BUNU NE BÝLÝM ÝNKAR ETTÝ NE DE DÝN FOTONLAR VE MARDUK UN VARLIÐI KANTILANDI SORUN NE ZAMAN? SORUN HAZIRMIYIZ? HAYATI HAHA-HÝHÝ DÝYE GEÇENLERE SAÇMA GELÝR
Foton Kuþaðý Etkisi
Karþýmýza çýkan herhangi bir saðlam bilimsel veri yok. Tüm kaynaklarda bilimsel bir kanýtýn öne sürülmediðinden bahsediliyor, zira geçerli kanýtlar da yok deniliyor. Elde olan tek þey birkaç bilim adamý ve astronomun tezlerinden ve araþtýrmalarýndan ibaret. Zaten bu konu üzerinde araþtýrmalar yapan bilim adamlarý da bulunduklarý yerlerden uzaklaþtýrýlmýþlar. Elde olan veriler, bilinen döngünün 26.ooo yýl olduðu, bu geçiþin belirtisi olan Schumann Rezonansý'nýn deðiþimi ve Foton Kuþaðý içerisinde bulunan yýldýzlarýn varlýðýndan ibaret. Açýkça bir kanýt ortaya konulamamýþ. Foton Kuþaðý güçlü elektromanyetik radyasyona sahiplik eden yoðun bir uzay boþluðu ve bazý x-ýþýnlarýný da içermekte. Galaksi içerisine akan manyetik bir ýþýk olarak ta tanýmlayabiliriz.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. Halley tarafýndan keþfedildi
Keþif, ingiliz astronom Sir Edmund Halley'in (1656-1742) günlerinde baþlayan Pleiades çalýþmalarýyla baþladý. Halley, bu yýldýz grubundaki 3 yýldýzýn Yunanlýlar tarafýndan belirtilen yýldýzlar arasýnda bulunmadýðýný ortaya çýkardý. Yunan astronomlar ya da Halley yanýlmýþ olabilir miydi? 1991 yýlýnda yayýnlanan bir makalede sunulan diagrama göre 6 yýldýz; Merope, Atlas, Teygeta, Electra, Coeleno ve güneþimiz Pleiades'in bir yýldýzý olan Alcyone'nin yörüngesindeler.Daha sonra Halley þu sonuca vardý: Pleiades takýmý belli bir hareket sistemiyle ilerliyordu. Bu tez, Frederick Wilhelm tarafýndan onaylandý. Pleiades, her yüzyýl için 5.5 saniye kesin bir hareketle döngüsüne devam ediyordu.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Altý gün içinde Dünya'nýn tamamen deðiþeceði iddia ediliyor
Foton Kuþaðýnýn merkez alanýna girilmesiyle birlikte yaþanýlmasý beklenen fiziksel ilk etkileþimler ise þu þekilde sýralanýyor yayýnlanan bir çok raporda:
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
1. gün: 21 Aralýk 2012'de kör bölgeye giriþ, tüm canlýlarýn beden tipinin deðiþmesi, hiçbir elektrik aygýtýnýn çalýþmamasý, tam karanlýk.
2. gün: Atmosfer basýncýnýn düþmesi, herkesin kendisini þiþmiþ hissetmesi, Güneþ'in yeterli ýsýtamamasý, dünya ikliminin soðumasý (buzul çaðý soðuðu).
3.-4. gün: Atmosferin þafak vakti gibi sönük bir ýþýkla aydýnlanmasý, foton etkisinin baþlamasý, foton enerjili aygýtlarýn çalýþabilir hale geçmesi, yýldýzlarýn yeniden gökyüzünde belirmeleri.
5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriþ, kör bölgeden çýkýp ana foton kuþaðýna giriþ, tüm canlýlarýn güçlenip zindeleþmeleri, dünya ikliminin ýsýnmasý, foton ýþýnýyla çalýþan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya baþlamasý, telepati, telekinezi gibi psiþik yeteneklerin ortaya çýkýþý (uyanýþ, süperbilinç).
