Ýmam Þafiî Muhammed b. Ýdris Hazretleri anlatýyor:

Eski zamanda pek þiþman bir kral varmýþ. Þiþko kral zeki hekimlerden birinden kendisini zayýflatacak ilaçlar talep etmiþ. Doktor onu görünce þöyle demiþ:

- Allah seni ýslah etsin! Ben ilerisini gören bir doktorum. Sana bakýnca anladým ki, senin ancak bir aylýk ömrün kalmýþ! Ýlacýn sana bir faydasý olmaz ki!

Bunun üzerine kral, söylediklerinin doðru olup olmadýðýný anlamak için hekimi hapsettirir. Kral da bu süre içinde halktan gizlenir. Fakat içini öyle bir üzüntü sarar ki, bir ay içinde iyiden iyiye zayýflar.

Bir aylýk zaman geçince kral sað salim ortaya çýkar ve hapisteki hekimi de yanýna çaðýrýr. Der ki:

- Yalanýn ortaya çýktý. Ýþte ben ölmedim. Bu yalanýn sebebiyle seni fena halde cezalandýracaðým. Hekim ise telaþlanmadan cevap verir:

- Allah kralý ýslah etsin! Ben geleceði bilmede Allah'ýn en düþük kuluyum. Fakat ben anladým ki, senin þiþmanlýðýný gidermenin tek ilacý, ancak keder ve üzüntüdür. Ýþte bu sebepten dolayý, sana söylediðimi söyledim!

Bunun üzerine kral onu serbest býrakýr ve kendisine iyiliklerde bulunur.

Ýmam Þafiî bu hikayeyi þu maksatla anlatmýþ: 'Fazla dert ve tasa, bedeni zayýflatan ve solduran þeylerdendir.' (Tabii ki sýkýntýdan fazla yeme durumu hariç)

Yine o þöyle derdi:

'Sana dininden bilgi verecek bir alimin ve beden durumundan bilgi verecek bir doktorun bulunmadýðý bir memlekette oturma.'