Baþbakan; dünkü grup konuþmasýnda Çukurca’da teröristler tarafýndan þehit edilen altý askerimizle ilgili olarak sadece altý cümle kurdu...
Ve sözü hemen muhalefete ve “referandum”a getirdi.
Her zaman yaptýðý gibi, ülkede olup biten tüm yanlýþlýklarýn suçunu muhalefete yükledi.
Sonra da 12 Eylül‘deki referandumdan “Evet” çýkmasý için, son günlerde izlediði politikayý sürdürdü ve MHP tabanýný tavlamaya çalýþtý.
“Hayýr” demekle MHP’nin tarihiyle çeliþtiðini söyledi. Ülkücü Necdet Adalý, Mustafa Pehlivanoðlu ve solcu Erdal Eren’in idamlarýný hatýrlattý...
Ve dün ölen altý askerimiz için aðlamayan Baþbakan, 30 yýl öncesi için Meclis kürsüsünde gözyaþý döktü!
Uzun uzun 12 Eylül darbecilerinin yaptýðý haksýzlýklardan söz etti.
Bol bol örnekler verdi.
Ben bu örneklerden en çok ikisine takýldým:
1) 14 Mayýs 1987’de Hüseyin Kurumahmutoðlu isimli tutuklu ülkücünün, sabah namazýný kýlarken baþýna vurulan dipçik darbesiyle Mamak Cezaevi’nde öldürüldüðünü söyledi.
2) Bu zulümlerin maðdurlarýndan birinin de Kültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay olduðunu belirterek, Günay’ýn, 12 Eylül döneminde hapisteyken, vefat eden babasýnýn cenazesine bile gönderilmediðini belirtti.
***
Bu sözlerin amacýný yukarýda da yazdým:
MHP’nin tabanýný ve sol oylarý tavlamak...
Yani; 12 Eylül karþýtlýðýyla, bu 12 Eylül‘de yapýlacak referandumda “Evet” çýkmasýný saðlamak...
Peki, adama sormazlar mý:
DÝRENDÝNÝZ MÝ?
12 Eylül’de devrimci ve ülkücü gençler zulümlerin en büyüðünü görürken, “akýncý” olan siz ne yaptýnýz?
Darbecilere açýkça destek vermediniz mi?
Elinizi açýp, “Ülkemizi komünistlerden kurtardýðý için ve dinimizi koruduklarý için” onlara dua etmediniz mi?
Dini duygular üzerinden siyaset yapan bir partinin Ýstanbul Ýl Baþkaný olarak, bugün gözyaþý döktüðünüz iþkencelerin ve idamlarýn durmasý için, o günlerde parmaðýnýzý kýpýrdattýnýz mý?
12 Eylül yönetiminin açtýðý Kur’an kurslarýnda binlerce militan yetiþtirmediniz mi?
ÇEBER’Ý KÝM ÖLDÜRDÜ?
Mamak Cezaevi’nde 23 yýl önce öldürülen Hüseyin Kurumahmutoðlu’ nu hatýrlýyorsunuz da...
Acaba Engin Çeber ismi, sizin için bir anlam ifade ediyor mu?
Hani iki yýl önce sol içerikli “Yürüyüþ” dergisini daðýtýrken gözaltýna alýnýp, önce karakolda sonra cezaevinde yapýlan iþkenceler sonucunda ölen genç!
Tamam; Hüseyin Kurumahmutoðlu’ nu 12 Eylül diktasýnýn iþkencecileri öldürdü ve siz bugün onun ardýndan aðlýyorsunuz..
Peki; Engin Çeber’i hangi “dikta” rejimi öldürdü? Neden Engin için ayný tepkiyi göstermiyorsunuz?
HABERAL’I KÝM GÖNDERMEDÝ?
Kültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay’ýn, 12 Eylül döneminde hapisteyken, vefat eden babasýnýn cenazesine bile gönderilmediðini söylüyorsunuz. .. Bu da doðru! Acýmasýz, insafsýz, zalim bir yönetimdi 12 Eylül yönetimi!
Peki; Ergenekon davasýnda yargýlanan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ýn, babasýnýn cenaze namazýna gitmesini kim engelledi? Yargýtay’ýn Haberal’la ilgili tapu gibi “tahliye”, sizin iktidarýnýz döneminde yok sayýlmýyor mu?
AYNI HATALARI YAPMIYOR MUSUNUZ?
Hepimiz biliyoruz ki; sizin aslýnda 12 Eylül darbecileriyle hiçbir zaman derdiniz olmadý.
Bugünkü tavrýnýzýn tek nedeni, referandumda devrimcilerden ve ülkücülerden oy koparmak!
Elbette 12 Eylül’ün hesabý sorulmalý...
Elbette darbeciler yargýlanmalý!
Ama... Size düþen görev, önce 12 Eylül darbecilerinin düþtükleri hatalara düþmemek, yaptýklarý yanlýþlarý yapmamak deðil mi?
BÜYÜKANIT’A NEDEN DOKUNMUYORSUNUZ?
Madem 12 Eylül’ün hesabýný sormakta bu kadar samimisiniz; o zaman kendi iktidarýnýz döneminde verilen 27 Nisan e-muhtýrasýnýn hesabýný neden sormuyorsunuz?
Neden dönemin Genelkurmay Baþkaný Yaþar Büyükanýt‘ýn yakasýna yapýþmýyorsunuz?
Hesap sormak bir yana, neden Dolmabahçe’de kafa kafaya verip, onunla “sýrdaþ” oldunuz?
Neden bu “muhtýracý general” emekli olunca, altýna zýrhlý bir Audi çektiniz?
***
Samimiyetinize inanmýyorum Sayýn Baþbakan...
Altý askerimizin terörist kurþunuyla can verdiði gün, 12 Eylül maðdurlarý için akýttýðýnýz gözyaþlarý da sahici deðil...
Bir gün elbette sizin döneminizde yapýlan haksýzlýklarýn, yanlýþlarýn, zulümlerin de hesabý sorulacak...
Ve emin olun; o gün Engin Çeber’in hayali karþýnýzda belirip, size tek bir soru soracak:
“Benim ölümüme neden seyirci kaldýnýz?”
***
GÜNÜN SORUSU
Baþbakan terör konusunda, “Akþamdan sabaha eðer ‘bir çözüm’ deniliyorsa böyle bir sihirli deðnek yok” dedi...
Baþka bir ülkede 8 yýldýr iktidarda olan bir Baþbakan çýkýp da böylesine önemli bir konuda, “Çözüm yok” dese; tüm ülke,”Çözümün yoksa istifa et... Çözebilecek kiþilere fýrsat taný” diye ayaða kalkmaz mýydý?


Teþekkur:
Beðeni:





Yer imleri