Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
Sayfa 4/11 ÝlkÝlk 1234567891011 SonSon
108 sonuçtan 31 ile 40 arasý

Konu: Yeminli ATATÜRK Düþmanlarý!

  1. #31

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý emmi Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Arkadaþlar, Saidi Kürdi(Nursi) denen adam Ýngiliz Tali Cemiyetinin kurucularý arasýndaydý. Ve bu nedenle Ýngilizlerin kýþkýrtmasýyla Doðu Anadolu bölgemizizin çeþitli yerlerinde isyanlar çýkartarak, Musul'un Ýngilizlerde kalmasýna katký sunmuþtur. Ýngilizler ona týpký þimdi olduðu gibi Doðuda bir Kürt devleti kuracaklarýný ve baþýnada kendisini geçireceklerini söylemiþlerdir. Þimdi bu adamýn dinle, imanla ne alakasý var? Bu adam tamamen Ýngiliz siyasetinin yerli taþaronuydu. Doðuda görev yapanlar bilirler. Her evin baþ köþesinde bu adamýn resmi asýlýdýr. Bu sizlere birþey anlatmýyor mu? Özelliklede PKK sempatizanlarýnýn evinde. Ve Hasan Ýzzettin Dinamo'nun "Kutsal Ýsyan" serisinin yanýlmýyorsam (çünkü bu serileri okuyalý epey zaman oldu) 2. veya 3. cildi tek olarak alýnýp okunur. Bu ciltte Doðudaki Kürt isyanlarý ve Saidi Nursi'nin bu isyanlarda oynadýðý önemli roller anlatýlmaktadýr. Bu anlattýklarým kendi gördüklerimdir.
    Bazý arkadaþlar konuyu saptýrmaya çalýþýyorlar nedense. Ben bir anlayýþý dile getiriyorum. Ýngilizin Atatürk'e düþmanlýðý neyse, bu anlayýþýnda düþmanlýðý o.
    Bazý arkadaþlarda Atatürk olmasaydý þu olur muydu, bu olur muydu gibi yazýlar yazmýþlar. Evet sömürge olsaydýn adýn bile bu olmazdý belki de. Size bir örnek: Nelson Mandela nereli? Afrikalý deðil mi? Peki adý neden Afrikalý deðil de ingilizce? Söyleyim. Sömürge Afrikasýnda çocuk doðduðunda bir Afrikalý ismi konuluyor. Ancak çocuk okula baþlayacaðý zaman çocuðun adý bir ingiliz ismine çevrilip öyle kayýt yapýlýyor. Yoksa okula kaydý yapýlmýyor.
    Osman kardeþ, ben yazýda dikkat ederseniz sorulan soruya vurgu yaptým. Bir gazeteci olan Altemur Kýlýç'ýn sorduðu soruya verilen cevaba özellikle. Haa babasýna gelince; Kurtuluþ Savaþýnda önemli baþarýlara imza atmýþ bir paþadýr. Þapka giymeyenleri astý diyorsunuz. Evet astýrdý idam kararlarýný vererek. Peki asýlanlar sütten çýkmýþ ak kaþýklar mýydý? Devrimlere karþý çýkanlarýn listesine bir bakarsanýz kimler olduðunu anlarsýnýz. Bu isyanlarý organize edenler, sadece devrimlere deðil "Cumhuriyet'e" karþý çýkarak baþ kaldýrýyorlardý. Þapka ve diðer devrimler bahane edilerek, cumhuriyet rejimine isyan ediyorlardý. Arkalarýnda ise Ýngilizlerin oduðunu sizlerde biliyorsunuz.
    Her milleti kendimiz gibi unutkan sanmayalým. Adamlarý hem Çanakkale'de, hem de Kurtuluþ Savaþýn'da yen, dünya aleme rezil et. Tabiki adamlar her fýrsatý deðerlendirecek. Hem de çil, çil sarý Ýngiliz altýnlarýyla.
    Saygýlar.


