"Ýrtica Ýle Mücadele Eylem Planýný Polis Servis Etti
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. , 2009 yýlýnýn ikinci döneminden itibaren planlarýn kendisi üzerine yapýldýðý ve döneminde darbe olacaðý yönünde iddialarýn ''iftira'' olduðunu belirterek, ''Bunu kesinlikle reddediyorum'' dedi.

Baþbuð, Star televizyonunda Arena programýnda Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. 'ýn sorularýný yanýtladý. Dündar'ýn, ''Sizin Genelkurmay Baþkanlýðý döneminiz sürekli darbe iddialarýnýn Ergenekon iddianameleriyle gündemde tutulduðu, pek çok Silahlý Kuvvetler mensubunun tutuklandýðý, bazý emekli Silahlý Kuvvetler mensuplarýnýn, generallerin tutuklandýðý bir süreç olarak geliþti. Sizin döneminiz bir darbe dönemi olarak mý planlandý'' sorusuna Baþbuð, ''Bu, bir kere bana büyük bir iftira. Bu ne biçim iþtir. Deniliyor ki, 'ben genelkurmay baþkaný oluyorum, olacaðým veya 2009 yýlýnýn ikinci döneminden itibaren planlar benim üzerimeymiþ ve benim dönemimde darbe olacak.' Ýftira. Bunu kesinliklikle reddediyorum'' yanýtýný verdi.

Baþbuð, sözlerini þöyle sürdürdü:

''1.5 yýl sonra ne olacak' diye yazan, tahmin eden bir yazý üzerine biraz düþünürsek bence iki þýk var veya iki hareket tarzý var. Birincisi hakikaten birilerinin elinde, bilmiyorum kim, kimseyi de itham etmiyorum, 2009 yýlýnýn ikinci döneminden itibaren darbe, darbeye hazýrlýk yönünde bazý faaliyetler olacaðýna yönelik bilgiler var. Ne zaman? 2008 Ocak. Olabilir mi? Bu, faraziye durumu, varsayýmý kabul edelim ki evet, o zaman herhalde bir ciddi devlette yapýlmasý gereken nedir? Bu bilgilerin Türk Silahlý Kuvvetlerinin komuta kademesi, tabii dönemin Genelkurmay Baþkaný ile paylaþýlmasý lazým. 'Efendim, bizde bakýn, böyle böyle bilgiler var, buyurun hep beraber hukuku da çalýþtýralým, sistemi de çalýþtýralým elbette böyle yanlýþ, sapýk düþüncelerde olanlar varsa onlara gerekli iþlemi yapalým' denilmesi lazým.

Peki ikincisi ne olabilir? Ýkinci þýkta insanýn aklýna þu geliyor; birilerinin elinde, kimseyi itham etmiyorum tekrar, Türk Silahlý Kuvvetlerine karþý bizim tabirimizle asimetrik psikolojik harekat anlamýnda kullanýlabilecek bazý bilgiler, bir þeyler var. Alýnmýþ, bir þeyler yapýlmýþ, çizilmiþ vesaire. Bu bilgileri herhalde onlar 2009'un ilk çeyreðinden sonra uygulamayý, kamuoyuna duyurmayý veya hukuki süreçlerde kullanmayý düþünüyorlardý. Yani ben baþka birþey düþünemiyorum bu olayýn içinde.

Gülüp geçebilirsiniz, bu söylediklerime 'komplo teorisi' de diyebilirsiniz. Hepsine saygý gösteririm. Ýlk görevi aldýðým günden bugüne kadar ne söylediysem, ne yaptýysam arkasýndayým kelimesi, virgülü...''

"BÝZDEN DE YANLIÞ ADAMLAR ÇIKABÝLÝR"

Baþbuð, ''Ýrtica Ýle Eylem Planý''na iliþkin haberi anýmsatarak, þunlarý kaydetti:

''12 Haziran 2009'da ne oldu? Bir gazetede, malum gazetede, bu irtica ile eylem planý çýktý. Orada da tabii ilginç bir nokta var. Bu planýn gazeteye polis tarafýndan servis edildiði açýk, soruþturma açýlýyor çünkü. Soruþturmanýn da ne olduðunu merakla bekliyorum. Ondan sonra bir süreç geçti iþte, onlara geri dönmek istemiyorum. 2009'a geldik bir ihbar mektubu çýktý. Bir subay yazmýþ. Olabilir, bizden de yanlýþ adamlar çýkabilir. Türk Silahlý Kuvvetleri büyük bir kurum, 700 bin kiþi. Türk Silahlý Kuvvetlerinin içinden hiç yanlýþ yapan adam çýkmaz. Hayýr efendim bizden de çýkabilir. Önemli olan çýkaný bulup gereðini yerine getirmek.''

