Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
6 sonuçtan 1 ile 6 arasý

Konu: OtomobÝl TerÝmlerÝ

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    OtomobÝl TerÝmlerÝ

    TURBO (KOMPRESÖR)Motorlar normalde atmosferdeki basýnçla çalýþýr. Yani, dýþarýdaki hava alýnarak motora verilir ve yanma odasýnda yakýtla karýþtýrýlarak yanma saðlanýr. Bu durumda, yanma verimliliði bakýmýndan belli bir hava yakýt oraný gözetildiðinden hacmi arttýrmadan daha fazla güç elde etmek için basýnçlý hava verilir. Bu sayede, yanma odasýna normalden daha çok hava, ve buna baðlý olarak daha fazla yakýt verilir. Turbonun basýncýna göre alýnan güç de artar. Düþük turbo basýncý daha yumuþak bir kullaným saðlar ve motorun parçalarýný daha az yorar. Yüksek turbo basýncýyla çalýþan motorlarýn genel olarak daha saðlam yapýlmasý gerekir. Turbo motorlar genelde ayný güçteki daha yüksek hacimli motorlara göre daha az yakýt tüketir ve tork deðerleri de daha iyidir. Ayrýca atmosferik emmeli motorlara göre torku daha düþük devirlerden itibaren sunarlar. Bazý üreticiler turbo sistemlerine kompresör adýný vermektedir. Bu sistemde ise doðrudan krank miline baðlý olarak çalýþan basýnçlý hava sistemi sayesinde motorda rölantiden itibaren daha yüksek güç ve tork elde edilir. DEÐÝÞKEN SUPAP ZAMANLAMASIHonda'nýn ünlü V-TEC motorlarýyla gündeme gelen bu sistemde motordaki supaplarýn zamanlamasý devirlere göre deðiþir. Motor çalýþýrken her bir silindirdeki iki emme supabý (silindir baþýna dört supaplý motor) açýlarak hava ve yakýt karýþýmýnýn silindire girmesini saðlar. Bu karýþým yanýp motora hareket gücü saðladýktan sonra egzoz (çýkýþ) supaplarý açýlarak yanmýþ gazlarý dýþarý verir. Bu iþlem saniyede binlerce keze varan hýzlarda gerçekleþtirilir. Havanýn silindire giriþ ve çýkýþý devirlere göre farklýlýk gösterir. Normal motorlarda daha çok kullanýlan orta devirlere göre bir supap ayarý yapýlýr ve yarýþ otomobillerinde de yüksek devirlere göre bir supap ayarý kullanýlýr. Binek otomobillerinin motorlarý bu nedenle motor orta devirlerde verimli çalýþýrken çok düþük devirlerde (örneðin, rölantide) ve çok yüksek devirlerde yeterince verimli deðildir. Ayný þekilde yüksek devirlerde performans saðlayacak þekilde hazýrlanan motorlar da düþük devirlerde verimli çalýþmaz (çok yakýt tüketir). Deðiþken supap zamanlamasý bu iki farklý ayarýn motora ayný anda uygulanmasýna olanak tanýyor. Motor iþletim sistemi devire göre hangi supap zamanlamasýnýn kullanýlacaðýný belirliyor ve her devirde en verimli çalýþmayý saðlýyor. Böylece motor düþük devirlerde az yakýt tüketirken yüksek devirlerde de iyi bir performans sunuyor. Deðiþken supap zamanlamasýna sahip motorlarda motor hacminin litresi baþýna elde edilen güç çok yüksektir. Örneðin, litre baþýna 100 beygire kadar çýkabiliyor (1.6 litrelik motor 160 beygir gibi).OVERDRIVE (Ekonomi Vitesi)
    Overdrive kýsaca düþük yakýt tüketimi saðlayan vites olarak nitelendirilebilir. Bazý araçlarýn beþinci vitesi (ya da varsa altýncý vitesi) aracýn hýzýný arrtýrmak için deðil yakýt tüketimini düþürmek için tasarlanmýþtýr. Örneðin, 4. viteste 100 km/s hýzda giderken araç 4000 d/devirde ise, 5. viteste 300 devire iner. Normal beþinci vitesten farký, son hýza dördüncü viteste ulaþýlmasýdýr. Örneðin, 94 model Þahin'de kullaným kitapçýðýndaki bilgilere göre 4. viteste son hýz 160 km/s. Ama beþinci viteste araç ancak 155 km/s son hýza ulaþabiliyor. Bu beþinci vitese "overdrive" denir. Türkçe olarak "ekonomi vitesi" diyebiliriz. KATALÝTÝK KONVERTÖR (KATALÝZATÖR)Motordan çýkan zararlý maddeleri zararsýz maddelere dönüþtürmek için araçlara takýlýr. Seramikten yapýlan yapýlan ve gözenekleri katalitik etki saðlayan maddelerle (katalizör) kaplý katalitik dönüþtürücünün içinden geçen egzoz gazlarý reaksiyona girerek zararsýz maddelere dönüþür. Dönüþtürücüye NOx (Azot Oksit), CO (Karbon monoksit) ve HC (Hidrokarbonlar) olarak giren maddeler reaksiyon sonucunda canlýlara zararsýz N2 (Azot), CO2 (Karbon dioksit) ve H2O (su) olarak egzozdan dýþarý verilir. Dizellerde ayrýca is parçacýklarýný yakalamak için ek bir sistem ve EGR denilen (Exhaust Gas Recirculation) egzoz gazý devirdaimi sistemi bulunur. Bazen performans arttýrmak için katalitik dönüþtürücünün iptali gündeme gelmektedir. Bu iþlem araca ek güç saðlasa da çevreyi kirletmesine neden olduðu için kaçýnýlmasý gereken bir durumdur. Aracýn egzozundan zararlý gazlar çýktýðýnda bundan yine en çok kendimiz ve yakýnlarýmýz zarar görür. Son olarak, katalizör ile katalizatör arasýndaki dikkat edilmesi gereken farklýlýk: katalizör, katalitik etki saðlayan madde demektir, katalizatör ise katalitik etki saðlayan cihaz. Katalitik konvertör yerine katalitik dönüþtürücü de denilebilir. Böylece herkes anlayabilir.EMNÝYET KEMERÝ (Gergi Sistemi vb.)Emniyet kemeri herkesin çok alýþtýðý ve kullandýðý ama deðeri fazla da bilinmeyen bir güvenlik sistemidir. Otomobildeki en önemli güvenlik öðelerinden biridir. Her þeyde olduðu gibi, ancak doðru kullanýldýðýnda en iyi þekilde çalýþýr. Emniyet kemerinin alt bölümü iki tarafta legen kemiðinin üzerinden ve üstte de omuzun üzerinden geçmelidir. Emniyet kemerinin görevini en iyi þekilde yapabilmesi için bu gereklidir. Emniyet kemeri yükseklik ayarý, emniyet kemerinin farklý boylardaki insanlara göre ayarlanabilmesini saðlar. Bir çarpýþma sýrasýnda emniyet kemerinin makarasý kilitlenir ve aracýn içindekilerin fazla hareket etmesini önler. Son yýllarda emniyet kemerini kaza sýrasýnda gererek yolcularý daha iyi tutan sistemler de kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Bu sistemde, emniyet kemerindeki boþluðu almak için (özellikle kýþýn kalýn giysiler giyildiðinde) bir algýlayýcýya baðlý bir gergi sistemi hemen devreye girerek yolcu emniyet kemeri üzerine yüklenmeden önce kemeri gerer ve yolcunun hareketini en aza indirmiþ olur. Ýki tip gergi sistemi kullanýlýyor. Birincisi yaylý tip; burada, algýlayýcýdan gelen uyarý sonucunda bir yay tetiklenir ve emniyet kemeri gerilir. Ýkinci tipte ise hava yastýðýnda olduðu gibi bir ateþleme mekanizmasý kullanýlýr. Darbe uyarýsý geldiðinde bir gaz ateþlenerek emniyet kemeri gerilir. (Bu ikincisine Türkçe olmayan bir þekilde "piroteknik" de denilmektedir, Türkçe "ateþlemeli" denilebilir). Bunlara ek olarak emniyet kemerinin vücuda uyguladýðý yükü sýnýrlandýrmak için belli bir düzeyden sonra kemeri biraz gevþeten ve yolcunun aniden büyük bir yüke maruz kalmasýný önleyen sistemler de kullanýlmaktadýr.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    HP - PS - BG (DIN - SAE)
    Bütün bu kýsaltmalar aslýnda ayný þeyi temsil ediyor, yani beygir gücünü. HP, Ýngilizce'deki Horse Power'ýn kýsaltmasý (BHP de kullanýlýyor), PS, Almanca'daki Pferde Starke'nin kýsaltmasý ve BG de Türkçe'deki Beygir Gücü'nün kýsaltmasý. Türkçe bir metinde BG olarak gösterilmemesi okura metni hazýrlayanlarýn Türkçe bilmediðini ya da bazý terimlerin Türkçesini aramaya üþendiðini gösterir. Beygir gücü Avrupa ülkelerinde daha DIN (Alman Standardý) normuna göre veriliyor. Ýngiliz BHP ile Alman DIN normuna göre PS (beygir gücü) arasýnda "1bhp = 1,013872 hp DIN" olarak belirtebileceðimiz bir farklýlýk bulunuyor. Amerika'da ise SAE normu kullanýlýyor. SAE normu motor dinamo, hava filtresi vb. olmadan doðrudan dinamoya baðlandýðýnda elde edilen güçtür. DIN normuna göre ölçülmüþ beygir gücü daha düþük çýkar. Örneðin yaklaþýk 100 beygir/SAE olarak belirtilen aracýn gücü 90 beygir/DIN civarýndadýr. Türkiye'de bir ara bazý þirketler motor güçlerini SAE olarak belirtiyordu. Bunun tüketiciyi yanýltýcý bir davranýþ olduðunu düþünüyoruz. Tüketicinin farklý marka araçlarý karþýlaþtýrabilmesi için verilen deðerlerin ayný standarda göre olmasý gerekir. Beygir gücüyle ilgili standartlarýn ülkeden ülkeye farklýlýk göstermesi nedeniyle metrik sistemin kullanýlmasý yaygýnlaþmaya baþladý ve AB ülkelerinde artýk otomobillerin güçleri Watt cinsinden veriliyor. Avrupa'da 1 metrik beygir gücü = 735.499 Watt olarak kabul ediliyor. ABD ve Ýngiltere'deki 1 beygir gücü ise 746.6999 Watt olarak kabul ediliyor. Buna göre Avrupa'da 100 kW olarak belirtilen bir aracýn gücü 136 BG'ye karþýlýk geliyor.
    PANÝK FREN (ANÝ FREN)Panik Fren deyimi, "Bir aptal kuyuya taþ atmýþ, kýrk akýllý çýkaramamýþ" sözüne güzel bir örnektir. Bu yanlýþ nitelemeyi birisi ortaya attý ve bir süre sonra diðerleri de bunu benimsedi. Þimdi artýk otomobil dergilerimizde bu deyimi sýkça görüyoruz. Ani fren anlamýnda kullanýlýyor. Ani fren demek varken buna ne gerek vardý ya da neden böyle dendi, üzerinde düþünmek gerekir. Herhalde daha çarpýcý olduðu düþünüldü. Doðrusu panik kelimesinin frenlemeyi nitelemekte kullanýlmasý pek doðru bir þey deðil. Paniðe kapýlmak demek ya gereksiz ya da yanlýþ yere korkuya kapýlmak demek. Burada anlatýlmak istenen beklenmedik bir anda karþýlaþýlan durum nedeniyle frene çok basmak. Ani fren sözü zaten bunu karþýlýyor. Bu nedenle, panik fren dendiðinde Türkçe'yi doðru konuþan ve doðru anlayan insanlar tarafýndan gereksiz bir korkuya kapýlarak frene basmak ya da yanlýþ bir þekilde frene basmak gibi anlaþýlabilir. Paniðe kapýldýðýnda insan yanlýþ bir þey yapar, örneðin acemi sürücüler karþýsýna bir þey çýktýðýnda paniðe kapýlarak fren yerine gaza basabiliyor. Yani yapmamasý gereken bir þeyi yapýyor. Arabadergisi.com'da böyle uyduruk laflar görmeyeceksiniz.
    FRENLEME (FRENAJ)Fren kelimesi diðer birçok otomotiv terimi gibi Fransýzca'dan Türkçe'ye geçmiþ terimlerden biri. Türkçe'nin kurallarýna uygun olarak "Fren"den "Frenleme" kelimesi türetilmiþ ve yýllardan beri kullanýlýyor. "Frenaj" lafýný ortaya atan kiþinin Fransýzca bilgisinin ne olduðu çok önemli deðil ama Türkçe bilmediði ya da Türkçe'yi özenli kullanmadýðý kesin. Anlaþýlan çevirmenin birinin aklýna frenleme gelmemiþ o da "frenaj" demiþ.
    AKSELERASYON (HIZLANMA)Eskilerin ivmelenme dediði, bugünkü dilde ise hýzlanma olarak kullandýðýmýz terimin yabancý dilden Türkçe'ye uydurulmuþ hali. Bir arabanýn hýzlanmasýndan söz ederken "akseleresi iyi" gibi Türkçe'ye özen gösterenlere saç baþ yoldurtan kullanýmlarý (!) da vardýr.
    IMMOBILIZER (MOTOR KÝLÝDÝ)(Elektronik) Motor kilidi. Anahtar çýkarýldýktan sonra motorun elektronik olarak kilitlenmesini saðlayan sistem. Ancak aracýn kendi anahtarý sokularak belli bir elektronik þifre gönderildikten sonra motorun tekrar çalýþmasýna izin verir. Ýngilizcesi aynen çevrilirse hareketsizleþtirici demek. Yeni bir terim olduðu için Türkçesi henüz oturmadý. Þifreli kontak anahtarý diyenler de var.
    BAKIMSIZ AKÜ (BAKIM GEREKTÝRMEYEN AKÜ)Ýngilizce'deki "maintenance-free" terimini dilimize "bakýmsýz" diye çevrilip koca koca firmalarýn kataloglarýna da böyle basýlýyor. Bakýmý olmayan, yani bakým gerektirmeyen akü yerine "bakýmsýz akü" denildiðinde insan akünün üstü baþý daðýnýk ya da makyajsýz mý diye düþünüyor.
    DÝNGÝL MESAFESÝ (DÝNGÝL ARALIÐI, AÇIKLIÐI) (WHEELBASE)Ön tekerleklerin merkezi ile arka tekerleklerin merkezi arasýndaki uzaklýk. Ayný dingildeki iki tekerleðin merkezleri arasýndaki uzaklýk olan dingil geniþliði ile karýþtýrýlmamalýdýr. Dingil mesafesi ne kadar büyük olursa kabinde yolculara o kadar geniþ alan kalýr. Ayrýca büyük dingil mesafesi aracýn dengesini ve sürüþ özelliklerini de olumlu etkiler. INTERCOOLER (ARA SOÐUTUCU)
    Ara soðutucu. Turbo motorlarda havanýn soðutulmasý için kullanýlan ek soðutucu. Hava soðukken molekülleri daha küçük olduðu için silindire verilen hava soðuk olduðunda silindirin içine daha fazla hava (oksijen) sýðabilir ve bu þekilde daha iyi yanma saðlanýr ve daha fazla güç elde edilir.
    CRUISE CONTROL (HIZ SABÝTLEYÝCÝ)Araçlarý belli bir hýzda tutan ve sürücünün ayaðýný gazdan çekmesine olanak tanýyan bir sistem. Araç istenilen hýza geldiðinde sürücü bir düðmeye basar ve sonra ayaðýný gazdan geçer. Sürücü tekrar gaza ya da frene bastýðýnda sistem devreden çýkar.

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    ABS Almancadaki Anti-Blockier System'in kýsaltmasýndan oluþur. Bunu bazý firmalar ALS (Anti-Lock System) adýyla da kullanýyor. Tekerleklerin frenleme sýrasýnda kilitlenmesini önler. Bu sistemde her bir tekerlekteki algýlayýcýlar yoluyla ABS'nin beynine tekerleklerin durumu hakkýnda bilgi gönderilir. Tekerleðin durduðu iletildiðinde sistem devreye girerek freni kýsa bir süre için serbest býrakýr. Frenleme sürdüðü için yeniden tekerlek kilitlenir ve sistem yeniden freni serbest býrakýr. Bütün bunlar aslýnda frenleme sýrasýnda bazý sürücüler tarafýndan uygulanan "pompalama" iþleminin makine tarafýndan yapýlan biçimidir. Doðal olarak, bu sistem çok daha çabuk ve etkili bir þekilde çalýþýr. ABS ile ilgili yanlýþ bir inanýþ fren mesafesini "her zaman" kýsalttýðýdýr. Genel olarak bakýldýðýnda otomobillerin çoðunda ABS sayesinde fren mesafesi biraz daha kýsadýr ama bazýlarýnda ABS ile fren mesafesi deðiþmez ya da biraz daha uzun olabilir. Ama ABS'nin esas iþlevi frenleme sýrasýnda direksiyon kontrolünü saðlamaktýr. Böylece, bir virajda lastikleri kilitleyecek kadar sert fren yapýldýðýnda araç viraj dýþýna kaymadan normal çizgisine yakýn bir çizgide frenleme yapabilir. Ya da, frenlemeye raðmen araç duramayacaksa öndeki araç ya da engele çarpmamak için direksiyonu kýrarak yana geçebilir ve böylece kaza önlenmiþ olur. ABS'li araç kullanan sürücülere uyarý: A.B.D.'de yapýlan bir araþtýrmaya göre ABS'li araç kullanan sürücülerin daha fazla kaza yaptýðý ve bu kazalarda araçlarýn daha fazla hasar gördüðü belirlenmiþ. Bunun nedeni ise, ABS'nin nasýl kullanýlacaðýnýn doðru bilinmemesi. ABS ile ilgili olarak þunlarýn akýlda tutulmasý gerekir: Birincisi, ABS ancak herhangi bir tekerlek kilitlendiðinde devreye girer. Yani tekerlekler kilitlenmediði sürece normal bir fren gibi kullanýlýr (yani, fren yapýlýr). Ýkincisi, ABS'li araçlarýn fren pedallarýna normal frenlerde olduðu gibi basýlýr; hafif fren için biraz, sert fren için daha sert gibi. Yapýlan araþtýrmada Amerikalý sürücülerin araçta ABS bulunmasýna güvenerek frene az bastýðý ve bu nedenle (sürücüye baðlý olarak) daha çok kaza ve hasar meydana geldiði belirlenmiþ.
    AERODÝNAMÝKAerodinamik, hava ile havanýn içinde hareket eden katý kütlelerin etkileþimini inceleyen bilim dalýdýr. Otomobille ilgili olarak, otomobillerin havanýn içinde nasýl hareket ettiðini incelemekte kullanýlýr. Otomobillerin hava sürtünme katsayýsýnýn düþük olmasý ve havanýn içinden daha kolay geçebilmesi, hem aracýn dengesini hem de yakýt tüketimini olumlu etkiler. Günümüzde normal otomobillerin sürtünme katsayýsý 0.30 civarýndadýr. Opel Calibra 0.26'lýk sürtünme katsayýsýyla binek otomobilleri içinde en iyi deðere sahiptir. Fiat Tempra ise 0.28'lik bir sürtünme katsayýsýna sahiptir. Ýlk bakýþta Tempra'nýn nispeten köþeli olduðu düþünülebilir ama bu aracýn avantajý bagajýnýn yüksek olmasý. Çünkü aracýn havayla karþýlaþmasý olduðu kadar havadan ayrýlýrken oluþturduðu akýmlar ve girdaplar da sürtünmeye etki eder. En ideali bir su damlasýnýn þeklidir. Uçaklarýn kanatlarýnýn uzunlamasýna kesiti incelendiðinde su damlasýna benzediði yani önde yuvarlak ve kalýn, arkada ince olduðu görülür.
    AIRBAG (HAVA YASTIÐI)Kazalardaki yararý son derece yüksek bir ek koruma sistemidir (SRS). Emniyet kemeri ile birlikte kullanýldýðýnda sürücünün baþýný ve gövdesinin üst bölümünü korur. Uzun süreden beri kullanýlan ön hava yastýklarýna ek olarak artýk gövdeyi ya da kafayý yandan çarpmalara karþý koruyan yan hava yastýklarý da yaygýnlaþmaya baþlamýþtýr. Hava yastýðý bir çarpýþma sýrasýnda, ön hava yastýklarý için aracýn ön kýsmýna, yan hava yastýklarý için de aracýn yan kýsmýna (kapý v.b.) yerleþtirilen algýlayýcýlardan gelen uyarý sonucunda þiþerek, çarpýþma yönünde yolcuyu karþýlar ve yolcunun hareketini yumuþatýr. Hava yastýðý þiþtikten sonra kýsa bir süre içinde söner çünkü çarpýþmadan sonra aracýn hareketinin devam edebileceði ve bu nedenle özellikle de sürücünün etrafýný görmesinin ve direksiyonu kontrol edebilmesinin gerektiði belirlenmiþtir. Bazý sürücüler kazadan sonra aracýndaki hava yastýðýnýn þiþmediðini iddia ederek yetkili firmalarý aramaktadýr. Hava yastýðý ancak belli bir hýzýn üzerindeki çarpýþmalarda devreye girecek þekilde ayarlanmýþtýr. Örneðin 10 km/s hýzla gerçekleþen bir çarpýþmada hava yastýðý çalýþmaz çünkü bu hýzdaki bir çarpýþmada hava yastýðý gerektirecek bir tehlike söz konusu deðildir. Bu þekilde gereksiz masraflar önlenmiþ olur. Genel olarak, emniyet kemeri kullanýmýnýn daha düþük olduðu A.B.D.'de hava yastýklarý daha erken devreye girmek üzere ayarlanmaktadýr (15-20 km/s). Avrupa'da ise emniyet kemeri kullanýmý daha yaygýndýr ve bu nedenle hava yastýklarý daha geç devreye girmek üzere ayarlanmýþtýr (20-25 km/s). Bazen emniyet kemeri mi yoksa hava yastýðý mý daha fazla koruma saðlýyor gibi bir soru soruluyor. Bu sorunun cevabý, en iyisi her ikisini de kullanmaktýr. Eðer ille de birini seçmek gerekirse, emniyet kemerinin tek baþýna hava yastýðýndan daha fazla koruma saðladýðýný belirtmek gerekir çünkü (ön) hava yastýðý sadece önden çarpýþmalarda koruma saðlar; emniyet kemeri ise devrilme dahil her türlü kazada sürücü ve yolcularý yerinde tutar ayrýca hava yastýðý tek bir darbede görev yaparken emniyet kemeri art arda gelebilecek darbelerde yolcularý korur. Hava yastýðý emniyet kemerine ek olarak tasarlanmýþtýr bu nedenle SRS (Suplementary Restraint System) adý verilmektedir.
    SÝLÝNDÝRMotorlarda gücü saðlayan hareketli parçalar olan pistonlarýn yukarý aþaðý (boxer motorlarda yatay yani saða-sola) hareket ettiði silindir þeklindeki yuvalar. Motora güç saðlayan iþlem olan ateþleme için hava ve yakýt karýþýmý silindire verilir, burada buji tarafýndan ateþlenir ve oluþan patlamanýn gücüyle silindirin içindeki hareketi ileten parça olan piston aþaðýya itilir. Aþaðýya itilen piston da krank mili denilen ve diðer silindirlerdeki pistonlarýn da baðlý olduðu bir mili döndürür. Bu mil, vites kutusu (þanzýman) yoluyla gücü tekerleklere aktarýr.
    SÝLÝNDÝR HACMÝ (CC)Silindirin hacmi cc yani, santilitre (ayrýca santimetreküp -cm3- de denir) olarak belirtilir. Bir motorun silindir hacmi 1.6 litre denildiðinde aslýnda bu yuvarlak bir rakamdýr. Gerçek rakam 1598 cc ya da 1580 cc gibi bir rakamdýr. Örneðin 4 silindirli bir motorda dört silindirin hacimleri toplamýný gösterir. Silindirin taban alaný ile strokunun, yani, geometrik olarak düþündüðümüzde bir silindirin taban alaný ile yüksekliðinin çarpýlmasýyla bulunur. Daha fazla tork elde etmek ya da daha yüksek devirli yapmak gibi amaçlarla motordaki silindirin çapý ve stroku daha büyük ya da daha küçük yapýlmaktadýr (hacim ayný kalarak).
    SUPAP (VALF)Otomobil terimlerinin çoðu gibi Fransýzca'dan Türkçe'ye geçmiþ bir kelimedir, daha çok supap olarak kullanýlmaktadýr. Ýngilizce'den yapýlan çeviriler nedeniyle bazýlarý tarafýndan ayný þeye valf de denmektedir. Supap, silindirin üstünde yer alýr ve açýlýp kapanarak yakýt/hava karýþýmýnýn silindire emilmesine ya da egzoz gazlarýnýn silindirden atýlmasýna olanak tanýr. Bu nedenle emme supabý ve egzoz supabý olarak ikiye ayrýlýr. 8V ve 16V gibi iþaretler otomobilin kaç supaplý olduðunu gösterir. Motorlar çoðunlukla dört silindirli olduðu için bu iki ifadeyi en sýk görürüz. 8V dört silindirli bir motorda 8 supap bulunduðunu yani her silindire iki supap düþtüðünü (1 emme, 1 egzoz supabý) gösterir. Dört silindirli motor için kullanýlan 16V (ya da 16 supap) ifadesi ise o motorda silindir baþýna 4 supap (2 emme, 2 egzoz) bulunduðunu gösterir. 24V ise altý silindirli bir motorda silindir baþýna 4 supap bulunduðunu gösteriyor. Ayrýca, örneðin Citroen'in 4 silindirli 12 supaplý (silindir baþýna 3 supap, 2 emme, 1 egzoz) turbodizel motoru, son zamanlarda Volkswagen'de gördüðümüz 5 silindirli 20 supaplý motor (silindir baþýna dört supap) ve Ferrari'nin kullandýðý silindir baþýna 5 supaplý motor (3 emme, 2 egzoz) gibi örnekler de vardýr.

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    DOHC, SOHC Double Over Head Cam, Single Over Head Cam: Türkçesi üstten çift eksantrikli, ya da üstten tek eksantrikli. Otomobillerin teknik özelliklerinin geçtiði birçok yerde karþýlaþýlan bu kýsaltmalar otomobilden anlamayanlarýn gözünü boyamak için, böyle Ýngilizce ve kýsaltma halinde býrakýlýr. Ya da bu metinleri hazýrlayan kiþiler bunlarýn ne olduðunun farkýnda deðildir. Bu kýsaltmalar motorun supaplarýnýn silindirin üstünde bulunan bir ya da iki eksantrik mili tarafýndan hareket ettirildiðini gösterir. Daha eski otomobillerde eksantrik mili silindirlerin altýnda bulunur ve silindirin üstünde yer alan supaplarý uzun itecek kollarý ile hareket ettirirdi, örneðin '94 model eski motorlu Tofaþ Þahin'de olduðu gibi. SOHC, yani üstten tek eksantrikli motora örnek olarak 95'ten itibaren Þahin'de ve diðer Tofaþ-Fiat modellerinde kullanýlan motorlarý gösterebiliriz. Tipo 2.0 i.e. modelinde ise DOHC, yani üstten çift eksantrikli motor bulunuyor. SOHC ile DOHC arasýndaki fark birincisinin iki supaplý ve ikincisinin de genelde 4 supaplý olmasýdýr. Bazen üstten çift eksantrikli motorlar 5 supaplý da olabilmektedir.
    TUBELESS, DUBLEKSÝç lastiksiz lastik. Eskiden lastiklerde havanýn kaçmasýný önlemek için ince bir iç lastik (þambrel) bulunurdu. Yeni tip lastiklerde artýk bu iç lastik kullanýlmýyor, dýþ lastik eski tip lastiklerdeki her iki bölümün görevini de yapýyor. Halk arasýnda dubleks dendiði için sanki iki kat lastikmiþ gibi de anlaþýlabiliyor. Aslýnda tek ve saðlam bir kat lastikten oluþuyor. Eski lastiklere göre avantajý çivi gibi küçük ve ince cisimler tarafýndan delindiðinde hemen havasýnýn inmemesi. Lastiðe çivi girdiðinde bazen lastik çok yavaþ inerken bazen de hiç inmez. Bazý lastikçiler lastiklerin üzerinden dört beþ çivi birden çýkardýklarýný söylüyor. Yani, ancak dördüncü ya da beþinci çividen sonra lastik inebiliyor. Normalde ortalama büyüklükteki bir çivi birkaç gün içinde otomobilin lastiðinin havasýnýn gözle görülür bir þekil azalmasýna neden olur. Bu nedenle arabanýn yanýna gelirken ve arabadan uzaklaþýrken lastiklere bir göz atmak genel olarak iyi bir alýþkanlýktýr.
    SIKIÞTIRMA ORANI, STROKSilindirin içinde yakýt hava karýþýmýnýn yakýlarak güç elde edildiði odacýðýn (yanma odasý) en büyük hacmi ile en küçük hacmi arasýndaki oran. Silindirin içinde piston en üstte iken hacim en küçüktür ve piston en alt noktaya ulaþtýðýnda da en büyüktür. Örneðin 10:1 olarak belirtilen bir sýkýþtýrma oraný (kompresyon oraný da denir) silindirin içindeki hacmin motorun çalýþmasý sýrasýnda 10'dan bire indiðini ve tekrar ona çýktýðýný gösterir. Dizel motorlardaki sýkýþtýrma oraný daha yüksektir, örneðin 22:1 gibi. Bunun nedeni buji kullanýlmayan bu motorlarda yakýtý ateþleyebilmek için daha yüksek bir basýnca gerek duyulmasýdýr. Dizel motorlarý daha fazla basýnca dayanabilmesi için daha saðlam (kalýn) yapýldýðýndan aðýrlýklarý da daha fazladýr. STROK, silindirin hareketi sýrasýnda çýktýðý en üst düzey ile indiði en alt düzey arasýndaki uzunluktur. Sýkýþtýrma oranýný kullanarak þöyle de tanýmlayabiliriz. Pistonun (yukarýdaki örneðe göre) sýkýþtýrma oranýnýn 10:10 olduðu konum ile sýkýþtýrma oranýnýn 10:1 olduðu konum arasýndaki hareket mesafesi. En basit haliyle silindir hareketinin uzunluðu diyebiliriz.
    TORKTork döndürme kuvveti demektir. Motorlarýn gücünün yanýnda torku da belirtilir, örneðin, 3800 dakika/ devirde 145 Nm gibi. Ne iþe yarar? Basit olarak açýklamaya çalýþýrsak, bir otomobilin, daha doðrusu motorunun torku iyiyse kullanýmý daha rahat olur çünkü motor daha geniþ bir devir aralýðýnda vites deðiþtirmeden kullanýlabilir. Ya da acil durumlarda yine daha az vites deðiþtirme ihtiyacý hissedilir. En yüksek tork olarak belirtilen rakamýn yanýnda bu rakamýn elde edildiði devir de önemlidir. Motorlar daha çok düþük ve orta devirlerde kullanýldýðý için özellikle þehir içinde, torkun düþük devirlerden itibaren yüksek olmasý çok kullanýþlýdýr. Böylece alt vitese geçmeden hareketi sürdürmek mümkün olur. Genel olarak motor hacmi yükseldikçe tork artar ama ayný motor hacmine sahip motorlarýn torklarý ve "tork eðrileri" farklý olabilmektedir. Bunun nedeni de motor tasarýmýndaki farklýlýklardýr. Silindirlerin çapý ve stroku, ateþleme zamanlamasý ve diðer bazý niteliklerden oluþan genel olarak "teknoloji" diyebileceðimiz özelliklerdir bu farký yaratan. Ayrýca herkesin bildiði gibi dizeller "torklu" motora sahiptir. Bunun anlamý düþük devirde yüksek tork saðlýyor olmasýdýr. Benzinli motorlardan farklý olarak dizel motorlarýnýn en yüksek torku 1800-2500 dakika/devirde elde edilir. Bu sayede çok devire gerek kalmadan motor "çeker". Diyelim ki bir benzinli motorla bir dizel ayný en yüksek torka sahip olsun, yine dizel motor daha avantajlýdýr çünkü bu torku daha düþük devirde saðlýyor. Bunun pratik avantajý, örneðin bir yokuþ çýkarken üçüncü viteste 2000 d/d'de iken dizel motorlu arabada gaza basarsýnýz ve araba hýzlanabilir, benzinli motora sahip araba ise hýzlanamaz ve büyük bir olasýlýkla bir alt vitese geçmek zorunda kalýr. Düþük devirlerde yüksek çekiþ gücü saðladýðý için dizel motorlar özellikle ticari araçlarda kullanýlmaktadýr. Motorun beygir gücü ile torku karýþtýrýlmamalýdýr. Bunlar farklý þeylerdir. Torkun anlamýný somut olarak anlamak için þöyle bir örnek de verilebilir. Diyelim ki iki tane ayný beygir gücüne sahip araba var. Torklarý ise farklý. Her iki arabayý arkalarý birbirine doðru gelecek þekilde yanaþtýrýp baðladýðýnýzda, iki araç birden hareket ettiðinde (halat çekme oyunu gibi) beygir güçleri ayný olmasýna raðmen, torku yüksek olan diðerini çeker.

  5. #5
    Users Awaiting Email

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Teşekkürler.

  6. #6

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    bende teþekkür ederim

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •