Çekirgeleri sadece Afrikalýlarýn yediðini sanýyorsanýz yanýldýnýz. Biz de deðiþik biçimlerde böcekleri bir güzel midelerimize indiriyoruz. Bu yiyecekler saðlýðýmýz açýsýndan son derece faydalýymýþ. Çekirgeden elde edilen “chitin” maddesi ve türevleri bazý hazýr yiyeceklerde, ilaçlarda, kozmetiklerde ve yaralarýn dikildiði ipliklerde kullanýlýyormuþ. “Chitin” modasý ilk Japonya’da ortaya çýkmýþ. Ardýndan Amerika ve Avrupa’ya ulaþmýþ.
“Chitin” maddesinin temel bileþeni bazý böceklerin (karafatma, kelebek…) ve kabuklu deniz hayvanlarýnýn (yengeç, karides, ýstakoz…) dýþ yüzeylerinde bulunuyor. Ayrýca bira mayasý, suyosunlarý ve mantarlarýn hücre zarlarýnda da “chitin” maddesi yer alýyor.
“Chitin”li katký maddeleri yiyecekleri daha çekici yapýyormuþ, lezzeti artýrýyormuþ. Bu madde ayný zamanda yiyeceklerde koruyucu madde olarak da kullanýlýyormuþ. Bazýlarý bu maddeyi gýda desteði olarak da alýyormuþ. “Chitin” diyeti gerçekten de saðlýk için son derece iyiymiþ.
“Chitin”li katký maddelerinin yarattýðý harikalar þunlarmýþ:
- Ýnsan vücudunu radyasyonun zararlý etkilerinden koruyormuþ.
- Kanserli hücrelerin geliþimini engelliyormuþ.
- Baðýþýklýk düzeyini artýrýyormuþ.
- Kandaki kolesterol seviyesini düzenliyormuþ.
- Dokularýn kendini yenilemesine yardýmcý oluyormuþ.
“Chitin” maddesi ikincil olarak en çok bitkilerde bulunuyormuþ. Bazý bilim adamlarý yakýn bir gelecekte insanoðlunun tamamýyla “chitin” diyetine yöneleceðini iddia ediyor. Bunlarýn baþýnda da Kuzey Karolayna Üniversitesi’nden Kimya Profesörü Sam Hudson geliyor. Hudson hem “chitin” maddesinin çok yaralý olduðunu hem de elde edilme açýsýndan sonsuz kaynaða sahip bulunduðunu iddia ediyor.
“Chitin”in hikayesi 1811 yýlýna uzanýyor. Henri Braconnot, Fransa’da botanik bahçelerinde mantarlar üzerine araþtýrmalar yapýyormuþ. Bu araþtýrmasý sýrasýnda bir madde ile karþýlaþmýþ, bu madde, sülfirik asit içerisinde çözünmüyormuþ. Bu maddenin daha sonraki yýllarda “chitin” olduðu saptanmýþ. Kýsa süre sonra böceklerde de bu maddeye rastlanmýþ. Maddeye “chitin” adý 1823 yýlýnda verilmiþ (Yunanca chiton-tunik). Kimyagerler, 1857 yýlýnda “chitin”den “chitosan” adlý maddeyi elde etmeyi baþarmýþ. Ancak bu tarihten sonra birkaç yüzyýl çok az sayýda araþtýrmacý bu maddeyle ilgilenmiþ.
Tarihte Romalýlarýn da ballý çekirgeleri büyük bir iþtahla yediðine dair kayýtlar bulunuyor. Haþlanmýþ karýncalarýn yine Roma ve daha sonraki dönemlerde sofralarýn baþ köþesinde yerini aldýðý biliniyor. Afrika’da bazý sert kabuklu böceklerin ve örümceklerin günümüzde sevilerek yendiði bir gerçek.
Böceklerin diyete yaygýn biçimde eklenmesi 19. yüzyýlýn sonlarýnda oldu. Ýngiliz kaþif ve bilim adamý Vincent Holt, et yemek istemeyenlere böcek yemeyi (entofagi) önerdi. Holt bu öneriyi yaptýðý zaman “chitin” ve “chitosan” maddelerinin deðerli etkilerinin farkýnda deðildi. Bu öneriyi yaparken böceklerin sadece bitkiyle beslendiðini bunun için de çok daha temiz olduklarýný söylüyordu.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý

Yer imleri