Dinî ve ilmî olarak Reenkarnasyon nedir?

Televizyoncularýn iþi seyircinin ilgisini çekip para kazanmak olduðu için verilen mesajýn zarar veya yararýný hesaba katmadan akýllarýna gelen konuyu iþliyorlar. Reenkarnasyon (insan öldükten sonra ruhunun bir baþka bedende yeniden dünya hayatýna dönmesi) konusu da bunlardan biri. Bugünlerde yine tartýþýldýðý için kýsaca dinî ve ilmî olarak Reenkarnasyon nedir sorusuna cevap vereceðim.

Bakara sûresinin 28. âyetinde insanlara "cansýz nesneler" (lafzî anlamýyla "ölüler") iken hayat verildiði, sonra yine öldürülüp tekrar diriltilecekleri bildirilmiþtir. "Ölüler iken diriltilme" ifadesi bazý kimselerin aklýna, ilk ölü olma halinden önce de bir hayatýn bulunmasý gerektiði düþüncesini getirmiþtir. Buradan da insanlarýn defalarca ölüp baþka bir bedende yeniden dünyaya geldikleri (Reenkarnasyon, tenâsüh) inancý ortaya çýkmýþtýr. Bu inancý, Kur'ân-ý Kerîm'den ve hadislerden çýkarmak ve delillendirmek mümkün deðildir. Çünkü bir baþka âyette "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin, biz de günahlarýmýz itiraf ettik, buradan çýkmanýn bir yolu yok mu dediler" buyurulumuþtur (Mü'min 40/11). "Kur'an âyetleri birbirini açýklar" kaidesinden hareket ederek 28. âyeti ele alýrsak bunu, "peþ peþe defalarca ölüp her defasýnda bir baþka bedende dünyaya gelme, dirilme" þeklinde anlamamýz tutarlý olmaz. 40/11. âyete göre "Ölmek de iki keredir, dirilmek de iki keredir." Ýki âyeti, ayný olayýn iki ayrý yönden açýklanmasý olarak aldýðýmýzda þu mâna ortaya çýkar: Ýnsanlar yaratýlmadan, doðmadan önce yokturlar ve bu bakýmdan ölü gibidirler, önce bu ölülere (yoklara) varlýk ve hayat verilmiþtir; "Bu, birinci diriltmedir." Sonra dünya hayatýný tamamlayanlar birinci ölümü tatmýþlardýr, bütün dünya insanlarýnýn ve dünyanýn ömürleri sona erip kýyamet kopunca yeryüzünde canlý kalmamýþtýr. Arkadan sûra üflenmiþ ve bütün insanlar yeniden diriltilmiþler, âhiret hayatýna baþlamýþlardýr; "Bu da ikinci diriltmedir". Özetleyecek olursak insanlar yok iken var edilmiþler, sonra dünyada bir kere ölmüþler, kýyametten sonra da ikinci kez hayata gelmiþlerdir; iki ölüm ve iki dirilme bundan ibarettir. Ýkinci âyete göre "Yaþayan insanýn iki kere ölmesi ve her iki ölümden sonra da birer kere dirilmesi gerekir, yukarýdaki açýklama buna tam olarak uygun düþmüyor" denilecek olursa; þöyle açýklama yapmak da mümkündür: Yaþayan insan eceli gelince ölmüþtür, kabirde dirilmiþtir, ilk sorgudan sonra tekrar ölmüþ ve kýyametten sonra tekrar dirilmiþtir. Yok iken yaratýlma ve can vermeye "ölü iken diriltme" demek mecazi olduðu için gerçek mânada (hakikat mânasýnda) iki kere ölme ve dirilme olayý da Mü'min sûresindeki âyette açýklanmýþ olmaktadýr. Ölmek ve dirilmekle ilgili âyetler nasýl yorumlanýrsa yorumlansýn, ölmenin iki ve dirilmenin de iki kereden ibaret olmasý sonucu deðiþmez. Bu vâka da Reenkarnasyon inancýna ters düþer, onun asýl olmadýðýný ortaya koyar.

Ayrýca birçok âyet ve hadisin açýkladýðý "insanýn yaratýlma amacý, dünya hayatýnýn sebebi ve hikmeti, ölümden sonra dirilerek dünyada hak edilene göre mükâfat veya ceza görme gerçeði, insan nefsinin terbiye edilerek kâmil insanýn olgun nefsi haline gelebilmesi için gösterilen yollar ve çareler...", yeniden bedenlenme inancýnýn Ýslâm'a aykýrý olduðunun kesin kanýtlardýr.

Yeniden bedenlenmenin aklî ve ilmî hiçbir delili yoktur. Dünyada yaþayan 6 milyar insanýn, daha önce gelip bir baþka bedende yaþadýklarýna dair bir bilgi ve þuurlar mevcut deðildir. Bu kesin gerçekler karþýsýnda bazý insanlarýn hipnoz veya telkin altýnda, geçmiþlerine aitmiþ gibi bazý bilgiler vermelerinin baþka açýklamalar olmalýdýr; nitekim kolektif þuur, rüya benzeri görüntüler, cinlerle temas, hâfýzanýn oyunlarý gibi nazariyelerle bu tür açýklamalar yapýlmaktadýr. Dün akþam (13-7-2003) bir tv tartýþmasýnda, branþý týp veya parapsikoloji olmayan ama herþeyden dem vuran bir ilahiyatçý bir çeþit Reenkarnasyonu, hem de Kur'an'a dayanarak savunurken bunu bilimin de kabul ettiðini söylemiþ, arkasýndan konuþan iki uzman ise bu iddiayý yanlýþlamýþ, reenkarnasyonun bir çeþit hastalýk olduðunu, kiþilik karýþmasýnýn ortaya çýktýðýný ve her gün birçok reenkarne olmuþ "hastayý" tedavi ettiklerini ifade etmiþlerdir.

Ýstanbul Üniversitesi Týp Fakültesi'nde Uzman psikiyatrist Dr. Ýlhan Yargýç da bir makalesinde þunu söylemektedir. "Hipnoz altýnda hiçbir yönlendirme olmaksýzýn ya da uyanýrken kendiliðinden ortaya çýkan kimlik deðiþiklikleri yani kiþinin kendisini farklý birisi olarak tanýtmasý dissosiyatif bozukluk adý verilen psikiyatrik rahatsýzlýðýn belirtisidir. Bu hastalýðýn en þiddetli biçimine çoðul kiþilik (dissosiyatif kimlik bozukluðu) denilir ve hasta farklý zamanlarda farklý kimliklere bürünür, bu kimlikler birbirinden kýsmen habersizdir."





Kaynak: H.KARAMAN