Avrupa'ya raðmen baþörtüsüne hayýrAvrupalý bir milletvekili tarafýndan hazýrlanan raporda baþörtüsü yasaðý eleþtirilirken, CHP'li vekil baþörtüsü yasaðýný savundu...
AKPM Genel Kurulu , Avrupa'da giderek artan Ýslam karþýtlýðý ile ilgili rapor ve buna baðlý karar tasarýsýný kabul etti.
Oturuma, güncelliðinden ötürü beklendiði gibi bazý Batý Avrupa ülkelerindeki burka ve peçeli çarþaf yasaðý damgasýný vurdu. Raporu kaleme alan Sosyalist grup üyesi Danimarkalý parlamenter Morgens Jensen, burka yasaðýný ilk oylayan Belçika'daki bölünme tartýþmalarýna gönderme yaparak alaylý biçimde "Belçikalý meslektaþlarýmýzýn þu anda burka yasaklamak yerine uðraþacaklarý daha ciddi konular var sanýyorum" dedi.
Liberal Gurp adýna söz alan Alman parlamenter Marina Schuster de burka veya peçeli çarþafa getirilecek genel bir yasaklamanýn olasý ters etkilerine dikkat çekti.
Avrupa saðýný temsil eden Avrupa Halk Partisi (EPP) grubu adýna konuþan Hollandalý parlamenter Pieter Omtzigt, Avrupa devletlerinin burka veya peçeli çarþafa genel yasak getirme yetkilerinin olmasýný savundu. Omtzigt konuþmasýnda "liberal bir toplumda vücüdun tamamen örtülmesi bir hak olabilir mi?" sorusunu yöneltti.
Sosyalist grup üyesi Ýngiliz parlamenter Denis MacShane genel kuruldaki konuþmasýna baþýný tamamen kapatan kara bir örtüyle baþladý. MacShane'in konuþmasýnda "Ýslamiyette baþörtüsü yoktur" þeklindeki yorumuna EPP üyesi Türk milletvekili Mehmet Tekelioðlu "Böyle bir hükmü nasýl verebiliyorsunuz. Bu hükmü vermek bizim iþimiz deðil. Ýnsanlar giyiniþlerinde özgür olmalýlar" yanýtýný verdi.
Konu hakkýnda AKPM'nin kadýn-erkek fýrsat eþitliði komisyonu adýna görüþ raporu hazýrlayan Türk parlamenter Nursuna Memecan ise Ýslam'ýn bir barýþ dini olduðunu söyleyerek, Avrupa'da Müslümanlarýn dýþlanýp, parmakla gösterildiðine vurguda bulundu.
Memecan'ýn bu tespiti oturum sonunda kabul edilen kararýna da yansýdý. Kararda, Müslümanlarýn, dini gelenekleri ve kültürel farklýlýklarý nedeniyle toplumdan dýþlandýklarý, parmakla gösterildikleri ve kendilerine ayrýmcýlýk yapýldýðý hissine sahip olduklarý vurgulandý.
Kararda buna karþýlýk, demokratik normlarýn din ve devlet iliþkilerinin birbirlerinden ayrýþtýrýlmasýný gerektirdiðinin altý çizilerek, "Genel anlamda toplumu demokratik biçimde yansýtan ve onun hizmetinde olan hükümetler, parlamentolar ve idari kurumlar tüm ateist, agnostik ve dini inanca karþý nötr olmakla yükümlüdürler" ifadelerine yer verildi.
Kararda, Avrupa Konseyi ülkelerinde hizmet veren bazý Ýslami kuruluþlarýn "yabancý hükümetlerden" finansal destek ve siyasi direktif aldýðý ve hedeflerinin dini olmadýðý da belirtildi. AKPM, Avrupa devletlerine, Ýslami dernek ve kuruluþlarýn maddi kaynaklarý, yönetim kadrolarý ve tüzükleri konusunda saydam olmalarý için önlem almasý çaðrýsýnda bulundu.
Kararda, azýnlýkta olan bir kültüre mensup göçmenlerin yaþadýklarý ülkelerde marjinalleþmemeleri ve paralel bir toplum oluþturmamalarý için önlemler alýnmasý ve bu çerçevede kültürlerarasý diyaloðun cesaretlendirilmesi de savunuluyor. Ancak Ýslam'ý bir barýþ dini olarak tanýmlayan AKPM, "teröristlerin ve aþýrý siyasilerin Ýslam dinini kendi iktidar mücadeleleri için kullanmalarýna ilk tepkinin Müslümanlardan gelmesi gerektiði" görüþünü de kararýna ekledi..
MÜSLÜMAN KADINLAR GÝYÝNÝÞLERÝ KONUSUNDA HÜR ÝRADEYE SAHÝP
Burka ve peçeli çarþaf yasaðýnýn demokratik bir toplumda güvenlik veya kamusal alanda dinsel nötralite adýna gerekli olabileceðinin vurgulandýðý kararda, bu giyim tarzýna genel yasak getirmenin hedeflenenin aksi etki yapabileceði ve aileler ve toplumu Müslüman kadýnlarýn evden çýkmamasý için baský yapmaya itebileceði uyarýsýnda bulunuluyor. AKPM buna karþýlýk üye devletlerden Müslüman kadýnlarý giyiniþleri konusunda hür iradeye sahip olabilmeleri için ve her türlü fiziksel ve psikolojik þiddete karþý korumalarýný istiyor. Bu tespitten yola çýkarak da üye devletlerden Müslüman kadýnlarý haklarý konusunda duyarlý kýlacak spesifik politikalar üretmesini istiyor.
Avrupa'da bazý siyasilerin Müslümanlara karþý ayrýmcý politikalarýnýn endiþe verici olduðuna da vurgu yapan AKPM, bu çerçevede özellikle Ýsviçre'nin minare yasaðý için düzenlediði referandumun "kaygý verici" olduðunu belirterek, bu ülkelden minare inþasýna getiriþlen genel yasaða moratoryum uygulamasýný ve bu yasaðý en kýsa sürede kaldýrmasýný talep ediyor.
Kararda, Ýslam dininin Avrupa genelinde yüksek öðrenim kurumlarýnda düzenli olarak okutulmasý, bu alanda akademik ve dini planda uzmanlar yetiþtirilmesi ve Ýslam ile Ýslamizm arasýndaki farkýn anlatýlmasý da istendi.
KELEÞ YASAÐI SAVUNDU
Ýslam karþýtlýðý ve Müslüman düþmanlýðý konusunda kritik raprorun görüþüldüðü Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) yaz dönemi oturumunda söz alan CHP milletvekili Birgen Keleþ türban yasaðýný savundu. Danimarkalý milletvekili Morgens Jensen tarafýndan hazýrlanan rapor taslaðýnda baþörtüsü yasaðý eleþtirilirken ve Müslüman kadýnlarýn serbest giyimi savunulurken, CHP' li milletvekili Keleþ Türkiye'de yasaðýn laiklik gereði olduðunu iddia etti. Keleþ ayrýca isim vermeden AK Partiyi suçladý ve "bazý hükümetler dini iç politika malzememesi olarak kullanýyor' dedi. Keleþ'in konuþmasý diðer Türk milletvekillerinden tepki topladý.


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý

Yer imleri