Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
3 sonuçtan 1 ile 3 arasý

Konu: GÖgÜs KanserÝ

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart GÖgÜs KanserÝ

    LOBÜLLERÝ YA DA SÜT KANALLARINI OLUÞTURAN HÜCRELERÝN KONTROLSÜZ ÇOÐALMASIYLA GELÝÞÝR VE KADINLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜDÜR. KADINLARDA KANSERE BAÐLI ÖLÜMLERDE ÝSE AKCÝÐER KANSERÝNDEN SONRA ÝKÝNCÝ SIRADADIR.


    Meme kanseri gerçekten de yýllardan beri kadýnlarýn korkulu rüyasý olmuþtur ve olmaya da devam edecektir. Çünkü dünyada yapýlan istatistikler meme kanserinin ne kadar vahim boyutlarda fazla olduðunu göstermektedir. Meme kanseri kadýnlarýn en sýk görülen tümörlerinden bir tanesidir.


    MEME KANSERÝ BÝRÇOK ÜLKEDE KADINLARIN EN KORKULU SAÐLIK SORUNU OLMA ÖZELLÝÐÝNÝ TAÞIMAKTADIR. GÜNÜMÜZDE ABD'DE 8 KADINDAN BÝRÝ AVRUPA ÜLKELERÝNDE 10 KADINDAN BÝRÝ MEME KANSERÝNE YAKALANMAKTADIR.


    Türkiye’de bu konuda yeterli istatistikler yok. Fakat Avrupa Birliði'nde yapýlan istatistiklerde Ýtalya’yla örnek aldýðýmýzda Türkiye’de her sene 30.000 kadýnýn meme kanseri olacaðý istatistikleri doðmaktadýr. Dünyada her 11 dakikada bir kadýn meme kanseri nedeniyle ölmektedir, her 3 dakikada bir kadýn meme kanseri nedeniyle bugün kliniklerde teþhis konulmaktadýr.


    BAZI ÖZELLÝKLERÝ TAÞIYAN KADINLARDA MEME KANSERÝ DAHA SIK GÖRÜLMEKTEDÝR. BU ÖZELLÝKLERE RÝSK FAKTÖRLERÝ DENÝR. BU RÝSK FAKTÖRLERÝNÝ TAÞIYAN KÝÞÝLERÝN MUTLAKA MEME KANSERÝNE YAKALANACAKLARI SÖYLENEMEZ. SADECE BU FAKTÖRLERÝ TAÞIMAYANLARA GÖRE DAHA FAZLA MEME KANSERÝNE YAKALANMA OLASILIKLARI VARDIR.


    En önemli risk faktörünün yaþ olduðunu görüyoruz. Meme kanseri yaþla ilerleyen bir hastalýktýr. 40 yaþýndan sonra risk artmaya baþlar 55 yaþlarýnda bir pik yapar. En sýk görülen yaþ 55-60 yaþ arasýndadýr. Yine diðer bir risk faktörü yakýn akrabalarýnda özellikle kýz kardeþinde, annesinde meme kanseri görülenlerde bu risk 3-4 misli daha fazla artmýþtýr. Daha önce yine bir memesinde meme kanseri görülen kiþilerde diðer memede meme kanseri görülme riski de 4 misli daha fazladýr. Hiç doðum yapmamýþ olmak, hiç emzirmemiþ olmak yine meme kanseri riskini artýrmaktadýr. Bir kadýn ne kadar çok östrojen hormonuna maruz kalýr ise, o kadar meme kanseri riski yine artmaktadýr. Nedir östrojen hormonuna maruz kalmak, âdetini erken görmek veya geç menopoza girmek. Yani ne kadar siklus sayýsý artarsa o kadar meme kanserine daha yatkýnlýðý artar. Özellikle doymuþ yaðlardan fazla beslenmek, menopoz döneminde aþýrý kilo almak, doðum kontrol hapý kullanmak. Aslýnda doðum kontrol hapý çok tartýþmalý bir konu, birçok müellif buna katýlmasa da yine de doðum kontrol hapý kullananlarda biraz daha sýk görüldüðü bazý yayýnlarda belirtiliyor. Yine östrojen hormon tedavisi görmek -ki en çok menopozal kadýnlarda- menopoz þikâyetlerinin ortadan kaldýrýlmasý için jinekologlarýn kullandýðý östrojen destek tedavileri de yine meme kanseri riskini 2 ile 3 misli arasýnda artýrýyor. Ama bir þeyi burada vurgulamak istiyorum, bunlar risk faktörleridir. Bunlar kanser yapýcý nedenler deðildir. Bunlarý kullananlarda kanser biraz daha fazla görülüyor. Dolayýsýyla zaten bir korkulu rüya olan meme kanserinde bayanlarý da bu þekilde korkutmak istemiyoruz. Ama bunlarýn risk faktörü olduðunu da bilmelerinde fayda var.


