Bilim adamlarý tarafýndan yürütülen araþtýrmalar, acý bir gerçeði ortaya çýkardý..
Bilim adamlarý tarafýndan yürütülen araþtýrmalar, okyanus ve denizlerin yýllýk 150 milyon tona ulaþan küresel balýk avlanma miktarýný karþýlayamadýðýný ve 40 yýl sonra birçok balýk türünün neslinin tükenmiþ olacaðýný ortaya koydu.
Dünyanýn balýklarý tükenmek üzere. 80 ülkeden 2 bin bilim adamý tarafýndan 10 yýldýr sürdürülen Census of Marine Life (COML, Deniz Canlýlarý Sayýmý) araþtýrmasýna göre büyük balýklarýn yüzde 95’i yok oldu ve bazý balýk türleri de yok olma tehlikesiyle karþý karþýya. Bilim adamlarýna göre Birleþmiþ Milletler tarafýndan 90 milyon ton olarak açýklanan küresel balýk yakalama oranlarý gerçekte 150 milyon tona yaklaþýyor ve küresel balýkçýlýðýn acilen kontrol altýna alýnmasý gerekiyor. Ýngiliz Times gazetesine konuþan Kanada British Columbia Üniversitesi’nden Profesör Daniel Pauly, “Büyük balýklarýn nüfusu son yüzyýlda yüzde 95 oranýnda azaldý ve bu yüzyýlýn ortasýna geldiðimizde ton balýðýndan morina balýðýna kadar birçok tür yok olabilir” dedi. New York Üniversitesi’nden Profesör Callum Roberts ise “Balinalarla baþlayarak tüm deniz hayvanlarýný yok ediyoruz. Sonunda denizden yiyeceðimiz tek þey denizanalarý ve algler olacak” dedi. Ýþte rapordan önemli noktalar:
- 15 yýldýr balýk türlerinin popülasyonunu inceleyen Pauly, birçok köpek balýðý türünün doðal nüfuslarýndan yüzde 5 düþük olduðunu iddia ediyor.
- En çok tercih edilen ticari balýklar morina, ton, mezgit, dil ve barlam balýklarý o kadar çok avlanýyor ki, yüzyýlýn ortasýnda nesilleri tamamen tükenmiþ olabilir.
- Balýklar ve diðer tüm deniz canlýlarý için gýda saðlayan “fitoplankton” isimli küçük yeþil bitkiler üzerine yürütülen çalýþmalara göre dünyadaki balýk tüketimini karþýlayabilmek için fitoplankton miktarýnýn yüzde 35 artmasý gerekiyor.
- 1950’lilerde küresel balýk tüketimi 35 milyon ton olarak hesaplanýyordu. 1800’lerde bu oran 10 milyon tonlardaydý. Günümüzde ise bu miktar 150 milyon tona çýktý.
‘Balýk stoðu tahminleri yapýlmalý’
Prof. Dr. Sedat Vahdet YERLÝ (Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi-Biyoloji Bölümü): Geleceði planlanmamýþ üretimin her zaman risk doðuracaðýný görmemiz lazým. Balýk sayýsýnýn azalmasýnda doðal koþullarýn deðiþmesi ve insan faaliyetlerinin etkisi var. Ýnsan faaliyetleri derken de aþýrý avlanmayý kastediyoruz. Hiçbir bölge ayýrt etmeden planlamalar yaparak uygun ekolojik ortamlarda, sürdürülebilir senaryolar neticesinde balýk üretimi yapýlmalýdýr. Her doðal ortamýn canlýlýk miktarý ile üretebileceði balýk miktarý bellidir. Kendi halindeki balýk popülasyonlarýnda avlanma amaçlý alanlar oluþturulursa riskler doðar. Balýk stoðu tahminlerinin yapýlmasý ve doðal kaynaklarýn bilinçli tüketilmesi saðlanmalýdýr. Stoklarýn elverdiði ölçüde doðru kararlar alýnýrsa sürdürülebilir balýk üretimi gerçekleþtirilir. Canlýlarýn bir sonraki kuþaðý oluþturmasý zaman alýyor. Avcýlýk kurallarýný koyar ve uygun boyda av yaparsanýz nesil kendini toparlar. Balýk soyunun büyük oranda tükeneceði tahmini pek þaþýrtýcý deðil. Balýklarýmýzý korumak hepimizin görevi.


Teþekkur:
Beðeni: 

Bilim adamlarý tarafýndan yürütülen araþtýrmalar, acý bir gerçeði ortaya çýkardý..
Alýntý

Yer imleri