Foton Kuþaðý etkisine ilk kez Atlantis devrinde girildiði sanýlýyor
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Kuþaðýn baþlangýç noktasý, küçük bir atom parçasý ve onun yörüngesinde olan bir grup elektrondan ibaret. Ýngiliz fizikçi Paul Adrian Maurice Dirac, her bir partikül için bir anti-partikül bulunduðunu öne sürmüþtü. 1932'de Carl David Anderson bu anti-partikülü buldu ve ona positron adýný verdi. 1956'da anti-proton ve anti-nötron keþfedildi. Bir anti-partkül þekillendiðinde, sýradan bir partiküller evreninde meydana gelir ve bu, bir elektronla buluþup çarpýþmasýndan önce bir anlýktýr. Bu çiftin toplam kütlesi Foton formunda enerjiye dönüþür. Bu yeni ve önceden görülmemiþ bir enerji kaynaðý gücü sunar.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
1961 yýlýnda uydu kaynaklý araçlar tarafýndan bir foton kuþaðý keþfedildi. Bu kuþaðýn gezegenimizden 400 ýþýk yýlý uzakta olduðu açýklandý. Astronom Jose Comas Sola yedi yýldýzlý Pleiades takýmý üzerinde özel bir çalýþma yaptý ve bir sistem oluþturduklarýný keþfetti, ki bizim güneþimiz ve daha pek çok yýldýz da bu sistemin parçalarýydýlar ve her biri kendi gezegensel sistemlerine sahipti. Güneþimiz bu sistem yörüngesini 24.000 yýlda tamamlýyor. Bu 24.000 yýl iki bölümde alýnýyor; 10.000 yýlý karanlýk (ya da Galaktik Gece), 2000 yýl ise Foton Kuþaðý'nýn ýþýðýnda geçirildiði sanýlýyor. Ve bazý bilim adamlarý tarafýndan, bulunduðumuz dönemin ýþýk bölgesine geçiþ olduðu tahmin edilmekte. Tahmin edildiðine göre böyle bir olay dünyanýn oluþumundan beri bir kez deneyimlendi ve bu tarihin de Atlantis devrine rastladýðý öne sürülüyor.
Foton Kuþaðý temel olarak 3 elementi içermekte. Ýlki, Null Zone (sýfýr bölgesi). Bu bölge, madde ve madde olmayan parçalarýn kuþaðýn proton parçalarýný oluþturmak için çarpýþtýklarý bölge. Burasý ayrýca Pleiades yýldýz sisteminin elektromanyetik alanlarýnýn etkisiz býrakýldýðý yer. Bu süreç, bilinçlilik seviyelerimizi deðiþtirecek ve evren yapýsýna farklý bir açýdan bakmamýzý saðlayacak. Diðer bölme ise foton ýrmaðý ile sýfýr bölgesinin (null zone) iç kenarý arasýnda olan akým alaný. Bu bölgeye geçiþle daha yüksek boyuta geçiþ imkanýna sahip olunacak.
2012'de Iþýk devrine geçiþ yapýlacaðý söyleniyor
Foton Kuþaðý, Dünya ile çarpýþmak üzere olan yoðun bir foton(ýþýk parçacýklarý) enerji bandý olarak rapor ediliyor. Ulaþtýðýnda 5 günlük bir karanlýk, elektriksizlik, yoðun ufo iniþleri, insanlýk için psiþik yeteneklerin ortaya çýkmasý, insan bedeninde oluþan deðiþimler (transformasyonlar) ve daha pek çok deðiþim beklenmekte. Þu anda karanlýk dönemin sonunda olduðumuz ve bu dönemin 2012'de son bularak 2000 yýllýk ýþýk devrine geçiþ yapýlacaðý söyleniyor. Yýldýz aktivasyonu güneþ sistemimizin Pleiades (Alcyone yýldýzý), Sirius, Arcturus, Orion ve Andromeda ile ayný sýraya dizilmesi ile baþlayacak. Yaþanýlacaðý tahmin edilen en büyük deneyim ise, bu kuþaða girildiðinde, þu anda bulunduðumuz 3. boyuttan 5. boyuta yükseleceðimiz. Bu sýçrayýþ elbette ki beraberinde bir çok farklýlýk ve mutasyonlar getirecek. Þimdiden deneyimlediðimiz olaylar da aslýnda bu sýçrayýþý doðrular nitelikte: ciddi iklim deðiþiklikleri, kýta transferleri, v.s. Ayrýca bu kuþaða girildiðinde bilinçlilik boyutlarýnýn her birine geçiþ imkanýna sahip olacaðýmýz tahmin ediliyor. Þu anda küresel bilinç deðiþiminin sonuçlarýný da birebir deneyimliyoruz aslýnda. Dünyayý kasýp kavuran savaþ ortamý, toplumlar arasý anlaþmazlýklar, politik sürtüþmeler ve olagelen olumsuzluklarýn da bu geçiþ döneminde, ya da null zoneda bulunmamýzdan dolayý olduðunu düþünebiliriz.
Bütün canlýlardaki deðiþim
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Yaþadýðýmýz bu dönem ve beklenen deðiþimler kutsal kitaplarda, mitolojide ve bilim adamlarý tarafýndan da ayrýntýlý þekilde incelenmiþti. Raporlara göre, Foton Kuþaðý'na girildiðinde, gökyüzü ateþ gibi gözükecek, ancak soðuk olacak. Bu deðiþim ve yansýmalar elbette ki içine girilen kuþaðýn etkileriyle birlikte ortaya çýkan kimyevi deðiþimler ve tranformasyonlarýn sonucunda kendilerini açýða çýkaracaklardýr. Kuþaða ilk önce güneþimizin girmesi halinde ani bir karanlýðýn olmasý da söz konusu, ki bu sürenin 110 saat kadar sürmesi tahmin ediliyor. Güneþsel radyasyon ve Foton Kuþaðý'nýn arasýndaki etkileþim gökyüzünün yýldýzlarla dolu gibi gözükmesine neden olacak. Dünya bu kuþaða girdikçe tüm moleküller uyarýlmýþ olacak ve atomlar mutasyona uðrayacaklar. Bu duruma baðlý olarak fiziksel yapýlarda (insanla birlikte hayvan ve bitki aleminde de) farklýlýklarýn meydana gelmesi bekleniyor tabii ki.
Null Zone ve Schumann Rezonansý
Bu kuþaða girmeden önce, yani bu zamanda, Null Zone (sýfýr bölgesi) denilen zaman deneyimlenmekte. Bu dönem boyunca sismik aktivite ve volkanik hareketlenme görülüyor. Ayrýca iklim deðiþiklikleri ve buna baðlý olarak þiddetli tayfunlar, fýrtýnalar ve hortumlar gözlemleniyor. Null Zone, bir baþka deyiþle, madde ve madde olmayan bütün partiküllerin yok edildiði yer. Oluþacaðý beklenen bu foton etkisi çok önemli, zira bize yeni bir enerji kaynaðý sunacak. Bu kaynak, doðal olarak fosil yakýtlara bir son verecek ve bunun sonucunda da tahmin edildiði üzere daha yaþanýlabilir bir dünya oluþturulmuþ olacak. Bu bölgeye geçiþin kanýtý olarak gösterilen en güçlü kaynak ise Schumann Rezonansý. Dünya'nýn kalp atýþý olarak nitelendirilen bu titreþim daha önceki zamanlarda 8.1 iken günümüzde 12.1'e yükselmiþ durumda, ve hýzla yükselmekte. 13.0 olduðunda ise Null Zoneun tamamlanmýþ olacaðý rapor ediliyor. Astrofiziksel hesaplamalara göre Foton Kuþaðý'na saatte 208.800 km hýzla gireceðiz. Kuþaðýn enerjisi fiziksel sonuçlarýn yanýnda eterik ve spiritüel anlamda da kendini gösterecek.
Bilimsel veriler, ciddi ve hýzlý bir deðiþim olduðuna iþaret ediyor
Rus bilim adamlarý tarafýndan açýklanan deðiþimler de galaksinin merkezinden gelen enerjinin varlýðýný teyit eder yönde. Dr.Alexey N.Dmitriev'in çalýþmasý gösteriyor ki gezegenlerin atmosferleri, gezegenlerin kendileriyle birlikte büyük bir hýzla deðiþim geçiriyor. Örneðin Mars atmosferi zamanla daha kalýnlaþýyor; Ay, kendi atmosferini oluþturmakta. Ya da bu tarz bir deðiþimi kendi gezegenimizde görebiliyoruz: atmosferdeki HO(hidroksit) oraný daha önce hiç ölçülmediði kadar fazla. Bu oran küresel ýsýnma, florkarbon emilimleri ya da bu tarz oluþumlar sonucu oluþmuyor; sadece kendilerini gösteriyorlar. Ýyonosfer tabakasýnda plazma jenerasyonu, magnetosferde magnetik fýrtýnalar, atmosferde ise siklonlar aracýlýðý ile enerji boþalýmlarý oluþumlarý gözlemleniyor. Daha önceden nadir rastlanan atmosferik yüksek enerji fenomenine artýk daha sýk ve yoðun rastlanmakta. Gaz-plazma zarfýnýn maddesel birleþimi de transforme olmaktadýr. Gezegenlerin manyetik alanlarý ya da parlaklýklarý da hýzla deðiþiyor, artýyor. Jüpiter, Venüs, Uranüs ve Neptün, bu sonuçlarýn alýndýðý gezegenlerden.
Rus Ulusal Bilim Akademisi Foton Kuþaðý üstüne çalýþmalar yapýyor
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Dünyamýzda eyleme geçmiþ olan transformasyonlar ise aþikar. Gün be gün artan sismik aktivasyon, volkanik hareketlenmeler ve diðer bir çok doðal felaketler elbette ki gözlerden kaçmýyor. Dr.Dmitriev'in belirttiði ve dikkat çektiði nokta ise bu çeþit bir deðiþimin dünyada daha önce 10.000 yýl önce görülmesi. Burada göze çarpan ve bazý topluluklar tarafýndan ortaya atýlan konu ise güneþ ile dünyanýn deðiþimleri arasýndaki baðlantý. Maalesef bu tarz konularda çoðu bilgi ifþa edilmiyor. Bu tarz araþtýrmalarýn yapýldýðý bir merkez de Sibirya'daki Rus Ulusal Bilim Akademisi. Burada yapýlan çalýþmalar sonucu edinilen bilgi ise þöyle: Þu anda Güneþ Sistemi'nde yaþanýlan enerjisel deðiþimin tek olasý sebebi farklý-daha yüksek olan bir enerji alanýna giriyor olmamýz olabilir. Ve bu yüksek enerjiye geçiþin sonucunda DNA spirallerinin kendileri de deðiþim geçirmekteler. Þimdiye kadar hayatýmýzda yer alan bilim araþtýrmalarý sonucu elde ettiðimiz bilgilerle ortaya çýkarýlan 2 sarmallý DNA yapýsý hýzla mutasyona uðramaktadýr. Bu sýçrayýþla da bu sarmalýn 2'den 12'ye çýkacaðý biliniyor. Bu enerji emiliminin Güneþ Sistemi'ndeki tüm maddelerin özünü deðiþtireceði bekleniyor, ki bir bir de deneyimliyoruz çevremizde.
Aslýnda tüm bunlar, hücresel ya da ruhsal boyutta olsun, bize pek yabancý deðil. Çevremizde her an deneyimlediðimiz olaylarýn dökümü sadece. Kainata dikkatlice baktýðýmýzda ve onu içsel sesimizle dinlediðimizde bunlardan farklý bir þey duymayacaðýmýz da aþikar. Hergün yaþadýðýmýz ve gün geçtikçe artan doðal felaketler, politik sürtüþmeler, savaþlar, içsel deðiþimler binlerce yýldýr beklenilen dönemin getirileri elbette. Bunlarýn hepsi asýrlardýr bekleniyordu; kutsal kitaplarda olsun, kadim medeniyetlerin yazýtlarýnda olsun her zaman karþýmýza çýktýlar. Þimdi ise bu deðiþime tanýk oluyoruz ve yeni dönemin getirdiði farklýlýklara yaþamlarýmýzý adapte etmeye hazýrlanýyoruz. Zira baþka seçeneðimiz de yok; ya deðiþimi kabul edecek ve bir olacaðýz, ya da eski enerji ile birlikte savrulmayý göze alacaðýz


Teþekkur:
Beðeni: 


Alýntý




Yer imleri