    Bir bilgin varsa milletle paylaþ. Böyle abuk, sabuk yazýlar da yazma!
    Konu emmi tarafýndan (24-02-2009 Saat 15:08 ) deðiþtirilmiþtir.

  2. #32

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bir milletvekili vardý þalvarla meclise gelmiþti boynuna bir kýravat takmýþtý eþek yularý gibi göbeðinden de þalvarýn içine salmýþtý. Medeni kýyafetten ne anladýðýna bakar insanýn o þapka Devrimi ??????????.............hoþaftan ne anlar suyunu içer tanesi kalýr.

  3. #33

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý emmi Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Arkadaþlar, Saidi Kürdi(Nursi) denen adam Ýngiliz Tali Cemiyetinin kurucularý arasýndaydý. Ve bu nedenle Ýngilizlerin kýþkýrtmasýyla Doðu Anadolu bölgemizizin çeþitli yerlerinde isyanlar çýkartarak, Musul'un Ýngilizlerde kalmasýna katký sunmuþtur. Ýngilizler ona týpký þimdi olduðu gibi Doðuda bir Kürt devleti kuracaklarýný ve baþýnada kendisini geçireceklerini söylemiþlerdir. Þimdi bu adamýn dinle, imanla ne alakasý var? Bu adam tamamen Ýngiliz siyasetinin yerli taþaronuydu. Doðuda görev yapanlar bilirler. Her evin baþ köþesinde bu adamýn resmi asýlýdýr. Bu sizlere birþey anlatmýyor mu? Özelliklede PKK sempatizanlarýnýn evinde. Ve Hasan Ýzzettin Dinamo'nun "Kutsal Ýsyan" serisinin yanýlmýyorsam (çünkü bu serileri okuyalý epey zaman oldu) 2. veya 3. cildi tek olarak alýnýp okunur. Bu ciltte Doðudaki Kürt isyanlarý ve Saidi Nursi'nin bu isyanlarda oynadýðý önemli roller anlatýlmaktadýr. Bu anlattýklarým kendi gördüklerimdir.
    Bazý arkadaþlar konuyu saptýrmaya çalýþýyorlar nedense. Ben bir anlayýþý dile getiriyorum. Ýngilizin Atatürk'e düþmanlýðý neyse, bu anlayýþýnda düþmanlýðý o.
    Bazý arkadaþlarda Atatürk olmasaydý þu olur muydu, bu olur muydu gibi yazýlar yazmýþlar. Evet sömürge olsaydýn adýn bile bu olmazdý belki de. Size bir örnek: Nelson Mandela nereli? Afrikalý deðil mi? Peki adý neden Afrikalý deðil de ingilizce? Söyleyim. Sömürge Afrikasýnda çocuk doðduðunda bir Afrikalý ismi konuluyor. Ancak çocuk okula baþlayacaðý zaman çocuðun adý bir ingiliz ismine çevrilip öyle kayýt yapýlýyor. Yoksa okula kaydý yapýlmýyor.
    Osman kardeþ, ben yazýda dikkat ederseniz sorulan soruya vurgu yaptým. Bir gazeteci olan Altemur Kýlýç'ýn sorduðu soruya verilen cevaba özellikle. Haa babasýna gelince; Kurtuluþ Savaþýnda önemli baþarýlara imza atmýþ bir paþadýr. Þapka giymeyenleri astý diyorsunuz. Evet astýrdý idam kararlarýný vererek. Peki asýlanlar sütten çýkmýþ ak kaþýklar mýydý? Devrimlere karþý çýkanlarýn listesine bir bakarsanýz kimler olduðunu anlarsýnýz. Bu isyanlarý organize edenler, sadece devrimlere deðil "Cumhuriyet'e" karþý çýkarak baþ kaldýrýyorlardý. Þapka ve diðer devrimler bahane edilerek, cumhuriyet rejimine isyan ediyorlardý. Arkalarýnda ise Ýngilizlerin oduðunu sizlerde biliyorsunuz.
    Her milleti kendimiz gibi unutkan sanmayalým. Adamlarý hem Çanakkale'de, hem de Kurtuluþ Savaþýn'da yen, dünya aleme rezil et. Tabiki adamlar her fýrsatý deðerlendirecek. Hem de çil, çil sarý Ýngiliz altýnlarýyla.
    Saygýlar.

