerlendirerek ezeli rakiplerini sürdürdüler ve faturayý Türk milletine yýktýlar. Bu gün Ermeni soykýrýmý iddialarý gündeme geldiðinde itham edilen Ýttihatçýlardan öte, Türk milleti olmaktadýr. Yaratýlaný yaratandan ötürü seven insanýmýza, hem bir karaçalýnmýþ; hem de karþýsýna kin, intikam içinde bir düþman býrakýlmýþtýr. Üstüne üstlük Yahudiler bu gün, güya Ermeni lobisini dengelemek için bizden çuvalla para almaktadýrlar.

Olaylarýn üzerinden yaklaþýk 100 yýl geçti ve son dönemlerde özellikle Ermenistan Ermenileri ile ciddi yumuþama emareleri görünmektedir. Ermeni meselesi bilimsel ve tarihi bir hadise olmaktan çýkarýlmýþ ve bir kan davasý haline getirilmiþtir. Bu ortamda belgelerle ispat etseniz dahi bir soykýrým olmadýðýna Ermenileri inandýrmanýz mümkün deðildir. Zira bu iddia þu anda Ermenilere kimliklerini korumak ve “öteki” üzerinden kendini tanýmlamak için pragmatik imkanlar sunmaktadýr.

Ama yumuþama süreci devam ederse, belki Ermeni tehcirinin arkasýndaki gerçekler ve ittihatçýlar içindeki Yahudilerin etkisi ortaya konabilir. Meselenin tavazzuh etmesi için hadisenin kin-nefret boyutundan çýkarýlýp, diyalog zeminine çekilmesi gerekmektedir.

Bana sorarsanýz, bizim bize çok benzeyen Ermenilerle ciddi problemimiz yok. Eðer Yahudiler ve Ermenileri istismar eden batýlýlar devreden çýkarýlabilirse; biz dün olduðu gibi Ermenilerle yeniden dostça, kardeþçe yasayabiliriz. Hatta tehcir edilmiþ Ermenilerin torunlarýna Anadolu’nun kapýlarýný açabilir, onlara vatandaþlýk verebiliriz. Bundan dolayý da, ne Türklüðümüz, ne vatanýmýz elden gitmez! Bilakis hem nüfus açýsýndan, hem insan kalitesi açýsýndan kazançlý çýkarýz. Eðer derin bazý eller karýþmazsa Türk insaný tarihin her döneminde olduðu gibi bunu kolaylýkla baþarabilir.

Aleyhimizde çevrilen oyunlardan ve soykýrýmcý ithamýndan kurtulmak için Ermenilerle bir uzlaþma ve anlaþma zemini bulmalýyýz. Bu meseleyi içte kripto ecnebilerin, dýþta da batýlýlarýn istismar etmesine fýrsat vermemeliyiz…

Bu gün Anadolu’da epeyce de tehcir etmeyen Ermeni vardýr. Bunlarýn 50.000 kadarý Lozan çerçevesinde haklar tanýnan Ermeni cemaatidir. Kimliklerinde dinleri ve isimleri açýkça yazmaktadýr. Ancak bunlarýn dýþýnda, 500.000 ila 1.5 milyon arasýnda, saklý Ermeni nüfusun olduðu düþünülmektedir. Bu kesimin bazýlarý gerçekten Müslüman olmuþ ve Türk ve Kürt toplumu içinde erimiþlerdir. Ama önemli miktarda Ermeni, kripto vaziyette Ermeni kimliðini ve dinini korumaktadýr. Bu gün, bu kesimin çocuklarý bilinen Ermenilerin çok ötesinde toplumda etkindirler. Yer ve isim deðiþtirerek büyük þehirlere gelen kripto Ermeniler, bürokrasinin en stratejik noktalarýnda, sanat ve medya dünyasýnda çok etkilidirler. Bunlarýn bazýlarý intikam duygusuyla Hýncal, Öcal, Vural gibi isimler ve soy isimler bile kullanmaktadýrlar. Ýrtica, laiklik, Atatürkçülük gibi araçlarla Kara Türklerin önünü kesen; er ve þehit olmalarýný alkýþlayan; ama subay olmalarýný tehdit gören kesimlerin en baþýnda kripto Yahudiler geliyorsa da, ikinci sýrada kripto Ermeniler vardýr. Birbirine hasým olmasýna raðmen bu gün bunlar “Kara Türklerin uyanýþý” karþýsýnda iþbirliði yapmakta, ortak stratejiler izlemektedirler. Son dönemde ortalýða saçýlan bütün kirli iþlerin, silahlý ve cübbeli darbelerin arkasýnda önemli noktalarlarda konuþlanmýþ bu kriptolar vardýr.