    ÞÝÞMANLIÐIN AZALTILMASI, ALKOLDEN UZAK DURMA, DÜZENLÝ EGZERSÝZ, SEBZE VE MEYVENÝN BOL TÜKETÝLMESÝ GÝBÝ BASÝT ÖNLEMLER ÝLE MEME KANSERÝ RÝSKÝ %30-40 ORANINDA AZALTILABÝLMEKTEDÝR.


    Maalesef bugün meme kanserini %100 önlemek mümkün deðildir. Ama bazý önlemler alarak meme kanseri riskini azaltabiliriz. Bunlar bizim yapabileceðimiz dengeli beslenmek, yaðlardan az beslenmek, sebze aðýrlýklý, C vitamininden zengin, anti-oksidanlar içeren besinlerle beslenmek, stresi mümkün mertebe azaltmak, spor yapmak, emzirmek. Bunlar sayesinde meme kanseri %30-40 oranýnda azalýr.


    MEME KANSERÝ ÝLK ORTAYA ÇIKTIÐINDA HERHANGÝ BÝR BELÝRTÝSÝ OLMAYABÝLÝR. ÖRNEÐÝN MEME KANSERÝ ERKEN DÖNEMDE AÐRIYA YOL AÇMAMAKTADIR. KANSER ÝLERLEDÝKÇE VE KÝTLE BÜYÜDÜKÇE BELÝRTÝLER ORTAYA ÇIKAR.


    Meme kanserinin belirtisinde ilk göze çarpan bulgu memede kitle. Bu kitle genellikle aðrýsýz, sert, birden bire ortaya çýkmýþ, alttaki dokulara ve yahut da cilde kýsmen fikse dediðimiz sabitlenmiþ, düzensiz bir kitledir bu. Memede görülen kitlelerin genelde %3-4’ü ancak biz kanser olarak rastlýyoruz. Fakat hastalara özellikle belirtiyoruz, eðer aðrýsýz, sert, yeni çýkmýþ bir kitleyle karþýlaþýrsanýz mutlaka bir an önce doktora görünün. Çünkü kitle, gerçekten önemli bir bulgu. Yine bir diðer belirti meme cildindeki deðiþiklikler. Memenin kýzarýk, ödemli, noktasal çekilmeler gösterir portakal kabuðu manzarasý almasý, damarlanmalarýn artmasý, morarma gibi belirtiler yine meme kanserin öncü belirtilerinden bir tanesi olabilir. Her iki meme az da olsa simetriktir. Memelerde asimetri meydana gelmesi, birinin diðerine nazaran daha farklý bir þekilde geliþmesi yine meme kanserinin belirtilerindendir. Meme baþýnda tekrar asimetri meydana gelmesi, yukarý kaymasý, çöküntü meydana gelmesi bunlar da meme kanseri belirtilerinden bir tanesidir. Keza meme baþýndan akýntý olmasý, koltuk altýnda kitle tespiti, meme kanseri belirtilerindendir. Aðrý pek olmaz denir meme kanserinde, nispeten doðrudur bu, fakat vakalarýn %10’nda çok sýzý þeklinde, sancý þeklinde bazen aðrý da görülebilir


    ERKEN TEÞHÝS ÝÇÝN HER KADININ AYIN BELÝRLÝ BÝR GÜNÜ KENDÝSÝNÝ MUAYENE ETMESÝ GEREKÝR. EÐER HALA REGL OLUYORSANIZ, ADET PERÝYODUNDAN BÝR KAÇ GÜN SONRA KONTROLÜ YAPMALISINIZ. EÐER MENOPOZA GÝRDÝYSENÝZ HER AY BELLÝ ZAMANLARDA KONTROLÜ YAPABÝLÝRSÝNÝZ. HER AY DÜZENLÝ OLARAK KENDÝSÝNÝ MUAYENE EDEN BÝR KADIN, MEMESÝNDE ORTAYA ÇIKAN BÝR KÝTLEYÝ ÇOK DAHA ERKEN FARK EDER.


    Meme muayenesi ilk önce görsel olarak yapýlýr, ayna karþýsýnda yapýlýr ve þahýs her iki memesinin de simetrisini kontrol eder. Meme baþýnda herhangi bir çekilme, kýzarma, renk deðiþikliði, þiþlik olup olmadýðýný görür. Görsel olarak hiçbir þey bulunmadýktan sonra, sol kol yukarýya doðru kalkar, sað elin içiyle, dairesel hareketlerle meme baþýndan baþlayarak bütün memeyi kaplayan bir þekilde ki biz sabun ve ýslak bir temasýn daha etkili olabileceðini düþünüyoruz. Bu þekilde dairesel hareketlerle memesinde bir þey var mý yok mu, eline bir þey geliyor mu diye kontrol eder. Ayný þekilde sað elini yukarýya kaldýrarak yine sol memesini bu þekilde dairesel hareketlerle kontrol eder, meme baþýnda bir akýntý olup olmadýðýný kontrol eder, koltuk altlarýný keza bu muayene esnasýnda kontrol eder. Bunu her ay yaparsa, geliþmeleri çok yakinen ve bir an önce saptamýþ olur.


    SON YILLARDA MEME KANSERÝ TEDAVÝSÝNDE OLDUKÇA ÖNEMLÝ GELÝÞMELER OLMUÞTUR. HASTALIK NE KADAR ERKEN SAFHADA SAPTANIRSA, TEDAVÝ OLANAÐI VE SEÇENEÐÝ O KADAR FAZLA OLMAKTADIR.


    Çok sevindirici bir þey var ki, meme kanserini biz %100’e varan oranlarda tedavi edebiliyoruz. Bunu etmemizdeki neden de, birincisi dubling time dediðimiz, tümörün kendisini ikiye katlama zamaný meme kanserinde çok çok yavaþ. Bu þu demek, 1 cm.’lik bir tümörün 2 cm. olmasý için geçen zaman yaklaþýk 2 yýl. Baþka bir deyiþle, 1 cm.’lik bir meme kanseri yakaladýðýn zaman, bunun en az 2-3 yýllýk bir geçmiþi var. Dolayýsýyla bayanlarýn bu dönem içinde yaptýracaklarý bir mamografi, evresi ne olursa olsun 2 cm.’in altýndaysa biz bunlarý %100’e varan oranlarda tedavi edebiliyoruz. Tedavi meme kanserinde bir ekip iþi, bu ekipte; genel cerrahi, patolog, onkolog, radyasyon onkoloðu, radyolog, fizik tedavici gibi birçok branþýn olduðu, multidisipliner bir yaklaþýmla yapýlýyor.


    HASTALIK ERKEN EVRELERDEYKEN AMELÝYATLA TÜMÖRÜN ÇIKARILMASI MÜMKÜNDÜR. AMELÝYATI TAKÝBEN HASTA, YAÞI, MENOPOZAL DURUMU, GENEL DURUMU VE PATOLOJÝ RAPORUNDAKÝ ÖZELLÝKLERÝNE GÖRE, KEMOTERAPÝ, RADYOTERAPÝ VEYA HORMON TEDAVÝSÝ SEÇENEKLERÝNDEN BÝR YA DA BÝRKAÇINI ALIR.


    Ýki gruba ayrýlmýþ meme kanseri ameliyatlarý, bunlardan bir tanesi meme koruyucu ameliyatlar, diðeri memeyi almayla yapýlan ameliyatlar. Meme koruyucu ameliyatlar sol lüp tümörünün çýkartýlmasý ve yahut da tümörün bulunduðu bölgenin çýkarýlmasý diye kabaca ikiye ayrýlabilir. Cerrahi tedaviden sonra, hastanýn çýkacak patoloji piyesindeki patoloji sonucuna göre, kemoterapi ve yahut da o bölgeye uygulanan radyoterapi yapýlabiliyor. Kemoterapi, bildiðiniz gibi tümör hücreleri üzerine sensitiv, onlarý yok eden bir takým ilaçlar. Patoloji sonucuna göre demin de söylediðim gibi koltuk altýndan çýkan pozitif lenf sayýsýna göre bir takým protokoller vardýr, bu protokoller dahilinde ya hasta hiçbir kemoterapi almaz veya sadece radyoterapi görür ki radyoterapi de bu meme bölgesine ve koltuk altýna yapýlan ýþýnlamadýr. Ve bu þekilde bir protokol dâhilinde takip edilirler.


    HORMON TEDAVÝSÝNÝN DE MEME KANSERÝNÝN TEDAVÝSÝNDE ÖNEMLÝ BÝR YERÝ VARDIR. HORMON TEDAVÝSÝ, KANSER HÜCRELERÝNÝN BÜYÜMESÝNE NEDEN OLAN HORMONLARIN ÇALIÞMASINI BOZARAK ETKÝ EDER.


    Meme kanseri östrojen hormonu hâkimiyetinde olur. Meme kanserinin içindeki bir takým östrojen resöpterleri dediðimiz algýlayýcýlarýn, östrojenle birleþip meme kanseri oluþmasýný aktive eder. O zaman biz bu reseptörleri bir takým ilaçlarla baðlarsak, var olan östrojen meme kanserini veya meme öncesi dokulara ulaþamayacak ve meme kanseri oluþmasýný engelleyecektir. Bu þekilde tamoksifen adý verilen bir takým ilaçlar da meme kanseri tedavisinde kullanýlýr.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Cvp: GÖgÜs KanserÝ

    MAMOGRAFÝ;

    DÜÞÜK DOZDA ÇEKÝLEN BÝR MEME RÖNTGEN FÝLMÝDÝR. MEMEDE MUAYENE ÝLE SAPTANAMAYACAK KADAR KÜÇÜK ANORMALLÝKLERÝN TESPÝT EDÝLMESÝ AMACIYLA ÇEKÝLÝR. BU NEDENLE KESÝN HAYAT KURTARICIDIR.

    Mamografi elle bizim hissedemediðimiz kitleleri ortaya çýkarmaya yarar. Çok duyarlýdýr, %98 oranýna varan bir sensitiviteye sahiptir. Mamografi en uygun çektirme periyodu olarak, adet bitiminden sonra çekilmesi uygun olur. Çünkü adetle birlikte memelerin þiþmesi mamografi sensitivitesini çok çok düþürür. Bunun dýþýnda yine bir teþhis yöntemi olarak ultrasonografi, ince iðne aspirasyon biyopsisi, kalýn iðne aspirasyon biyopsisi bizi teþhise götürür. Kesin teþhis buradan hücre alýnýp, bunun patolojik olarak verifikasyonuyla konulur. Yani histolojik incelemeyle, patolojiyle konur.

    HASTALIÐI ERKEN EVRELERDE YAKALAYABÝLMEK ÝÇÝN TÜM KADINLAR 50 YAÞINDAN SONRA HER YIL MAMOGRAFÝ ÇEKTÝRMELÝDÝR. RÝSK FAKTÖRÜ OLAN KADINLAR ÝSE, BU ÝÞLEME DAHA ERKEN BAÞLAMALIDIR.

    Hiçbir risk faktörü olmayan kadýnlarýn 40 yaþ üzeri 2 yýlda bir, 50 yaþ üzeri yýlda bir, hafif riske sahiplerde, uzak akraba kanser varlýðý, erken adet görme bulunan kiþilerde 40 yaþ üzeri mutlaka yýlda bir, anne, kýz kardeþ, kýz çocuk gibi yakýn akrabalarýnda kanser görülenlerde, 35 yaþ üzerinde mutlaka yýlda bir, çok þiddetli risk gruplarýnda 25 yaþ üzerinde mutlaka yýlda bir, bir memesinde daha önce kanser saptanan kadýnlarda da 6 ayda bir mamografi çektirme protokolü dünya saðlýk örgütü tarafýndan önerilmiþtir.
    OSTEOPOROZ

    KLASÝK RADYOLOJÝK YÖNTEMLERLE TANISINI KOYMAK HATALIDIR, BUNUN YERÝNE DEKSA ADI VERÝLEN ÖZEL YÖNTEMLE VE KEMÝK TOMOGRAFÝSÝ YÖNTEMÝYLE VÜCUDUN EN HASSAS KEMÝKLERÝ OLAN UYLUK BAÞI BÖLGESÝ, OMURLAR VE KOL KEMÝKLERÝNÝN ÝNCELEMESÝ YAPILIR VE HASSAS BÝR ÞEKÝLDE TANI KONABÝLÝR

    Tanýsýný koymak, aslýnda hangi yaþ grubuyla uðraþtýðýnýza baðlý olarak izleyeceðiniz yol deðiþiyor, çeþitli risk faktörlerini sorgulamak son derece önemli, hastayý tanýmlamakta belki de ilk adým olarak baþlanmasý gereken sorgulama. Kabaca bakarsak, risk faktörleri, hastanýn cinsiyeti, kilosu, son zamanlarda hýzlý kilo kaybedip kaybetmediði, sigara, alkol kullanýmý, baþka hastalýklarý örnek olarak tiroid ya da para tiroid hastalýðýnýn olup olmadýðý, ilaç kullanýmý, burada önemli bir faktor komodin kullanýmý, steroid kullanýmý veya troid ilaçlarýný kullanmak gibi faktörler. Daha önce geçirilmiþ mide cerrahisi, uzun süre yatmayý gerektiren hastalýklar gibi risk faktörlerini, giriþte þöyle bir sorgulamak, hastanýn osteoporoz adayý olup olmadýðýný anlamak konusunda yardýmcýdýr. Daha sonraki aþama, ki oldukça sýk sorulan soru, ne zaman kemik yoðunluðu ölçmek lazým, bu risk faktörlerinde oldukça pozitif cevap alýyorsak hastadan, çok sayýda pozitif cevap alýyorsak o zaman kemik yoðunluðunu ölçmek gerekiyor. Bu konuda da en yaygýn uygulanan Deksa dediðimiz bir yöntem var. Kemik yoðunluðunu ölçüp direk osteoporoz tanýsýný koymak, böyle bir eþitlik kurmak çok doðru deðil, ama hastanýn aday olduðunu belirlemek açýsýndan faydalý, týpký tansiyon hastasýnýn daha sonra inme geliþtirebileceðini bilmek gibi. Düþük yoðunlukta kemik kitlesi saptanan bir hastanýn osteoporoz açýsýndan daha ciddiye alýnmasý ve tedavi seçeneklerinin düþünülmesi açýsýndan önemi var.

    ÖSTROJEN TEDAVÝSÝNÝN SÜRECÝ YAVAÞLATTIÐI ARTIK KANITLANMIÞTIR. ÖSTROJEN TEDAVÝSÝ ALANLARDA KOL VE KALÇA KIRIKLARINDA YÜZDE 50-60 ORANINDA AZALMA, BERABERÝNDE KALSÝYUM ALIMIDA SAÐLANDIÐINDA OMURGA KEMÝÐÝ KIRIKLARINDA YÜZDE 80’LÝK BÝR AZALMA BEKLENEBÝLÝR. BU ÖZELLÝKLE EN AZ 5 YILLIK BÝR TEDAVÝ SONRASI ETKÝLÝ OLUR.

    Hastalýk ortaya çýktýktan sonra kullanýlacak ilaçlar, risk faktörleri, hastanýn kemik yoðunlunun ne kadar olduðu, yaþam biçimi, sigara, alkol kullanýmý ve diðer hastalýklarý da göz önünde bulundurularak, aslýnda kiþiye özel ayarlanan bir tedavi. Tedavi süresi ise yine hastanýn durumuna gore belirleniyor, kýrýk geçiren hastalardaki yaklaþým daha farklý olacak ama daha iyice bir kemik kitlesi olan, risk faktörü daha düþük olan hastada daha kýsa süreli düþünülebilir. Þu anda ki görüþe göre ortalama 5 yýl gibi bir süreden söz edebiliyoruz, devamlý tedavi açýsýndan, ancak kýrýklarý olan hastada bu kararýn yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

    GENÇ ERÝÞKÝNLERDE EGZERSÝZ DORUK KEMÝK KÝTLESÝNÝ ARTTIRMAKTA VE BÖYLECE DAHA SONRA GÖRÜLEBÝLECEK KIRIK RÝSKÝ AZALMAKTADIR. ERKEN MENOPOZA GÝREN KADINLARDA ÖSTROJEN YETERSÝZLÝÐÝNE BAÐLI HIZLI KEMÝK KAYBI EGZERSÝZLE YAVAÞLAYABÝLMEKTEDÝR. YAÞLI ERÝÞKÝNLERDE ÝSE EGZERSÝZ YAÞA BAÐLI KEMÝK KÜTLESÝ AZALMALARINI GECÝKTÝREBÝLMEKTE VE DÜÞME SONUCU GELÝÞEBÝLECEK HASARI AZALTMAKTADIR.

    Bunlar genellikle postür egzersizleri, yürüyüþ gibi vücut aðýrlýðýnýn yani yer çekiminin vücuda etki etmesini saðlayan egzersizler olmak zorunda, bu açýdan da devamlý yaþam biçimini modifiye etmek, egzersizleri günlük hayatýn içerisine sokmak ve düþme önemli bir risk faktörü, burada da denge hastalýklarý varsa bunlarýn tedavisi, görme hastalýklarý varsa görme ile ilgili hastalýklarýn tedavisi ve evin içinin de hastanýn düþmeyeceði gibi düzenlenmesi gerekiyor. Yaþlýlarda, düþmelerde etkili olduðunu bildiðimiz için D vitamini tedavisi üzerinde özellikle durulmasý gerekir

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Cvp: GÖgÜs KanserÝ

    GENÝTAL HERPES

    HERPES SÝMPLEX VÝRÜSÜNÜN NEDEN OLDUÐU BÝR VÝRÜS ENFEKSÝYONUDUR. HSV VÝRÜSÜ TÝP 1 VE TÝP 2 OLARAK ÝKÝ ÇEÞÝTTÝR. ÖZELLÝKLE TÝP 2 GENÝTAL BÖLGEYÝ, TÝP 1 ÝSE AÐIZ, YÜZ VE DUDAKLARI ETKÝLER.

    Genital herpes enfeksiyonu, herpes simplex virüsünden kaynaklanan bir hastalýktýr. Herpes simplex virüsü iki tipte bulunur. Herpes simplex virüsünün birinci tipi daha çok yüzde ve aðýzda, ikinci tipi ise genital bölgede bir takým yaralarla seyreden virüslerdir. Genital herpes virüsünün alýmýný takiben her zaman hastalýk çýkmaz, bazý hastalar virüse sahiptir, ancak herhangi bir þikayetleri yoktur, bu hastalara taþýyýcý hasta grubu diyoruz. Genellikle, herpes simplex tip 2 dediðimiz, yani genital herpese yol açan virus tipinin taþýyýcýlarý oldukça yoðundur. Bu hastalarýn aþaðý yukarý yüzde 80 civarýnda, taþýyýcý olduklarýnýn farkýnda deðillerdir. Virüs alýmýný takiben, bu yine temasla olmaktadýr, bir ila altý ay içerisinde, içi su dolu kabarcýklar þeklinde yaralar oluþabileceði gibi, bazen hiç þikayet olmadan da, virüs pasif forma geçebiliyor. Yani hücre içinde kalabiliyor, bu durumu, hasta maalesef farkedemiyor ve cinsel yaþantýsýna devam ediyor. Ancak, vücut direncinin düþtüðü herhangi bir zaman olabilir, bu yaralanmalar olabilir, ameliyatlar olabilir, aðýr hastalýklar olabilir ya da menstürasyon gibi hormonal deðiþikliklerde ya da o bölgenin tahriþi, özellikle cinsel iliþkideki tahriþi ile virüs aktif hale geçip, þikayetlere yol açabilir. Genellikle, kadýnlarda dýþ genital bölgede, yani vajen aðzý deðil de daha çok vulvalarda, erkeklerde ise ***** ucunda ve ***** gövdesinde, içi su dolu kabarcýklar þeklinde görülen þikayetlerdir. Bu þikayetlerin oluþumu sýrasýnda hastalar genellikle çok hafif bir yanma, batma gibi bulgular hissederler, çok nadiren ateþ olabilir, halsizlik olabilir, kas aðrýlarý olabilir, ama bunun dýþýnda hastalarýn çok fazla þikayeti olmaz. Ancak zaman içersinde, hastalara tedavi verilmese bile, 1 ila 4 hafta içerisinde, þikayetleri tamamen geriler ve virüs yeni bir þikayet oluþana kadar, omurga tabanýndaki sýnýr kýlýflarýnýn içerisinde pasif olarak kalýr. Bu hastalýk özellikle aktif haldeyken, yani bu içi su dolu kabarcýklar olduðu dönemlerde bulaþýcýdýr. Ýçi su dolu kabarcýklar olmasa da, daha önce de anlattýðým gibi taþýyýcý grupta bulaþýcýdýr. Ancak, taþýyýcý grubun bulaþýcýlýðý diðer gruba göre çok düþüktür.