    Böylesine büyük bir zat hakkýnda bilmeden hakaret etmeniz hiç hoþ deðil sait nursi (beddüzzaman) hazretleri ermenilere karsý savasta mýtralyoz denen sýlahý tekbasýna kullanmýs caný pahasýna savasmýstýr bilmeden etmeden hakaret etme!!! asýl ingiliz sömürgesinin izlerini malesef siz hala taþýyorsunuz yoksa böyle konuþmaz yüzlerce yýl lar boyunca islamiyetin yayýlýþýnda en büyük paya sahip osmanlý devletinin býraktýðý izleri yerine ingiliz izleri taþýmazdýnýz...
    :49:

  4. #34

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý ibalaban Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Ýstiklal mahkemeleri bu gün kurulsa çok kiþinin boynu kopar. Cumhuriyet ve Atatürk düþmanlarý o kadar çoðaldý ki artýk bunu canlý televizyon proðramlarýnda da söyleyebiliyorlar.

    "Türkiye Cumhuriyeti þeyhler, derviþler, meczuplar ülkesi olamaz." Bu sözü söyleyeni de unutmayýn.
    atam bu sözü söylemiþ,ama þunuda ekleyeyim bu ülke o sayýlanlarýn ülkesi olamayacaðý gibi ,dinsizlerinin ,imansýzlarýn,atatürkçü geçinen bar entellerinin,millettinden bihaberlerinde ülkesi olamaz.bu ülke ;topraðýnýn her karýþýnda kaný olan,atasýný ,bayraðýný ,tarihini ,dinini,dilini bilenlerin ülkesidir öylede kalacaktýr.atam bu cumhuriyeti bizlere emanet etti.

  5. #35

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý ibalaban Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Bir milletvekili vardý þalvarla meclise gelmiþti boynuna bir kýravat takmýþtý eþek yularý gibi göbeðinden de þalvarýn içine salmýþtý. Medeni kýyafetten ne anladýðýna bakar insanýn o þapka Devrimi ??????????.............hoþaftan ne anlar suyunu içer tanesi kalýr.
    bilgin doðru dostum,ama yanlýþ hatýrlamýyorsam o vekil deðilde bir belediye baþkanýydý galiba ama yinede adres doðru

  6. #36

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý artech Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Böylesine büyük bir zat hakkýnda bilmeden hakaret etmeniz hiç hoþ deðil sait nursi (beddüzzaman) hazretleri ermenilere karsý savasta mýtralyoz denen sýlahý tekbasýna kullanmýs caný pahasýna savasmýstýr bilmeden etmeden hakaret etme!!! asýl ingiliz sömürgesinin izlerini malesef siz hala taþýyorsunuz yoksa böyle konuþmaz yüzlerce yýl lar boyunca islamiyetin yayýlýþýnda en büyük paya sahip osmanlý devletinin býraktýðý izleri yerine ingiliz izleri taþýmazdýnýz...
    emmi bir konu açtý çoðunluk o zatý övme yarýþýna girdi ama kimse anlatmýyor o zatý. hadi ordan be veya benzeri söylemlerle geçiþtiriyor.OSMANN kardeþim hariç açýklamalarý güzel...böylesine büyük zat sizin için olabilir. anlatýn bizde bilelim bilmediðimiz varsa. yosa hakaret etmeyen,durum böyledir diyen emmiye tepkiye gerek yok anlatýnda herkes bilsin.

  7. #37

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bediüzzaman'ýn, Kendisine Atýlan Ýftiralar Karþýsýndaki Tavrý

    Bediüzzaman'ýn kendisine atýlan iftiralara ve aleyhinde kurulan düzenlere karþý tutumu da, Kuran'da bildirilen peygamberlerin ve salih müminlerin ahlaký ile benzer olmuþtur. Bu iftiralara karþý son derece sabýrlý ve mütevekkil bir tavýr göstermiþ, çevresindekilere ise þevki, neþesi, kararlýlýðý ve imaný ile herzaman güzel bir örnek teþkil etmiþtir.

    Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur'da, kendisine yöneltilen iftiralar sonucunda aldýðý hapis cezasýný ve kendisine çektirilen sýkýntýlarýn güzel ve hayýrlý yönlerini þöyle anlatmýþtýr:

    Benim þahsýmý çürütmek fikriyle, hiç kimsenin inanmayacaðý isnadlarda bulundular. Pek acib iftiralarý iþaaya çalýþtýlar. Fakat kimseyi inandýramadýlar. Sonra pek âdi bahanelerle, zemheririn en þiddetli soðuk günlerinde beni tevkif ederek, büyük ve gâyet soðuk ve iki gün sobasýz bir koðuþta tecrid-i mutlak içinde hapsettiler. Ben küçük odamda günde kaç defa soba yakar ve daima mangalýmda ateþ varken, zaafiyet ve hastalýðýmdan zor dayanabilirdim. Þimdi, bu vaziyette hem soðuktan bir sýtma, hem dehþetli bir sýkýntý ve hiddet içinde çýrpýnýrken, bir inayet-i Ýlahiye ile bir hakikat kalbimde inkiþaf etti. Manen: "Sen hapse Medrese-i Yûsufiye namý vermiþsin; hem Denizli'de sýkýntýnýzdan bin derece ziyade hem ferah, hem mânevî kâr, hem oradaki mahpuslarýn Nurlardan istifadeleri, hem büyük dairelerde Nurlarýn fütuhatý gibi neticeler, size þekva yerinde binler þükrettirdi, her bir saat hapsinizi ve sýkýntýnýzý, on saat ibadet hükmüne getirdi; o fâni saatleri bâkileþtirdi. (Lemalar, s. 244)

    Bediüzzaman bir sözünde ise, çevresinde kendisiyle birlikte ayný iftira ve zulümlere maruz kalan müminlerin de, bu olaylardan dolayý ümitsizliðe kapýlýp üzülmediklerini þöyle anlatmýþtýr:

    On aydan beri, münafýklarýn bir resmî memuru elde edip bütün desiseleriyle yaptýklarý hücum en küçük bir þakirdi sarsmadý. O iftiralarý hiç hükmündedir… böylelerden böyle iftiralar, binden bir tesiri bize olmadýðý gibi, inþâallah daire-i Nur'a da zararý olmayacak. (Þualar s. 410)

    Bediüzzaman'ýn ve çevresinde bulunan iman ehlinin zorluklara, iftiralara ve hileli düzenlere karþý gösterdikleri tavýr, tüm Müslümanlarýn kendilerine örnek almasý gereken salih ve mütevekkil mümin tavrýdýr. Allah Kuran'da Peygamberimiz (sav)'in þahsýnda tüm Müslümanlara, inkarcýlarýn düzenleri karþýsýnda nasýl davranmalarý gerektiðini þöyle hatýrlatmýþtýr:

    Sabret; senin sabrýn ancak Allah(ýn yardýmý) iledir. Onlar için hüzne kapýlma ve kurmakta olduklarý hileli-düzenlerden dolayý sýkýntýya düþme. Þüphesiz Allah korkup-sakýnanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir. (Nahl Suresi, 127-128)

  8. #38

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Said Nursi yakýn geçmiþimizde yetiþmiþ en büyük Ýslam alimlerinden ve fikir adamlarýndandýr. 1873'te Bitlis'in Hizan ilçesine baðlý Nurs köyünde dünyaya gelmiþ, 1960'da Þanlýurfa'da Hakkýn rahmetine kavuþmuþtur. Genç yaþta edindiði dini ve pozitif bilimlerdeki derin bilgisi, devrin ilim çevreleri tarafýndan kabul görmüþ, küçük yaþtan itibaren dikkati çeken keskin zekasý, kuvvetli hafýzasý ve üstün kabiliyetleri dolayýsýyla "Çaðýnýn eþsiz güzelliði" anlamýna gelen "Bediüzzaman" sýfatýyla anýlmaya baþlanmýþtýr.

    Bediüzzaman Said Nursi, Doðu'nun en acil ihtiyacý olarak gördüðü eðitim problemini çözmek için din ve eðitim bilimlerinin birlikte okutulabileceði ve Medreset-üz Zehra ismini verdiði bir üniversite kurulmasýný saðlamak için 1907'de Ýstanbul'a gelmiþtir. Derin bilgisiyle buradaki ilim çevresine de kendini çok kýsa süre içinde kabul ettirmiþ, çeþitli gazete ve dergilerde makaleler yayýnlatmýþ, hürriyet ve meþrutiyet tartýþmalarýna katýlarak hükümete destek vermiþtir.

    Dönemin hükümeti, Said Nursi'nin üniversite ile ilgili dilekçesine ilgi göstermemiþtir. Hatta Ýstanbul'daki ilim adamlarýnýn, talebelerin, medrese hocalarýnýn ve siyasetçilerin ona olan ilgisinden rahatsýz olmuþ, Bediüzzaman'ýn önce akýl hastanesine daha sonra da hapishaneye gönderilmesini saðlamýþtýr.

    Said Nursi'nin serbest býrakýlmasýndan kýsa süre sonra 23 Temmuz 1908'de II. Meþrutiyet ilan edilmiþ. Bu dönemde Bediüzzaman meþrutiyet ve hürriyet kavramlarýnýn Ýslamiyet'e aykýrý olmadýðýný anlatmak için Ýstanbul'da çeþitli yerlerde konuþmalar yapmýþ, Doðu'daki aþiret reislerine Bediüzzaman imzasýyla telgraflar çekmiþtir. Yayýnladýðý bu makaleler ve yaptýðý konuþmalarda yatýþtýrýcý bir rol oynamasýna raðmen, 1909'da 31 Mart olayýna karýþtýðý iddia edilerek haksýz ithamlarla tutuklanýp, idam talebiyle yargýlanmýþ, ancak beraat etmiþtir.

    Bediüzzaman bu olaydan sonra tekrar Doðu'ya dönmüþ, I. Dünya Savaþýnda talebeleriyle milis kuvvet oluþturarak savaþa katýlmýþtýr. Gönüllü alay komutaný olarak büyük yararlýlýklar gösterdiði I. Dünya Savaþýnda Rusya'da esir düþmüþ, üç yýl süren esaret hayatýnýn sonunda Sibirya'daki esir kampýndan kaçarak Ýstanbul'a gelmiþtir.

    Ýstanbul'da devlet büyükleri ve ilim çevreleri tarafýndan büyük bir ilgiyle karþýlanan Bediüzzaman, Dar-ül Hikmet-i Ýslamiye (Ýslam Akademisi) azalýðýna tayin edilmiþtir. Buradan aldýðý maaþla kendi kitaplarýný bastýrarak parasýz olarak daðýtmaya baþlamýþtýr. Said Nursi daha sonra Ýstanbul'un iþgali sýrasýnda iþgalcilerin gerçek niyetlerini ortaya koyan Hutuvat-ý Sitte (Þeytanýn Altý Desisesi) isminde uyarýcý bir broþür hazýrlamýþ, bu hareketi, Ýngiliz iþgal kuvvetleri komutanýnýn emriyle ölü veya diri ele geçirilmek üzere aranmasýna sebep olmuþtur. Milli mücadeleyi savunmuþ ve destek olmuþtur. Bu hareketleri Anadolu'da kurulan Millet Meclisi'nin beðenisini kazanmýþ ve Ankara'ya davet edilmiþtir. 1922'de Ankara'ya geldiðinde devlet merasimiyle karþýlanan Bediüzzaman, kendisine yapýlan Þark Umumi Vaizliði, milletvekilliði ve Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý tekliflerini reddetmiþtir.

    Said Nursi 1925 yýlýnda Þeyh Said isyaný çýktýðýnda, olayla hiçbir ilgisi olmadýðý halde, Van'da inzivaya çekilmiþ olduðu yerden alýnarak Burdur'a, oradan da Isparta'nýn Barla ilçesine sürgüne götürülmüþtür. Bediüzzaman Risale-i Nur Külliyatý'nýn büyük bir kýsmýný burada yazmýþtýr.

    Nur Risalelerini önlerindeki en büyük engel olarak gören çevreler, 1934 yýlýnda daha yakýndan kontrol edebilmek amacýyla Said Nursi'nin Isparta'nýn merkezine getirilmesini istemiþtir. 1935 yýlýnda ise polisler burada da çalýþmalarýna devam eden Said Nursi'nin oturduðu evde arama yapmýþ ve bütün kitaplarýna el koymuþtur. Bediüzzaman emniyete götürülerek sorgulanmýþ, ancak suç unsuru bir þeye rastlanmayýnca serbest býrakýlmýþtýr. Ancak birkaç gün sonra, yeni tutuklamalarla birlikte Said Nursi ve Risale-i Nurlar hakkýnda soruþturma baþlatýlmýþ, Bediüzzaman ve 120 Nur talebesi askeri araçlarla Eskiþehir Hapishanesine gönderilmiþtir.

    Bediüzzaman, vatana ihanet iddiasýyla yargýlandýðý dava süresince tutuklu kalmýþtýr. Daha sonra ise Eskiþehir Aðýr Ceza Mahkemesi'nin verdiði kararla, Said Nursi'ye 11 ay hapisle birlikte Kastamonu'da mecburi ikamet; on beþ talebesine de altýþar ay hapis cezasý verilmiþtir.

    Polis gözetimi altýnda mecburi ikamet için Kastamonu'ya getirilen Said Nursi, 1943'te Isparta savcýsýndan gelen talimat üzerine yeniden tutuklanmýþtýr. Aðýr hasta olmasýna raðmen Ankara'ya oradan da trenle Isparta'ya getirilmiþtir. Risale-i Nur ile ilgili davalarýn Denizli'deki davayla birleþtirilmesi üzerine ise Denizli'ye sevk edilmiþtir. Denizli hapsi yine tecrit altýnda baþlamýþ, çok zor þartlar altýnda geçen yeni hapishane dönemi ve yargýlama safhalarýnda da Bediüzzaman, Risale-i Nur'un yazýmýna devam etmiþtir. Sonrasýnda ise 1944'te verilen beraat ve tahliye kararýna raðmen, dönemin hükümeti Said Nursi'nin Afyon'un Emirdað ilçesinde zorunlu iskana tabi tutulmasýný emretmiþtir.

    Bediüzzaman burada hükümet binasýnýn karþýsýnda bir odaya yerleþtirilerek gözetim altýna alýnmýþtýr. Camiye gitmesine bile müsaade edilmediði, devamlý takip ve gözleme tabi tutulduðu Emirdað sürgünü, Denizli hapishanesindekinden bile çok daha aðýr ve zor þartlar altýnda geçmiþtir. Bu dönemde, hukuki yollarla Bediüzzaman'ý etkisiz hale getiremeyen muhalifleri onu zehirleyerek öldürme yoluna gitmiþlerdir. Hayatý boyunca yirmi üç defa denenecek bu teþebbüslerin üçü Emirdað sürgününde gerçekleþmiþtir.

    Bu zulümler yaþanýrken Bediüzzaman'ýn talebeleri tarafýndan Risale-i Nurlar çoðaltýlmýþ ve böylece Kuran tebliðinin geniþ kitlelere yayýlmasý saðlanmýþtýr. Özellikle de teksir makinelerinin kullanýmýyla birlikte bu çalýþmalar daha da hýzlanmýþtýr.

    1944'te Denizli Aðýr Ceza Mahkemesinin beraat kararýnýn Yargýtay tarafýndan onaylanmasýyla birlikte Bediüzzaman serbest býrakýlmýþtýr. Ancak Risale-i Nurlar'ýn her geçen gün yaygýnlaþarak insanlara ulaþmasý dönemin hükümetini rahatsýz etmeye baþlamýþtýr. Ocak 1948'de Said Nursi ve on beþ talebesi evlerinden ve iþyerlerinden alýnarak Afyon hapishanesine gönderilmiþtir. Ancak tüm bu aðýr ve zor þartlara raðmen Bediüzzaman eserlerini yazmaya devam etmiþtir.

    Aralýk 1948'de Said Nursi hakkýnda 20 ay aðýr hapis cezasý kararý verilmiþ, ancak karar temyiz edilmiþ ve Bediüzzaman lehine bozulmuþtur. Ancak Yargýtay'ýn bu kararýna raðmen Afyon Aðýr Ceza Mahkemesi yargýlamayý uzatarak 20 aylýk sürenin cezaevinde geçmesini saðlamýþtýr. Hak etmediði cezanýn süresini tutukluluk haliyle dolduran Said Nursi, Eylül 1949'da serbest býrakýlmýþtýr. Fakat Ankara'dan gelen bir emirle bu sefer de Afyon'da mecburi iskana tabi tutulmuþ ve Emirdað'a ancak Aralýk ayýnda dönebilmiþtir.

    Bediüzzaman'a 1951'de Emirdað'da, bundan hemen bir yýl sonra da Ýstanbul'da, Gençlik Rehberi adlý kitabý nedeniyle birer dava daha açýlmýþtýr. Ýstanbul'da yapýlan duruþmada mahkeme lehte karar vererek davayý sonuca baðlamýþtýr.

    Ocak 1960'ta Ankara'ya girmesi polis tarafýndan engellenen Bediüzzaman buradan Isparta'ya gitmiþtir. Bu dönemde aðýr hasta olan 83 yaþýndaki Said Nursi, daha sonra talebeleriyle birlikte Urfa'ya gitmiþtir. Burada, yürüyemeyecek kadar rahatsýz olan Said Nursi'nin yerleþtiði otele gelen polisler, Ýçiþleri Bakanýnýn emriyle Bediüzzaman'ý Isparta'ya geri götürmeye çalýþmýþlardýr. Said Nursi bu baskýlar sürerken Hakkýn rahmetine kavuþmuþtur

  9. #39

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    bazý insanlar vardýr, bunlarý bir kaç kelime ile anlatamazsýnýz...
    said nursi bir kaç kelime ile anlatýlacak biri deðil...tek kaynaktan öðrenilecek biri de deðil...
    (yani sadece nurculardan dinlenecek biride deðil...)
    kýsaca buraya yazmakla olacak iþ deðil...
    genel olarak bakýldýðýnda vatanperver, dinine son derece baðlý ve kahraman biridir... (hocalýðýný buna karýþtýrmadan söylüyorum...ben nurcu deðilim...)
    internet sýnýrsýz bir derya...kepçeyi google ýn dibine daldýrýn, bakýn neler çýkýyor...
    selametle...

  10. #40

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Alýntý osmann Nickli Üyeden Alýntý Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    bazý insanlar vardýr, bunlarý bir kaç kelime ile anlatamazsýnýz...
    said nursi bir kaç kelime ile anlatýlacak biri deðil...tek kaynaktan öðrenilecek biri de deðil...
    (yani sadece nurculardan dinlenecek biride deðil...)
    kýsaca buraya yazmakla olacak iþ deðil...
    genel olarak bakýldýðýnda vatanperver, dinine son derece baðlý ve kahraman biridir... (hocalýðýný buna karýþtýrmadan söylüyorum...ben nurcu deðilim...)
    internet sýnýrsýz bir derya...kepçeyi google ýn dibine daldýrýn, bakýn neler çýkýyor...
    selametle...

Sayfa 4/11 ÝlkÝlk 1234567891011 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •