Adanmýþ bir ruh, kimseye yüzsuyu dökmez![]()
Bilhassa imana ve Kur'an'a hizmet yolunda bulunan insanlar, mutlaka kendilerini iktisada alýþtýrmak zorundadýrlar. Aksi halde, itibarlarýný yitirme, güven kredilerini kaybetme ve davalarýna laf getirme ihtimalleriyle karþý karþýya kalýrlar. Oysa, itibar ve güven, hizmet erleri için en geçerli akçe ve en büyük sermayedir. Güvenilirliðini yitirmiþ bir mü'min, irþad vazifesini yaparken kendisine lazým olan bütün sermayesini kaybetmiþ demektir. Bundan dolayý, adanmýþ bir ruh, hiç kimseye el açmamalý, yüzsuyu dökmemeli ve vaktinde geri verme imkânýna sahip deðilse baþkalarýndan tek kuruþ almamalýdýr. Dava adamý yaþama zevki, hayat kaygýsý, rahat tutkusu, lüks arayýþý ve israf alýþkanlýðýndan fersah fersah uzak kalmalýdýr. O, süt gibi duru, su gibi berrak ve toprak gibi mütevazý halini ömür boyu korumalýdýr. Kendisinden öncekileri yiyip bitiren lüks, israf, debdebe ve ihtiþam onun evinden içeri girememeli, hele gönlüne yol bulamamalý ve ona hükmedememelidir. O, asla tavanlardaki boya, zeminlerdeki cilâ, masalardaki ibriþim ve yataklardaki atlaslarla kadr ü kýymetini yüceltme, giyim-kuþamla beyan ve düþüncelerine aðýrlýk kazandýrma, maddi debdebe ve ihtiþamla dünya meftunlarýna sempatik görünme peþinde olmamalý ve Ýslam'dan baþka vesile-i izzet aramak suretiyle maskara durumuna düþmemelidir. Unutulmamalýdýr ki, mü'minler þekil ve düþünce deðiþtirmekle, kýlýk-kýyafet ve hayat tarzý açýsýndan baþkalarýna benzemekle diðer kültürlerin temsilcilerine karþý asla þirin görünemezler; böyle yapmakla, sadece ruhlarýný ipotek etmiþ ve kalblerini de öldürmüþ olurlar. Davranýþlarýndaki oynaklýk, düþüncelerindeki renksizlik ve hayatlarýndaki fantezilerle baþkalarýnýn gönlüne gireceklerini ve onlarý kendi düþünce çizgilerine çekeceklerini zannedenler, farkýna varmadan yabancýlara iltihak etmeye ve onlarýn fikir atmosferleri içinde eriyip gitmeye mahkum zavallý kimselerdir. Ancak israf ve lüksten alabildiðine uzak duran, hep iktisat ve istiðna ruhuyla yaþayan ve izzeti, Din-i Mübin'e baðlýlýkta arayan mefkûre kahramanlarýdýr ki, ev yerine bir çadýrý da mesken tutsalar, her öðün kuru ekmekle de karýn doyursalar, üzerlerine elbise diye bir çuval da geçirmiþ olsalar, -Allah'ýn inayetiyle- baþkalarýna tesir edip kalb kapýlarýný açacak olanlar iþte onlardýr.


Teþekkur:
Beðeni: 


Bilhassa imana ve Kur'an'a hizmet yolunda bulunan insanlar, mutlaka kendilerini iktisada alýþtýrmak zorundadýrlar. Aksi halde, itibarlarýný yitirme, güven kredilerini kaybetme ve davalarýna laf getirme ihtimalleriyle karþý karþýya kalýrlar. Oysa, itibar ve güven, hizmet erleri için en geçerli akçe ve en büyük sermayedir. Güvenilirliðini yitirmiþ bir mü'min, irþad vazifesini yaparken kendisine lazým olan bütün sermayesini kaybetmiþ demektir. Bundan dolayý, adanmýþ bir ruh, hiç kimseye el açmamalý, yüzsuyu dökmemeli ve vaktinde geri verme imkânýna sahip deðilse baþkalarýndan tek kuruþ almamalýdýr. Dava adamý yaþama zevki, hayat kaygýsý, rahat tutkusu, lüks arayýþý ve israf alýþkanlýðýndan fersah fersah uzak kalmalýdýr. O, süt gibi duru, su gibi berrak ve toprak gibi mütevazý halini ömür boyu korumalýdýr. Kendisinden öncekileri yiyip bitiren lüks, israf, debdebe ve ihtiþam onun evinden içeri girememeli, hele gönlüne yol bulamamalý ve ona hükmedememelidir. O, asla tavanlardaki boya, zeminlerdeki cilâ, masalardaki ibriþim ve yataklardaki atlaslarla kadr ü kýymetini yüceltme, giyim-kuþamla beyan ve düþüncelerine aðýrlýk kazandýrma, maddi debdebe ve ihtiþamla dünya meftunlarýna sempatik görünme peþinde olmamalý ve Ýslam'dan baþka vesile-i izzet aramak suretiyle maskara durumuna düþmemelidir. Unutulmamalýdýr ki, mü'minler þekil ve düþünce deðiþtirmekle, kýlýk-kýyafet ve hayat tarzý açýsýndan baþkalarýna benzemekle diðer kültürlerin temsilcilerine karþý asla þirin görünemezler; böyle yapmakla, sadece ruhlarýný ipotek etmiþ ve kalblerini de öldürmüþ olurlar. Davranýþlarýndaki oynaklýk, düþüncelerindeki renksizlik ve hayatlarýndaki fantezilerle baþkalarýnýn gönlüne gireceklerini ve onlarý kendi düþünce çizgilerine çekeceklerini zannedenler, farkýna varmadan yabancýlara iltihak etmeye ve onlarýn fikir atmosferleri içinde eriyip gitmeye mahkum zavallý kimselerdir. Ancak israf ve lüksten alabildiðine uzak duran, hep iktisat ve istiðna ruhuyla yaþayan ve izzeti, Din-i Mübin'e baðlýlýkta arayan mefkûre kahramanlarýdýr ki, ev yerine bir çadýrý da mesken tutsalar, her öðün kuru ekmekle de karýn doyursalar, üzerlerine elbise diye bir çuval da geçirmiþ olsalar, -Allah'ýn inayetiyle- baþkalarýna tesir edip kalb kapýlarýný açacak olanlar iþte onlardýr.
Alýntý

Yer imleri