"ASKERÝN ÜZÜLMEYE HAKKI YOK"

Görev süresi içinde kendisini en fazla üzen olayýn ne olduðunun sorulmasý üzerine Baþbuð, ''Biz askeriz. Askerin üzülmeye hakký yok'' dedi. Görev baþýndaki askerin üzüntüsünü ne yüzüne ne de personeline aksettireceðini söyleyen Baþbuð, ''Acýlý çok anlar yaþadýk, doðrudur. Acýnýzý yüreðinize gömeceksiniz, taþ basacaksýnýz, dik ve metin olacaksýnýz. Hele astlarýnýza üzüldüðünüzü göstermek kesinlikle doðru bir hareket deðil. Tabii þehit olaylarý... Elbette üzülüyoruz, ama yüreðimize basýyoruz'' diye konuþtu.

Ýstanbul'daki saldýrýda uzman çavuþ Ünal Sarýyað'ýn kýzý Buse Sarýyað'ýn hayatýný kaybetmesinin kendisini ''yüreðinden yaktýðýný'' dile getiren Baþbuð, þunlarý söyledi:

''Bu kýzýmýz bir uzman çavuþumuzun kýzý. Ben o uzman çavuþumuzu ve eþini kutluyorum. Kendilerine de ifade ettim. Bu kadar ülke sorunlarýna duyarlý, cumhuriyete, cumhuriyetin niteliklerine bu kadar baðlý, Atatürk'e bu kadar aþýk bir çocuðu yetiþtirdikleri için o uzmanýmýzý ve eþini tebrik ediyorum. Çünkü bazen, bunu da kimse yanlýþ anlamasýn, kimleri görüyoruz ne makamlara nerelere gelmiþler, ne rütbelere eriþmiþler, asker sivil ayrýmý yapmýyorum, ama onlarýn yetiþtirdikleri çocuklara bakýnca bazen ayný þeyi de göremiyoruz.

Bir de Ýstanbul'daki olayda bir personelimizi kaybettik. Eþi Elif... Kardelen Elif. Bu vesileyle onu da ifade etmek isterim; Elif, öðretmen. Türkçe ve sosyoloji hocasý. Bana geçenlerde bir isteðini iletti. Elif ne olmak istiyor biliyor musunuz? Askeri okullarda öðretmen olmak istiyor. Benden tek talebi, diyor ki 'komutaným bana bir askeri okulda öðretmenlik görevi verin. Benim acýmý bu dindirir.' Elif'in elbette bu isteðini karþýlayacaðýz.

Beni en çok üzen olaylarýn baþýnda þu geliyor, terörle mücadelede görev yapmýþ, canýný feda etmekten kaçýnmamýþ, her türlü fedakarlýkta bulunmuþ subayýn, generalin, astsubayýn hiç farký olmadan bunlarýn bazýlarýnýn veya hepsinin bilemiyorum, tabi yargý süreci elbette, haksýz yere suçlanmalarý beni çok rahatsýz etti. Bir terör örgütüne üye olmakla suçlanýyorlar. Yargý süreçlerini bir tarafa koyalým, tamam devam ediyor vesaire, ama bu beni çok rahatsýz ediyor. Albay Cemal Temizöz, buna bir örnek. Kazýlar yapýldý. Kazýlarý da televizyonlar eþliðinde yapýyoruz. Saatlerce televizyonlar veriyor, çiziliyor vesaire, o da iþin ayrý boyutu. Peki bugüne kadar... Bir-iki tanesi hala duruyor da Adli Týp'tan gelen sonuçlarý biliyorum hiçbir þey çýkmadý o kazýlardan. Galiba bir tanesinin sonucu bekleniyor.''

Bazý konular üzerinde hep beraber düþünülmesi gerektiðini vurgulayan Orgeneral Baþbuð, þöyle devam etti:

''Albay Temizöz bir suç iþlemiþ midir, iþlememiþ midir elbette mahkeme, yargý sürecinde ortaya çýkacaktýr. Buna güvenimiz tamam. Yargýnýn kararýna elbette saygýlýyýz, ama yaþadýðýmýz çok olaylara baktýðýmýz zaman bu tutuklanma süreleri üzerinde ilgili makamlar, savcýlarýmýz, mahkemelerimiz mutlaka deðerlendiriyorlardýr, ama gerçekten bu konuyu biraz daha üzerinde hassas ve titizlikle durulmasý gereken bir konu olarak görüyorum.''

Baþbuð, 30 Aðustos 2010'da emekliye ayrýldýktan sonraki planlarýnýn sorulmasý üzerine, ''Ben þu saati düþünüyorum, þu aný düþünüyorum. Ben daha evvel de söyledim, dedim ki 'ben görevimin son günü deðil son dakikasýna kadar, görevimi benden sonra gelecek arkadaþýma onurla, þerefle gönül huzuruyla teslim edeceðim dakikaya kadar sanki daha önümde 20-30 sene varmýþ gibi heves veya kararlýlýkla görevime devam ederim. Benim prensibim odur'' diye konuþtu. 3 saat önce.. [21