Araþtýrmacý yazarlarýn örneði ( KUDVE ), Ýlmi ile amel eden Alimlerin kaynaðý, Muhaddis Ýmam, takva sahibi, zahid, faziletli, abid, yüksek mevhibeler sahibi, vakarlý ALÝM ÞEYH Ebu Abdurrahman ABDULLAH bin Muhammed bin Yusuf bin Abdullah bin Cami el-Herari (1) eþ-Þeybi (2) el-Abderi (3) el-HABEÞÝ Hicri 1339, Miladi 1920 yýlýnda Somali'nin Herar þehrinde doðdu.



Yetiþmesi:



ilmi ve Ýlim ehlini seven babasýnýn mütevazi evinde yedi yaþýnda iken saðlam bir þekilde Tecvid kaideleri ile birlikte Kur'an'ý Kerim'i ezberledi. Babasý ona beldesinde Fýkýh alanýnda meþhur olan " el-Muhtasar us-Saðir " ve " el-Mukaddimet ul-Hadramiye " adlý kitaplarý okuttu. Sonra kendisini Ýlme adadý ve deðiþik alanlardaki muhtelif kitaplarýn metinlerini ezberledi. Daha sonra Hadis Ýlmine aðýrlýk verdi, Kütübi Sitte ve diðer bazý hadis kitaplarýný senetleri ile beraber ezberledi. Hatta þöyle ki ; onsekiz yaþýna gelmeden Fetva vermesine ve Hadis rivayet etmesine icazet verildi.



Beldesindeki ve civar bölgelerdeki alimler ile yetinmedi, Ýlim talep etmek için ve onu ehlinden öðrenmek için Habeþistan ve Somali'nin bucaklarýný dolaþarak meþakkatler ve zorluklara katlanarak bir çok yolculuklar yaptý. Ancak o, bu zorluklarý ve meþakkatleri önemsemiyordu. Nerede bir Alim duyar ise hemen onun ilminden istifade etmek için oraya sefer düzenliyordu. Ýþte bu Selef üs-Salih'in ( ÜMMETiN SALÝH ÖNCÜLERiNÝN) yoluydu.



Keskin zekasý ve üstün hafýzasý Þafii fýkhý, Usul'ü Fýkýh ve fýkýhta ihtilaf yollarý alanlarýnda derinlemesine çalýþmalar yaptý. Ayný þekilde Maliki, Hanefi ve Hanbeli Fýkhýnda da derinleþti. Hatta parmakla iþaret edilen ve Habeþistan ile Somali'nin çeþitli yörelerinden kendisine yönelinen birisi haline geldi. Böylece Somali'nin genel Müftü'sü iIan edildi.



Habeþistan ve Somali bölgesinde hadis ravilerinin hayatlarý, senet ilmi, metinlerin ezberlenmesi, tefsir, hadis, lugat, feraiz ve benzeri ilimlerde olan derin bilgisi ile akranlarýna karþý hayli mesafe kaydetti.



Hatta islam'i ilimlerden hiçbir ilmi terk etmedi, hepsini okumaya devam etti ve okuduðu ilimde söz sahibi olup talebelerine öðretmeye devam etmektedir.



( 1 ) Herar Orta Afrika civarlarýnda kuzeyden Somali Cumhuriyeti ile batýdan Habeþistan,

güneyden Kenya, kuzey doðudan Cubuti Cumhuriyeti ile sýnýf olan bir bölgedir. Hicri i 304 Miladi 1887 yýlýnda Somali iþgal edildi ve beþ bölgeye ayrýldý. Somali'nin bu beþ bölgesinden batý yakasýnda kalan bölgeye denir.



( 2 ) Eþ-Þeybi : Kureyþ'in Abd ür-dar kolundan Þeybe oðullarý diye bilinen kabile ismidir. Kabe'nin örtüsünün bakým ve onarým iþlerini Üzerine alan ve günümüze kadar" Þeybe oðullarý " diye bilinen kabiledir. Abd üd-dar'ýn babasý Kabe'nin anahtarlarýný Ebu Gabþan el-Huzai'den satýn almýþ ve Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhivesellem'de bu azametli görevi onlara vermiþtir. Bakýnýz: Sebaik uz-zeheb sayfa 68,



( 3 ) EI- Abderi: Hazreti Peygamber Aleylýisselam'ýn dördüncü göbekten Ceddi olan Kusay bin Kilab'ýn kolundan Abd üd-dar oðullarýna nisbet edilen kabile ismidir.



Sonra.bu yüzyýlýn son çeyrek asrýnda Kudüs'e yerleþti. Oradan tekrar Þam'a döndü. Þam ulemasý, özellikle muhaddisleri Þeyh Bedrüddin el-Haseni'nin vefatýndan sonra onu büyük bir coþku ile karþýladýlar. Þam, Beyrut, Humus, Hama, Halep ve benzeri þehirleri dolaþtý. Sonra Kimyeriyye semtindeki Kattat Üniversitesine yerleþti ve þöhreti buradan yayýlmaya baþladý.



Talebelerinin içinde kendisinden yaþça daha büyük olanlar bile vardýr. Böylece öðrencilik ile öðretmenliði bir arada yürüttü. Þam ulemasý talebeleri ile birlikte ona gidip gelmeye baþladý. Ondan istifade ettiler, onun faziletini gördüler ve ilmini takdir ettiler. Böylece Þam diyarýnda" Þeyh Bedrüddin el-Haseni'nin Halifesi" Þam diyarýnýn Muhaddisi lakaplarý ile tanýndý.



Hicri 1370 Miladi 1950 yýlýnda Beyrut'a geldi. Onu Beyrut'un büyük alimlerinden Þeyh Kadý Muhyiddin el-Acuz , Þeyh Muhammed eþ-Þerif, el-Bastal Foka camisi'nin imamý Þeyh Abdulvahhab el-Botari, Burcu Ebi Haydar camisi'nin imamý ve müezzini Þeyh Ahmet Ýskenderani gibi alimler karþýlayýp misafir ettiler. Onun maneviyatýndan feyz alýp ilminden istifade ettiler. Sonra Beyrut'un önemli simalarýnýn evinde toplandýðý Þeyh Tevfik el-Hiberi Rahmetullahi Aleyh ile tanýþtý. Þeyh Abdurrahman el-Meczub ile görüþüp ondan istifade etti. Eski Fetva dairesi baþkaný Þeyh Muhtar el-Alayali ile tanýþtý. Þeyh Alayali onun faziletini ve ilminin geniþliðini takdir etti. Ona Beyrut'da Fetva dairesinin kefaleti altýnda bizzat kendi el yazýsý ile oturma izni saðladý. Böylece Þeyh Abdullah el-Harari'ye Beyrut mescidlerinde ilmi halkalar düzenleme yolu açýlmýþ oldu.



Hicri 1389 Miladi 1969 yýlýnda Ezher Üniversitesinin Lübnan'daki müdürünün talebi üzerine Ezher Üniversitesinin öðrencilerine Akide dersleri vermeye baþladý. Hayatý boyu almýþ olduðu bütün ilimIeri insanlara öðretmeye devam etmektedir.



Bir çok ulema ondan övgü ile bahsetmiþtir. Bunlardan bazýlarý þunlardýr:

Suriye'nin kuzey bölgesinden Þeyh Ýzzeddin el-Haznevi eþ-Þafii en-Nakþibendi.

Þam'daki meþhur Emevi camisi'nin müdürü Þeyh Abdürrezzak el-Halebi

Þeyh Ebu Süleyman ez-Zebibi

Prof. Dr. Said Ramazan el-Buti'nin babasý Molla Ramazan el-Buti

Suriye müftüsü Eb ül- Yüsr Abidin Þeyh Abdulkerim er-Rufai

Þeyh Nuh (Ürdün ulemasindan) Þeyh Said Tanatýr ed-Dýmeþki

Þeyh Ahmed el-Husari

Þeyh Abdullah Sirac el-Halebi

Þeyh Muhammed Murat el-Halebi

Halep Fetva dairesi müdürü Þeyh Suhayb er-Rumi

Humus Kurra'larýnýn hocasý Þeyh Abdülaziz Uyun us-Sud - Þeyh Eb us-Suud el-Humsi

Þeyh Fayez ed-Deyritani (Yedi Kýraat'ý Þam'da toplayan Alim)

Þeyh Abdulvahhab Dubs

Suriye'deki Kurra'larin hocasý Prof. EI-Halvani

Salih Veli Þeyh Ahmet el-Harun ed-Dýmeþki

Þeyh Tahir el-***ali el-Humsi

Þeyh Salah Kiyvan ed-Dýmeþki ve diðerleri. Allah Teala hepsinin ilmi ile bizleri faydalandýrsm.



Ayný þekilde ondan övgü ile söz eden bazý alimler þunlardýr:



Yaktinin Nakþibendi Þeyhi Osman Sýraceddin ; aralarýnda ilmi ve kardeþlik mektuplaþmalarý meydana gelmiþtir.



Baðdat'taki "EI-Hadrat ül-***laniyye " camisinde va iz hoca olan Þeyh Abdülkerün el-Beyari

Þeyh Mehmet Zahit Kotku Ýslambuli ( Ýstanbullu)

Türklerin meþhur þeyhlerinden, o diyarýn ilmi ile amel eden alimlerinden Þeyh [Mahmut el-Hanefi (Mahmut Efendi)

Fas diyarýnýn hadisçilerinden Þeyh Abdullah ve Abdülaziz el-Gammarý

Hint yarým adasýnýn Muhaddislerinden Þeyh Habiburrahman el-Azami, bir çok defa kendisi ile görüþtü ve misafýrleri oldu.



Ýlim talebinde bulunduðu ÞahsiyetIer :



Þafil fýkhý, Fýkýh Usulü ve Nahiv Ýlmini Þeyh Muhammed Abdusselam el-Hararý, Þeyh Muhammed Ömer Cami el-Harari, Þeyh Muhammed Reþad el-Habeþi. Þeyh Ýbrahim Eb ul-Gays el-Harari, Þeyh Yunus el-Habeþi ve Þeyh Muhammed Sirac el-Ceberti gibi Alimlerden aldý ve onlardan "Elfiyet üz-zübt", "Et-Tenbih", "EI-Minhac", "Elfiyetü ibni Malik" ve Þirazi'nin "EI-Luma" gibi eserlerini okudu. Özellikle arapçayý ve lugat ilimlerini Þeyh Salih Ahmed el-Basir ve Þeyh Ahmed bin Muhammed el-Habeþi gibi alimlerden aldý.



Üç mezheb fýkh'ýnýve usulünü Þeyh Muhammed el-Arabi el-Fasi ve Þeyh Abdurrahman el-Habeþiye okuyarak arz etti.



Tefsir ilmini memleketi Cumma' da Þeyh Þerif el-Habeþi' den okudu.



Hadis ilmi ve usulünü bir çok deðerli alimden aldý. Bunlarýn bazýlarýný þöyle sýralayabiliriz. Þeyh Ebu Bekir Muhammed el-Sirac el-Ceberti ( Habeþistan müftüsü) Þeyh Abdurrahman Abdullah el-Habeþi. Mescid-i Haram (Kabe)'deki Kurralarýn (Kur'an okuyucularý) hocasý Salih Muhaddis Ahmed Abdulmuttalip el-Habeþi'nin (4) ders halkalarýna katýldý. Ondan ondört Kýraatý okudu.



Buna ilave olarak hadis dersleri aldý ve bir çok hadis kitabýný ona okuyarak arz etti. Böylece ondan icazet almaya nail oldu. Daha sonra Þam'a hicret ettiði zaman Þam ulemasýndan yedi Kýraatý da iyi bilen Þeyh Mahmud Fayiz ed-Dir'ataný'den dersler aldý.



Sonra Mekke'yi vatan edindi Þeyh Seyyid Alevi el-Maliki ve Þeyh Emin el-Ketbi gibi Mekke ulemasý ile tanýþtý. Þeyh Muhammed el-Arabi et-Tebbani'nin ilim meclislerinde hazýr bulundu. Þeyh Abdulðafur el-Afgani en-Nakþibendi ile irtibata geçti ve ondan Nakþibendi Tarikatýnýn derslerini aldý. Rufai Tarikatýnda Ýcazeti Þeyh Abdurrahman es-Sebsebi el-Hamevi ve Þeyh Tahir el-***ali el-Humsi'den aldý. Allah Teala onlarýn cümlesine Rahmet eylesin,



Daha sonra Medine'ye göç etti ve Medine ulemasýndan istifade etti.



Þeyh Muhammed bin Ali es-Sýddýk el-Bekri el-Hindi el-Hanefi'den hadis dersleri aldý ve icazetini kazandý. Sonra yazma eserleri incelemek, araþtýrmak ve tedkik etmek üzere Arif Hikmet ve Mahmudiye kütüphanesine devam etti. Böylece Medine'de bir yýl kaldý. Muhaddis Þeyh Abdülkadir Çelebi'nin ve onun talebesi Þeyh Ýbrahim el-Hateni ile görüþtü. Ýcazet aldýðý kimselerin sayýsý ise burada zikrettiklerimizden çok daha fazladýr.



Eserleri:



Ýnsanlarýn akidesini düzeltme gayretleri, küfür ehliyle mücadele, heva ve bidat ehlinin fitnelerini söndürýne çalýþmalarý onu telif ve tasniften ( kitap yazmaktan) alýkoydu. Ancak buna raðmen geriye birçok deðerli eserler býraktý.



