BRONÞ KÝSTÝ





Bronkojenik kist: Konjenital kistler çoðunlukla bronkojenik kistlerden oluþur. Anterior mediasten veya hilus çevresinde bulunurlar. Sýklýkla radyografi sýrasýnda insidental olarak saptanýr. Kistler gençlerde bronþial obstrüksiyona neden olabilir. *****larda ise bulgular kistin enfeksiyonu ile iliþkilidir. Genellikle sol akciðerde ve ilk dekadda saptanýr, her iki cinsiyette eþittir. Alýþýlmadýk diðer lokalizasyonlarda da olabilir. Periferal ve intrapulmoner bronkojenik kistler de bulunur ve cerrahi olarak enfeksiyon açýsýndan önem taþýrlar. Abse ve diðer edinilmiþ patolojilerden ayrýmý güçtür.



Kistler 10 cm çapa ulaþabilir. Hava yollarý ile iliþkisi yoktur. Trakeobronþial aðaca komþu olabilirler. Kist içeriði berraktýr, enfekte ise püy veya hemoraji olabilir. Respiratuar epitel ile döþelidir, bazen skuamoz ****plazi olabilir. Dunvarýnda seri kesitler ile kýkýrdak gösterilebilinir. Kist duvarýnda seromüsinoz glandlar ve fibromüsküler bað doku bulunur.




BRONÞEKTAZÝ: BRONÞ GENÝÞLEMESÝ





TANIM:



Akciðer parenkiminin enflamatuar hastalýklarýnýn erken taný ve tedavisi, iyileþen yaþam koþullarý ve artan bilinç düzeyi, bronþektazi prevalansýnýn azalmasýna yardýmcý olmuþtur. Tüberküloz sonrasý sekellerin insidansý da azalmýþtýr. Bununla birlikte yeterince tedavi edilmeyen çocukluk çaðý ve adolesan dönemi pnömonileri silindirik, sakküler ve kistik bronþektazinin geliþimine yol açabilir. Bu tür yapýsal deðiþiklikler, bakteri kolonizasyonu ve hatta oldukça dirençli patojenlerin yol açtýðý kronik infeksiyonu kolaylaþtýrabilir. Bunlar en yaygýn olarak Klebsiella pneumoniae, Proteus mirabilis, Escherichia coli'nin da arasýnda yer aldýðý gram negatif bakteriler, hatta oldukça sýk olarak Pseudomonas aeruginosa ve stafilokoklardýr. Haemophilus influenzae infeksiyonlarý sýk olarak antibiyotik tedavisini gerektirir; bu tedavi ise dirençli suþlarýn seleksiyonunu destekler. Yineleyen pnömoniye ek olarak, yaygýn bir þekilde bronþektaziye eðilim oluþturan durumlar arasýnda boðmacanýn þiddetli biçimi, rubella, tüberküloz, KOAH, hipogamagiobulinemi, bronþlarda yabancý cisim, aspirasyon, hatta selim tümörler yer almaktadýr.



Klinik Tablo:



Klinik olarak inatçý pünülan balgam üretimi, kronik pnömoni belirtileri, göðüs aðrýsý, yineleyen pnömoniyle karakterizedir, zaman zaman hemoptizi görülür. Ýnatçý balgam üretimi, zaman zaman oluþan hemoptizi ve tutulan alan üzerinde masif inspiratuvar ve ekspiratuvar krepitasyonlar karakteristik klinik semptomlardýr. Bu infeksiyonlar yýllarca klinik olarak sessiz kalabilirler, ancak hastalýk ilerledikçe uzun süreli pürülan ekspektorasyon ve hemoptizi belirginleþir. En küçük solunum yollarýnda oluþan kalýcý yapýsal harabiyete baðlý olarak, patolojik oskültasyon bulgularý, bronþektazideki birbirini izleyen infektif þiddetlenmeler arasýndan bile devam etme eðilimi gösterir. Kronik pürülan infeksiyonun sonucunda yaygýn hastalýkla birlikte parmaklarda çomaklaþma olabilir. Ýliþkili kronik kor pulmonale ile birlikte sekonder KOAH da geliþebilir. Bronþektazinin majör komplikasyonlarý arasýnda akciðer absesi, ampiyem, sepsis ve beyin absesi yer almaktadýr.



Tedavi:



Balgam örneklerinde rutin mikrobiyolojik analizlerin ve duyarlýlýk testlerinin yapýlmasý önerilmektedir. Daha önce belirtilen, çoðu kez dirençli olan gram negatif patojenlerin dýþýnda, infeksiyonlara kronik bronþitte olduðu gibi en yaygýn olarak Haemophilus influenzae ve Streptococcus pneumoniae neden olmaktadýr. Aspergillus türleri ender darak izole edilir. Yükselmiþ serum IgE düzeyleri veAspergillus'a spesifik yüksek IgE ve IgG düzeyleriyle birlikte merkezi bir bronþektazi paterni olduðunda, immünolojik bir yanýt olarak oluþan alerjik bronkopulmoner aspergillozdan kuþkulanýlabilir. Farmakolojik tedavi genellikle yeterli enflamasyon kontrolü saðladýðý için, günümüzde bronþektazinin cerrahi tedavisi nadiren gerekli olmaktadýr. Hemorajinin tekrarlanmasýna yol açabilen sekonder fungus infeksiyonunun ya da þiddetli hemoptizinin variiðýnda cerrahi rezeksiyon endikasyonu bulunmaktadýr. Hemoraji genellikle kanayan damarýn embolizasyonuyla ya da endobronþiyal tamponadla tedavi edilir. Postüral drenaj manevralarýna ek olarak beta 2 agonistler, mukolitik ajanlar ve antioksidanlar (N-asetilsistein), teofilin ve zaman zaman oksijen kullanýlabilir. Bronþektazideki komplikasyon geliþmemiþ bakteriyel þiddetlenmeler, kronik obstrüktif bronþitte olduðu gibi, yani amoksisilin ya da amoksisilin/klavulanik asit ile tedavi edilebilir. Diðer gram negatif etkenler izole edilmiþse ikinci ya da üçüncü kuþak sefalosporinler ve kinolonlar verilebilir. Kanýtlanmýþ pseudomonas infeksiyonu, ilk birkaç gün aminoglikozidlerle kombine olarak seftazidim ya da sefoperazon gibi antipsödomonas üçüncü kuþak sefalosporinlerle ya da yalnýzca imipenem/silastatinle tedavi için bir endikasyondur. Baþlangýçta parenteral yolla, iki ya da üç gün sonra oral yolla verilen siprofloksazin alternatif bir tedavi biçimidir. Hem kinolonlar hem de daha yeni kuþak sefalosporinler, harabiyet oluþmuþ bronþektazik dokuya bile mükemmel penetre olmaktadýrlar. Bronþektaziye yönelik antibiyotik tedavisi en az üç hafta, zaman zaman iki ay ve ender olarak bir yýl sürdürülmelidir. Son durumda periyodik mikrobiyolojik analizlerin ve duyarlýlýk testlerinin yapýlmasý önerilmektedir. Balgam analizinde stafilokoklar görüldüðünde, duyarlýlýk testlerine dayanarak. antistafilokoksik antibiyotiklerle tedavi endikedir.