Ali Koç, Marx'dan alıntı yaptı! 'Değişmeyen tek şey değişim' 28.12.2008 12:44:28
Antalya Belek'te katıldığı toplantıda küresel ekonominin 1950'den bu yana 7 kattan fazla büyüdüğünü, buna karşın yaklaşık 3,5 milyar kişinin yoksulluk sınırını aşamayarak günde 2 Dolar'dan daha az gelirle yaşadığını söyleyen Koç, Holding Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç konuşmasında Karl Marx'dan alıntı yaptı: 'Değişmeyen tek şey değişimdir'. Bu söz Marx'ın kaleme aldığı tarihin önemli ekonomi politikası kitaplarından olan Das Kapital'in girişinde de bulunuyor.

Antalya Belek'teki Rixos Premium Otel'de düzenlenen Sinerjitürk 2008 toplantısında konuşan Koç, dünyada değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu belirterek, küreselleşmenin hızla tüm ülkeleri ve bireyleri kavradığını söyledi. Koç, uzun vadede doğuracağı sonuçlarının tartışıldığı bir devirde, küreselleşmenin inanılmaz bir sürat içinde dünya paradigmalarını değiştirdiğini kaydetti.
KÜRESEL EKONOMİ BÜYÜDÜ YOKSULLUK ARTTI
Koç, 1800'lerde 1 milyar olan dünya nüfusunun 1930'da 2 milyara yükselerek sonraki yıllarda da hızla arttığını ve 6.6 milyara ulaştığını kaydetti. Tarihte görülmemiş bu hızlı büyümenin tüketimi körükleyerek dünya dengelerini sarstığını dile getiren Koç, ''Bu dönemde yaşanan müthiş ekonomik kalkınma, ne yazık ki, nüfusun tüm kesimlerine adil bir şekilde dağılımını sağlayamamış, gelişmiş ile gelişmekte olanların arasındaki uçurumu derinleştirmiş, sosyal barış üzerindeki baskıyı arttırmıştır'' dedi.
Küresel ekonominin 1950'den bu yana 7 kattan fazla büyüdüğünü, buna karşın yaklaşık 3,5 milyar kişinin yoksulluk sınırını aşamayarak günde 2 Dolar'dan daha az gelirle yaşadığını ifade eden Koç, şöyle devam etti:
''Ekonomideki büyümeyle beraber, yoksulluk oranının da artması tezatı dünya için tehlike arz etmektedir. Sınırlı olan doğal kaynaklarımız hızla tükeniyor, doğamız tehlike altında, sık sık su savaşlarından söz edilmeye başlandı. Petrolün öneminin artması ve yerine kullanılabilecek alternatiflerin henüz ekonomik ve sürdürülebilir görülmemesi, sınır ötesi hakimiyet arayışlarını körüklemiştir. Öte yandan, Sovyetler Birliği'nin dağılması ile tek kutup haline gelen dünyamızda terör olgusu tahmin edilemeyecek seviyelere ulaştı. Terör yüzünden bir çok yerde bölgesel savaşlar devam etmektedir. Bununla beraber, 'Teröre karşı Savaş' gerekçesi ile bugüne kadar kabul edilen pek çok savaş zamanı kurallarının, yöntemlerinin ihlal edildiğine, değiştiğine tanıklık ediyoruz. 20. yüzyılda bölgesel politikaların barış gücü olarak kurulan NATO'nun, 21. yüzyılın bu gerçekleri doğrultusunda yeniden konumlandırılması ihtiyacı da, bu eksende ortaya çıkmıştır. Dünyanın nereye gittiğini tam olarak göremediğimiz bu baş döndürücü gelişmeleri, politik gelişmelerle birlikte irdelediğimizde, tüm dengelerin yeniden tesis edildiğini görüyoruz.''
DÜNYA HER GEÇEN GÜN DAHA AZ GÜVENLİ
Değişen dünya düzeninde, yeni işbirliklerinin, bölgesel dengelerin değişmesine ve daha güçlü ulus devlet ihtiyacına neden olduğunu belirten Koç, ''Artan nüfus, adaletsiz bir gelir dağılımı, sınırlı doğal kaynaklar, açlık sınırında yaşamların sosyal barış üzerindeki tehdidi ve terör, güçlü orduların önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir'' diye konuştu.
Dünyanın savunma harcamalarının son on yılda yüzde 45 artarak, 2007 'de 1.4 trilyon dolara ulaştığına dikkati çeken Koç, bu harcamaların 547 milyar dolarını ABD'nin yaptığını kaydetti.
Küresel savunma sanayinin ulaştığı boyut ve ilerisi için yapılan öngörüler incelendiğinde, dünyanın her geçen gün daha az güvenli bir yer olduğu ifade eden Koç, Türkiye'nin de tarih boyunca dünyanın en çalkantılı coğrafyası olmuş bir bölgenin liderliğine soyunduğunu vurguladı. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın, doğal kaynaklar ve bu doğal kaynakların nakil yolları nedeniyle önemli olduğunu dile getiren Koç, 'enerji koridoru' meselesi ile Türkiye'nin çok kritik açılımlara tanıklık edeceğini söyledi.
DÜNYANIN EN MODERN ORDUSU
''NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'nin, güçlü ordu ve güçlü savunma ihtiyaçlarının daha da belirgin hale geldiği bir dönemdeyiz'' diyen Koç, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dünyanın en modern orduları arasında gösteriliyor olmasının da gurur ve şans olduğunu kaydetti.
Türk ordusunun uzun vadeli bakış açısı, disiplin ve istikrar sonucu bu seviyeye geldiğini dile getiren Koç, ''Bu seviyelere gelmek ne kadar zor olduysa buralarda kalmak hatta ilerlemek daha zordur. Teknolojik devrimlerin baş döndürücü hızda yaşandığı bu çağda değişime ayak uydurabilmek her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır'' dedi.
TÜRK SAVUNMA SANAYİ
Teknolojik devrimin savaş yöntemlerini, metotlarını, stratejilerini tamamen değiştirdiğini anlatan Koç, küresel savunma sanayindeki büyüme ve sunduğu fırsatlar, ithal eden ülkelerin alternatif tedarik kaynakları arayışı, sektörün ekonomide yarattığı çarpan etkisi değerlendirildiğinde savunma sanayine yatırım yapmanın Türkiye'nin gerçek potansiyeline kavuşmasına, dünyada söz sahibi olmasına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Koç, ''Geçen seneye ait 400 milyon doların üstündeki ihracat performansımız ve 2011 yılında savunma ihracatının 1 milyar dolara ulaştırılması hedefi, Türkiye'nin küresel savunma sanayinde rekabet edebileceğinin işaretlerini veriyor'' dedi.
Güçlü bir milli savunma sanayi yaratabilmesi hedefi doğrultusunda hazırlanan 'savunma sanayinde yerel katkı vizyonu'nun sektör oyuncularını teşvik ettiğini belirten Koç, şöyle devam etti:
''Yerel katkı vizyonu şimdiden meyvelerini vermeye başlamıştır. 1990'ların başında tedarik edici rolünde olan Türk Savunma Sanayi, 2000'lerden itibaren üretici konumuna geçişini başlatmıştır. Sektör performansının en önemli göstergesi olarak kabul edilen, Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının 2007 yılında, bir önceki yıla göre 5 puan artarak, yüzde 41 olarak gerçekleşmiş olması, doğru istikamette ilerlediğimizin kanıtıdır.''
NATO savunma projelerinde Türk Savunma Sanayi'nin payının 2011 yılı sonuna kadar dört katına çıkarılmasının hedeflendiğini, 2010 yılı sonuna kadar savunma sistem ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının da yüzde 50'ye çıkartılmasının amaçlandığını belirten Koç, bunların ulusal şirketlerin kabiliyetlerini geliştirmeleri bakımından çok değerli olduğunu söyledi.
OTOMOTİV SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ
Bunlara karşın savunma sanayinde hedeflenen noktanın çok uzağında olunduğuna işaret eden Koç, dünya çapında rekabet edebilen bir milli savunma sanayi yaratmanın son derece zor ve çetrefilli bir yol olduğunu kaydetti. Bu yolda uzun vadeli planlar, kapsamlı çalışmalar, sabır ve top yekun mücadele gerektiğini dile getiren Koç, otomotiv sektörünün, bu hedef doğrultusunda başarılı bir örnek olduğunu bildirdi
Çok kısıtlı imkanlar, son derece primitif ortamlarda 1950'lerin ortasında montajla başlayan Türk otomotiv sanayinin bugün mevcut Ar-Ge'si ile sıfırdan ileri teknoloji araçlar dizayn ederek dünyanın en rekabetçi üretim ülkeleri arasında yerini aldığını belirten Koç, sektörün, ülke ekonomisinin en önemli itici gücü ve ihracat lideri olduğunu kaydetti.
Dünyanın enerji kaynaklarının ortasında bulunan Türkiye'nin zamanında kartlarını doğru oynamadığı için çok avantajlı konumundan azami faydayı sağlayamadığını savunan Koç, savunma sanayinde aynı hataların yapılmaması gerektiğini söyledi.
KOÇ TOPLULUĞU
Koç Topluluğu olarak, ulusal çapta kendini kanıtlamış ve sürekli gelişimini sürdüren Türk savunma sanayi şirketlerinin, küresel pazarda da önemli oyuncular haline geleceklerine inandıklarının altını çizen Ali Koç, bu vizyonun bir parçası olmak için çalıştıklarını vurguladı.
Savunma sanayinin önemli oyuncularından biri olmak istediklerine dikkati çeken Koç, sektörde, Koç Bilgi ve Savunma'nın yanı sıra, Otokar ve RMK Marine-Tersaneleri şirketleriyle yer aldıklarını kaydetti. Simülasyon teknolojileri konusunda uzmanlığıyla tanınan Kaletron firmasının da, Haziran ayından bu yana bünyelerine katıldığını ifade eden Koç, daha yolun başında olduklarını söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, bilgi akışı, zamanlaması ve güvenliği konularında artan ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak, TSK Bilgi Sistemi Projesini geliştirdiklerini belirten Koç, bu projenin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bundan sonra hayata geçireceği tüm yazılım projelerinin ve sistemlerinin de entegre edilebileceği şekilde dizayn edildiğini ifade etti.
Koç, Avustralya Hava Savunma Firkateyni Programından aldıkları, Aktif ve Pasif Sonar Sinyal İşleme Projesi'nin, ABD Deniz Kuvvetleri Deniz Altı Programı'ndan aldıkları Synthetic Aperture Sonar ve Sidescan Sonar Yazılımları Üretim Projesi'nin, akustikte uluslararası pazarlarda devamlılığı temin etmek için, Türkiye ve Koç Topluluğu adına önemli bir başlangıç oluşturacağı söyledi.
Koç, sözlerini şöyle tamamladı:
''Ülkemizin bu coğrafyanın lider ülkesi olabilmesi için zengin bir ekonomiye, rekabetçi bir özel sektöre, güçlü bir orduya, inovasyon ve teknoloji geliştirme becerisine ve yüksek rekabet gücüne ihtiyacı vardır. Bu hedeflerin gerçekleşmesi doğrultusunda gelişmiş bir savunma sanayi en büyük çarpan etkisini yaratacaktır. Türk Savunma Sanayi küresel pazarda rekabet edecek ve iş yapabilecek güç ve dinamizme sahiptir.''