Bunlarý þöyle sýralayabiliriz



(1) Þerhu Elfiyet ül-Iraki (Hadis usulune dair)

(2) Kasidetün fi Ýtikat ( Ýtikata dair altmýþ beyitten oluþan manzum bir eser)

(3) Es-Sýrat ül-Mustekým,elinizdeki kitap (Akaide dair basýldý)

(4) Ed-Delil ül-Kavim Ala es-Sýrat ül-Mustekým (Akaide dair basýldý)

(5) Muhtasar Abdullah el-Herari el-Kafi bi ilm id-Din ed-Daruri (basýldý) (6) Buðyet üt- Talip li Ma' rifet il-Ýlmiddin el- Vacip (basýldý)

(7) Et-Teakkub ul-Hasis Ala men Taane fi ma Sahha min el-Hadis (el-Albani'ye bir reddiyedir. Hadis tashihi'ne dair basýlmýþ bir eserdir. Þeyh Abdullah el-Gammari, bu kitap için" kuvvetli güzel bir reddiyedir" demiþtir)

(8) Nusret ut-Teakkub ul-Hasis Ala men Taane fi ma Sahha min el-Hadis (basýldý)

(9) Mevlid-i Þerif (basýldý)

(10) Þerhu Akidet ün-Nesefiyye (basýldý)

(11) Þerhu Akidet üt-Tahaviyye (basýldý)

(12) Þerhu Elfiyet üz-Zübd (Þafil fýkhýna dair)

(13) Þerhu Metni Ebi Þuca (Þafil fýkhýna dair)

(14) Þerh us-Sýrat ul-Mustekým (basýldý)

(15) Þerhu Metn il-Uþmaviyye (Maliki fýkhýna dair)

(16) Þerhu Mütemmimet ül-Ecrumiyye (Nahiv ilmine dair)

(17) Þerh ul-Beykuniyye (Hadis usulüne dair)

(18) Sarih ul-Beyan fi Reddi Ala men Halef el-Kur'an (basýldý)

(19) EI- Makalat üs-Sünniyye fi Keþfi Dalalat ül-Ahmet ibni Teymiyye (basýldý)

(20) Kitab üd-Dürr un-Nadid fi Ahkam it-Tecvid (basýldý)



Þahsiyeti :



Þeyh Abdullah el-Herari, Allah Celle Celaluhu'dan çok korkan, mütevazi, ibadetlerine düþkün, Allah Teala'yý çok zikreden, ayný anda ilim ve zikir ile meþgul olan Zahid bir kiþiliðe sahiptir. Onun zikir, okuma, tedris, vaaz ya da irþad ile meþgul olmadýðý bir an bile göremezsiniz. Allah'ý tanýyan Kur'an ve Sünnet'e baðlý, keskin zekalý, delili ve hucceti kuvvetli, meseleleri yerli yerince deðerlendiren hikmet sahibi bir kimsedir. Þeriat'a muhalefet edene þiddetli bir þekilde karþý çýkar, Emri bil Ma'ruf ve Nehyi an il-Munker (iyiliði emretme, kötülükten men etme) meselesinde yüksek himmetlere sahiptir. Hatta Bidat ve Delalet ehli ona haset edip kin baðladý. Ancak Allah Teala iman eden salih kullarýný müdafaa eder.



Bir ilim hakkýnda konuþtuðu zaman onu dinleyenler, o ilmin önemli noktalarýný ve temel kaidelerini mükemmel bir þekilde özetlediðine hayran kalýrlar ve hayranlýklarýný gizleyemezler. Ayný zamanda kendisine birisi, bildiði bir ilim hakkýnda bir þey söylediði zaman o kimseden istifade etmek için o ilmi hiç bilmiyormuþ gibi o kiþiyi dinler, týpký þairin dediði gibi;



" Onu, kulaðý ve kalbi ile, sözü dinlediðini görürsün, Halbuki O, osözü çok daha iyi bildiði halde! .. "



Ýþte bu özetlemeye çalýþtýðýmýz müellifýn hayatýdýr. Þayet geniþ çaplý anlatmaya kalksaydýk sayfalar dar gelir kalemler tükenirdi. Ancak zikrettiðimiz þeyler zikretmediklerimizin bir göstergesidir.



( *) Sultan 2. Abdülhamit döneminde Sadrazamýn fermaný ile Mescid-ý Haram'ýn imamlýðýna tayin edilen Habeþistan 'lý alim.