Örneðin ül***i bir kaos ve kargaþaya sürüklemeyi, hükümeti zora sokmayý amaçlayan Danýþtay tetikçisinin kendi adý Alpaslan Aslan ise de, daha 5 yýl öncesine kadar anasý “Posor” ismini taþýmaktaydý. Annesi ve bacýsý normalde örtülü olmadýðý halde, irtica tehdidinin inandýrýcý hale gelmesi için, kamera önüne hep örtülü çýkmaya özen göstermiþlerdir. Ergenekon davasýnýn aktörlerine bu yönüyle mercek tutulduðunda pek çoðunun ne Türk, ne Müslüman çýkacaðýný sanmýyorum. Bu tür karmaþýk olaylarda bazen çözemediðiniz, örtüþmeyen þeyler olabilir. “Türkçü(?) bir örgütten (Ergenekon) Ermeni tetikçiler çýkýyor, ama ayný örgüt bir papazý, bir Ermeni aydýný öldürüyor nasýl oluyor?” diye düþünülebilir. Öncelikle Ergenekon ve onun baðlý olduðu derin yapý daha çok kripto Yahudilerin kontrolündedir. Ýkinci olarak açýk Ermenilerle kripto Ermeniler arasýnda bir çatýþma söz konusudur (bknz. Kripto Ermeniler Ermenilere karþý). Ayrýca bu tür konulara paradoksal, istihbaratçý mantýðýyla yaklaþmakta fayda var. Ben Tuncay Güney denen Yahudinin ifþaatlarýna hep ihtiyatla bakýyorum.

Toplumun huzurunu sabote eden, PKK’dan, Hizbullah’a, TÝKKO, dan DHKP-C ye, ÝBDA-C’ye kadar ne kadar karanlýk, silahlý örgüt varsa önemli noktalarýnda mutlaka kripto Ermeni veya ecnebi vardýr. Kütçü ve Türkçü þovenist hareketlerin, bazý Alevi derneklerin tepesinde bunlar etkilidirler. Mehmetçiklerin þehit edildiði ihanet belgesi baskýnlarda, hem içerde hem dýþarýda konuþlanmýþ, bir plan çerçevesinde müþterek hareket eden bu tür kripto yapýlarý aramak gerekmektedir.

AB ve batý, kripto Ermenilere ciddi ilgi duymakta ve bunlara yönelik projeler geliþtirmektedir. Türk devletinin sahip olmadýðý etnik haritalar, veriler batýlý devletlerde vardýr. Bunlar gerçekten Ýslam’ý seçmiþ, kendini Türk-Kürt hisseden kimseleri de bulup aslýna çevirmeye çalýþmaktadýrlar. Aleviliði Ýslam’dan uzaklaþtýrmayý hedefleyen “Alisiz Alevilik” yaklaþýmýna bir de bu pencereden bakmakta fayda var diye düþünüyorum.

Býrakalým dünyanýn her yerinden Ermeniler Anadolu’ya yeniden gelsinler. Ýçimizdeki kripto Ermenilere, ecnebilere kendi kimlik ve kültürlerinin en üst haklarýný tanýyalým. Eðer kripto Ermeniler ortaya çýkýp Ermeniliklerini deklare edeceklerse, Ýttihatçýlar adýna Ermenilerden özür dilemenin bile mahsuru yok! Hiç olmazsa Kripto Ermeniler yerine tanýdýðýmýz, bildiðimiz Ermenilerle muhatap oluruz. Ona göre gardýmýzý alýrýz. “Müslüman” “Türk”, “Kürt”, “Alevi” zarfýna bürünmüþ ecnebilerce keklenmeyiz.

Müslüman Türk insaný mürüvvetkardýr, herkese sinesini açar, Ermenilerle de barýþmasýný ve karýþmasýný bilir. Yeter ki son 100-150 yýlda çevrilen numaralardan paçasýný kurtarsýn ve kendisi olma imkânýný elde etsin.

Hâsýlý pek çok meselede olduðu gibi Ermeni meselesinde de bildiklerimizin yeniden irdelenmesine, hadiselerin çok boyutlu incelenmesine ihtiyaç var.
18 Kasým 2008 Salý Yusuf GEZGÝN aktif haber