    GÖZLE GÖRÜLEBÝLEN LEZYONLARIN VARLIÐINDA TANIYI KOYMAK KOLAYDIR. ANCAK BUNUN HSV OLDUÐUNU GÖSTERMEK ÝÇÝN BAZI LABARATUAR TETKÝKLERÝ GEREKÝR. KESÝN TANININ ÇOK ZOR OLMASI NEDENÝ ÝLE PEK ÇOK VAKA HATALI OLARAK TEÞHÝS VE TEDAVÝ EDÝLMEKTEDÝR.

    Genital herpesin ayýrýcý tanýsýnda, özelikle kadýnlarda, mantar enfeksiyonlarý akýlda tutulmalýdýr. Bunun dýþýnda yine ayný þikeyatlerle ve ayný görüntülerle seyreden zona dediðimiz gece yanýðý ve özellikle Türkiye’de oldukça yaygýn olan Behçet hastalýklarý da yine akýlda tutulacak hastalýklardýr. Genital herpesin tedavisini 3 ana baþlýkta toplayabiliriz. Hastalýðýn bulaþmasýný ve yayýlmasýný önlemek, oluþan hastalýðý tedavi etmek ve nükslerini önlemektir. Hastalýðýn bulaþmasýnýn ve yayýlmasýný önlemede en etkili yol tek eþliliktir. Ancak kiþinin genital herpesinin olmasý, kiþinin çok eþli olduðunu göstermez her zaman. Çünkü bu virüsü yýllar önce almýþ olup pasif formdan inaktif forma geçip, yýllar sonra vücut direncinin düþtüðü herhangi bir zamanda bu virüs tekrar çýkabilir. Genital herpesi olan bireyler, mutlaka, cinsel partnerleri ile bu konuyu konuþmalarý gerekiyor. Aktif enfeksiyonu olmasa da bu enfeksiyonun bulaþabileceðini, bu yaralarýn çok uzun bir zaman sonra, yýllar sonra çýkabileceðini belirtmeleri gerekiyor. Bunun dýþýnda, özellikle aktif enfeksiyonun olduðu dönemlerde cinsel iliþkiden kaçýnýlmasý gerekiyor. Eðer cinsel iliþkiden kaçýnýlamýyorsa, o zaman prezarvatif kullanmak, yüzde yüz koruyuculuk saðlamasa bile önerilmektedir. Prezarvatif, sadece kapsadýðý alaný korumakta, ama diðer bölgeleri maalesef koruyamamaktadýr. Vajina içine sürülen kremler, köpükler, sperm öldürücüler de herpes simplex virüsüne karþý etkili deðildir.

    GÜNÜMÜZDE HERPES TEDAVÝSÝ ÝÇÝN DEÐÝÞÝK ÝLAÇLAR MEVCUTTUR. ANCAK BU ÝLAÇLAR KESÝN TEDAVÝ SAÐLAYAMAMAKTADIR. VÝRAL BÝR ENFEKSÝYON OLDUÐU ÝÇÝN ANTÝBÝYOTÝKLER ETKÝSÝZ OLMAKTADIR. ÝLAÇLAR SADECE ÝLLK ATAÐIN ÞÝDDETÝNÝ AZALTMAKTA VE SÜRESÝNÝ KISALTMAKTA DAHA SONRAKÝ ATAKLARINSA ÞÝDDETÝNÝ DÜÞÜRMEKTEDÝR.

    Herpes simplex virüsüne baðlý genital herpes oluþtuðu zaman, imrunsüprasif tedavi dediðimiz özel bir tedavi vardýr. Bu tedavi yöntemi tablet ile uygulanýr, özel bir tablettir. Bu tablet tedavisi iki þekilde yapýlýr, birincisi nüks tedavisini önlemek için, ataklarýn olduðu dönemde kullanýlýr, diðeri ise sürekli tedavidir. Herpes simplex virüs enfeksiyonlarýnýn önlenmesinde kullanýlan bu tablet tedavisi, herpes simplex virüsünü öldürmez, sadece onun çoðalmasýný durdurur. Dolayýsýyla hastanýn þikayetlerinin daha çabuk geçmesi, yeni þikayetlerin oluþmasýnýn önlenmesi ve hastanýn semptomlarýnýn olabildiðince, en hafif þekilde geçiþtirilmesini saðlarlar. Bu tablet ile yapýlan atak tedavisinde, hastaya sedece þikayeti olduðu dönemlerde tablet tedavisi verilir. Bu tür tedavi daha çok sýk nüksetmeyen ya da nüksettiði zaman hafif nükseden hasta gruplarý için kullanýlýr. Ancak uzun süreli tedavide genellikle yaptýðýmýz þey þudur: Hastanýn þikayeti olsun ya da olmasýn, bu tadaviyi belirli bir zaman dilimi içersinde kullanmaktatýr. Bu tip tedavi yöntemini sýk nükseden, nüksettiði zaman oldukça yoðun þikayet yapan ya da hafif þikayette olsa hastanýn günlük yaþantýsýný etkiliyorsa, bu tip tablet tedavileri kullanýlabilir. Bunun dýþýnda hastanýn genel olarak dikkat etmesi gereken bir takým faktörler vardýr. Bunlar daha önce bahsettiðim gibi enfeksiyonlar olabilir, ameliyatlar olabilir, yaralanmalar olabilir, menstural düzensizlikler olabilir, lokal o bölgeye uygulanan iritasyonlar, tahriþler olabilir. Bu dönemlerde mümkün olduðunca vitamin alýmý, hatta bazý çalýþmalarda aminoasitlerin alýmýnýn hastanýn þikatlerini daha çabuk geçirdiði, daha az þikayet olduðu konusunda yayýnlar mevcuttur. Bunun dýþýnda, özellikle genital herpes olan enfeksiyonlarda iyi bir uyku, yeterli bir beslenme ve stresten uzak bir hayat öneriyoruz. Þikayetler olduðu dönemlerde, olan þikayetler için kurutucu ajanlar kullanýlabilir, bazen aðrý çok yoðun olduðunda aðrý kesiciler de kullanýlabilir. Eðer gebelikte gebelikte genital herpes enfeksiyonu oluþtuysa, bunun için mutlaka doktora baþvurulmasý gerekir. Bir kadýnýn genital herpes virüsüne sahip olmasý, çocuk sahibi olmamasý için bir neden olamaz. Ancak, eðer ki gebe kalmadan önce genital herpes enfeksiyonu geçirmiþ ve þu anda pasif formda ise, bu hastalara yapýlacak çok fazla bir þey yoktur, sadece takip edilmesi yeterlidir. Ancak, eðer hasta gebeyken bu genitel herpes enfeksiyonunu geçiriyorsa, o zaman mutlaka doktoruna bunu söylemek zorundadýr. Çünkü bu tür bebeklerin anne karnýnda bu enfeksiyonu alma riskleri oldukça yüksektir. Onun dýþýnda genital herpes olan gebe kadýnlara özel bir tedavi yöntemi uygulanmamaktadýr. Bu bir kar ve zarar oranýdýr. Eðer risk çok fazlaysa, bu saydýðým yöntemlerden herhangi birisi kullanýlabilir. Bu hasatalara özel bir doðurma yöntemi tercih edilmemektedir. Bu hastalar eðer aktif enfeksiyon yoksa, normal doðum da yapabilmektedirler.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •