Çaput Baðlamak
Halkýmýzdan bazýlarý (çoðunlukla haným müslümanlar) ÝSLÂM DÝNÎ ile hiç alakasý olmayan birtakým hurafeleri devam ettirmektedirler. Hurafe inanç ve adetlerin çok deðiþik þekillerini, hemen her köyümüz ve kentimizde yaygýn olarak görmek mümkündür. Bu hurafe adetler uðruna zaman zaman üzücü olaylar da duyulmaktadýr.
"Yýldýznameye" baktýrmak, "FAL" açtýrmak, "SÝHÝR" bozdurmak için diyar diyar hoca(!) arayanlar, dileðinin yerine gelmesi için "TÜRBE VE EVLÝYA" mezarlarýný dolaþanlar, kýzýnýn nasibini açtýrmak için, il il üfürükçü arayanlar azýmsanmayacak kadar çoktur.
Göz arýzasýný gidermek, aðrýsýný dindirmek için seansýna "55 bin TL." para isteyenler, göðse ve göbeðe muska yazma cüret ve ahlâksýzlýðýna tevessül edenler ve bunlarýn tuzaðýna düþüp piþmanlýðýný sineye çekenler de maalesef bulunmaktadýr.
Ayrýca türbe penceresine, mezar taþýna mum yakmayý, falan mahalledeki aðaca çaput baðlamayý, filan yerdeki havuza para atmayý, evliya mezarýna kurban adamayý, sanki dini bir vecibeymiþ gibi telakki edenler de mevcuttur.
Kimi yerde gelin kocasýnýn evine girerken "kaynanasýnýn iki bacaðý arasýndan geçerse saygýlý olur", diye inanýlmakta, dolayýsýyla insan onuru ayaklar altýna alýnmaktadýr.
Kimi yerde de "yeni doðan çocuðun ilk dýþkýsý cin çarpmasýn, nazar deðmesin" diyerek yattýðý odanýn eþiði altýna konulmakta, bazý yerlerde de bebeðin beþiðine mezarlýktan toprak getirilerek konulmaktadýr.
Daha bir sürü yanlýþ inanç ve adetler!..
Ýþte bu bölümde, halkýmýzdan birtakým insanlarýn, en çok raðbet ettiði hurafelerden ve yanlýþ âdetlerden örnekler sunmaya çalýþacaðým. Ancak binlerce âdet ve inancý dar çerçeveli bir çalýþma ile ele almak mümkün olmadýðýndan, en tipiklerini belirli baþlýklar altýnda toplayarak izahýný yapmaya gayret edeceðim.
Çaput baðlama hurafesi, Kuzey ve Orta Asya uluslaranýn eski dinleri olan ÞAMANÝZM'e mahsus önemli unsurlardan biridir. Þamanist Türklerin inanýþlarýna göre her daðýn, her kutlu pýnarýn, göl ve ýrmaklarýn, kutlu aðaç ve kayalarýn "ÝZÝ" sahipleri vardýr.
• Çaðdaþ Altaylý Þamanistlerin inandýklarý "ÝZÝ"ler, Göktürklerin býraktýklarý yazýtlarda toptan "YER-SU" ile ifade edilmiþtir. Göktürkler bu "YER-SU" denilen ruhlarý, Türk yurdunun koruyucusu sayarlardý. Onlarýn inanýþlarýna göre bu "ÝZÝ'ler kiþiden kurban isterler. Kurban sunmayanlara zararlarý dokunur. Ancak bu ruhlar çok kanaatkardýr. Bunlarý, bir paçavra parçasý, bir tutam at kýlý hatta kurban niyetiyle atýlan bir taþ parçasý ile tatmin etmek mümkündür'1'.
Ýþte Türkler Müslüman olduktan sonra da bu âdetlerini büsbütün býrakmamýþlardýr. Evliya saydýklarý ulu kiþilerin türbelerine, orada biten aðaçlara, ya da o yörede bulunan bazý kayalara çaput baðlamak suretiyle eski adetlerini Müslümanlaþtýrmak istemiþlerdir. Oysa böyle bir âdet Ýslâm'da yoktur.
Kutsal aðaç ve kutsal sular olarak kabul edilen bu mahaller, daha çok kýsýr ve çocuðu hasta olan kadýnlar tarafýndan ziyaret edilmektedir. Maalesef bir çok kadýn, bu mahallere gidip dua ederek aðaca çaputunu, suya parasýný atarsa, hamile kalacaðýna inandýrýlmaktadýr.
Bazýlarý da böyle aðaçlara çaput baðlarsa, birtakým hastalýklardan kurtulacaðýna ümit beslemektedir.
Anadolu'da aðaçlara bez, paçavra baðlamakla dileðinin yerine geleceðine inanýlan pek çok yer vardýr. Bunlardan biri de benim köyümdeydi(*)
Benim köyümde "ÇIBAN KAYASI" denilen bir mevki vardýr. Köyün doðu yönündedir.
Bu mevki, daha ziyade ipek böceði için yetiþtirilen dut bahçelerinin bulunduðu yerdir. Burada bizim de dut bahçemiz vardýr. Bahçenin doðu yönü kayalýktýr. Kökü kayalarýn arasýnda olan bir siyah incir aðacýmýz vardý. Ýncir aðacýnýn dallarýna bez içerisinde 3-5 kuruþ koyup baðlandýðý zaman, özellikle çocuklarýn yüzünde çýkan çýbanlarýn iyileþtiðine inanýlýrdý. Ayrýca kim o bezleri toplar içindeki parayý alýrsa çarpýlýr veya her yerinden çýbanlar çýkar denilirdi.
Ben, zaman zaman bahçeye gittiðimde bezleri toplar, içindeki paralarý alýr, harcardým. Görenler, "býrak onlarý çarpýlýrsýn" diyerek beni azarlarlardý. Uzun seneler geçmesine raðmen ne bir yerimde çýban çýktý, ne de çarpýldým.
Seneler sonra Ýlahiyat tahsil ettim. Bunun saçma olduðunu köylüme anlattým. Zaten aðabeyim de o incir aðacýný kesmiþti. Þimdi köyümüzde bu bâtýl inanç ortadan kalkmýþ, oralara da çaput baðlayan kalmamýþtýr.
Sýrasý gelmiþken bu paçavra baðlama adeti ile ilgili bir baþka hatýramý da nakletmek isterim.
1963 senesinde Milli Eðitim Bakanlýðý, Ýmam-Hatip Okullarý Meslek Dersi Öðretmenleri için Konya'da bir kurs düzenlenmiþti. Ben de o kursa katýlmýþtým. Mevsim yaz ve Temmuz idi. Kurs sabah 8.00'de baþlýyor, saat 13.00'te bitiyordu. Öðleden sonra serbest çalýþmak için boþ kalýyorduk. Ýþte böyle öðleden sonra bir gün, bir grup arkadaþ "Meram Baðlarý"na gezmeye gitmiþtik. Biraz kýr gezintisi yaptýk. Ýkindi yaklaþmýþtý. Namaz kýlmak için orada bulunan bir mescidin yanýnda toplandýk. Mescidin önündeki çeþmeden abdest almak için hazýrlanýyorduk.
Mescidin bitiþiðindeki türbenin pencerelerinden birine gözüm iliþti. Baktým ki pencerede parmak sýðacak kadar boþ yer kalmamýþ, hep çabut baðlanmýþ. Tam bu sýrada bir arkadaþým camiin köþesinden çýktý ve pencerenin önünde durdu. Þöyle bir etrafýna bakýndý, kýzarak baþýný saða sola sallamaða baþladý. Belliki pencerenin haline hem kýzýyor hem de hayret ediyordu. Ben, koþarak yanýna vardým ve beraberce çaputlarý koparmaya baþladýk. Biraz ilerimizde de bir grup kadýn duruyordu. Bizim pencereyi temizlediðimizi görünce: "Vay ahlaksýzlar, dinsizler, kafirler" diyerek baðýrmaya baþladýlar. Biz, dinimizde böyle þeyler yoktur, falan demeye kalmadan taþ da atmaya baþladýlar. Kendimizi camiye zor attýk. Arkadaþlardan biri ezaný, biri de camide Kur'ân-ý Kerim'i okumaya baþladý. Namazlarýmýzý eda ettik. Kadýnlar da üst katta namazlarýný kýlýp caminin önüne çýkmýþlardý. Bizi, camiden çýkarken görünce bu sefer: "Biz sizi itikatsýz zannettik, kusura bakmayýn" diyerek özür dilediler.
Kendilerine bu iþin yanlýþ olduðunu, Ýslâm'da böyle adetlerin olmadýðýný izah ettik. Daha sonra da vedalaþarak ayrýldýk.
Ýslâm bilginleri böyle âdetlerle asýrlarca mücadele etmiþlerdir. Bir çok bâtýl inancýn kalkmasýný saðlamýþlarsa da, tamamen yok edilememiþtir. Hâlâ bir çok yöremizde türbe pencerelerine, bazý aðaçlara çaput baðlandýðý, duvarlarýna taþ yapýþtýrýldýðý veya cami havuzlarýna ve pýnarlara para atýldýðý bir gerçektir.
--------------------------------------------------------------------------------


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri