Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
Sayfa 1/10 12345678910 SonSon
92 sonuçtan 1 ile 10 arasý

Konu: islamda evlilik ve cinsel hayat

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart islamda evlilik ve cinsel hayat

    Cima, kadýnla erkeðin cinsi temasta bulunmasýdýr. Ýslamiyet, müminleri evlenmeye teþvik etmiþtir. Evlilik sayesinde cinsî arzular tatmin edilir, iffet ve namus korunur, neslin devamý mümkün olur.

    Ýslam'a göre cimâ'ýn da bir takým adabý vardýr. Bunlar; birleþmeden önce euzü-besmele çekmek; örtü altýnda olmak; kýbleye karþý olmamak; aybaþý halinde yapmamak, dübürden sakýnmak, kadýna yumuþak davranmak; o da ihtiyacýný giderinceye kadar terk etmemek; ikinci defa iliþkide bulunacaksa eteðini yýkamak; gecenin baþlangýcýnda iliþkide bulunacaksa uyumadan önce yýkanmak, hiç deðilse abdest alýp öyle uyumak; sevgi ve ilgiyi artýrýcý hareketlerde bulunmak.
    Cenab-ý Hak buyuruyor:

    Kadýnlarýnýz sizin için bir tarladýr. Tarlanýza nasýl dilerseniz öyle varýn. Kendiniz için önceden (uygun davranýþlarla) hazýrlýk yapýn. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuþacaksýnýz. müminleri müjdele!.(Bakara Suresi :223)

    Ýslam cinsi arzularýn meþru yoldan giderilmesini ister. Kadýna dübürden yaklaþýlma yasaklanmýþtýr.

    Cenab-ý Hak buyuruyor:

    Sana kadýnlarýn ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsýzlýktýr. Bu sebeple ay halinde olan kadýnlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaþmayýn. Temizlendikleri vakit, Allah'ýn size emrettiði yerden onlara yaklaþýn. Þunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever."(Bakara Suresi :222)"

    Bu bildiðimiz tenasül yoludur. Arka yoldan yaklaþmak doðru deðildir.

    Peygamber Efendimiz buyuruyor:

    "Hanýmýna arka yoldan yaklaþan kimse lanete uðramýþtýr. Erkeðe veya veya kadýna arka yoldan yaklaþan kimseye Allah, rahmet bakýþýyla bakmaz"

    Eþler arasý dahi olsa anal iliþki livata olarak adlandýrýlmýþ ve yasaklanmýþtýr.

    Son yüzyýllarda Batý dünyasýnda sloganlaþan cinsi serbestli akýmý, bir çok sapýklýðýn, doðal olmayan iliþkileri iðrenç zevklerin yayýlmasýna, önü alýnmayan hastalýklarýn, ruhi bunalýmlarýn baþ göstermesine yol açmýþ, hatta bundan bütün dünya ülkeleri zarar görmeye baþlamýþtýr. Ýnsanlarýn cinsel ihtiyaç ve isteklerini gayrimeþru yoldan karþýlayan, sömüren yeni yeni ticari faaliyet alanlarý ve sektörler ortaya çýkmaktadýr. Toplumumuzda evlilik içi huzursuzluk ve tatminsizliklerde de bu dýþ yayýn ve telkinlerin önemli payý vardýr.

    Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdýr.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Adet (Hayýz) Nedir?
    Kadýnýn rahminden belli günlerde kan gelmesi, doðum veya hastalýk söz konusu olmaksýzýn, belli yaþlardaki kadýnýn rahminden belli günlerde gelen kaný ifade eden bir fýkýh terimidir.

    Âdet görme, yani hayýz, kadýný erkekten ayýran özelliklerden birisidir. O, anormal ve çirkin bir olay deðil, normal ve kadýnýn yaratýlýþýnýn gereði olan doðal bir olaydýr.

    Ýslâm'ýn çýkýþ sýrasýnda câhiliye devri Araplarý âdetli kadýna arkadan, Hýristiyanlar önden iliþkide bulunurlardý.

    Yahudiler ve Mecusîler ise, böyle bir kadýndan uzak durular, hatta temizlendikten sonra da bir hafta süreyle onlarla bir arada kalmazlar, birlikte yiyip, içmezlerdi.

    Adet Günlerini Þaþýran Kadýn
    Ýslamiyet'e her kadýnýn hayýz, loðusalýk ve temizlik günlerini, bunlarýn sayýsýný, zamanýný bilmesi gereklidir. Bir kadýn delirse veya baygýnlýk geçirse yahut ilgisizliði nedeniyle adetini unutsa, kan aktýðý halde aklý baþýna gelip iyileþse, düþündüðü zaman hayýz ve nifas günlerini hatýrlayacak olur ve bu hatýrladýðýna güvenirse, artýk bu kadýn ona göre hareket eder. Hatýrlamazsa bu kadýna muhayyere - þaþýrmýþ denir. Bu kadýnlar þu guruplar altýnda toplanabilir:

    1.Yalnýz günlerini unutanlar. Yani kadýn, her ay bir defa kendinden kan geldiðin biliyor, ama kaç gün geldiðini unutmuþ. Bu kadýn, hayzý hatýrladýðýndan dolayý, kanýn kesilmeksizin gelmeðe baþladýðý zamandan itibaren üç gün namazýný kýlmaz. Sonra, hayýz ile temizlik ve hayýzdan kurtulmak arasýnda tereddüt ettiðinden dolayý da yedi gün her namaz için yýkanmasý lazýmdýr. Sonra da yirmi gün için temiz olduðunu bildiðinden, kocasýyla cinsi münasebette bulunabilir.
    2.Adetinin her ay üç gün olduðunu bildiði halde o üç günün zamanýný bilemeyenler. Meselâ ayýn baþýnda mý, ortasýnda mý, sonunda mý olduðunu kestirmiyor, böylece hayýz ile temizlik arasýnda tereddüt ettiðinden dolayý, ayýn baþýnda üç gün her namaz için abdest alýp kýlar. sonra da her saat hayýzdan kurtulduðunu zannettiðinden dolayý, yirmi yed gün her namaz için boy abdesti alýp namazlarýný kýlacaktýr.
    3.Adetin hem kaç gün olduðunu hem de zamanýný bilemeyenler. Bu gibiler için kaide þöyledir:
    •Kadýn hangi vakitte temizliðini iyice kestirebilirse o zaman abdestini alýp namazýný kýlar, orucunu tutar, kocasýyla cinsi münasebette bulunabilir.
    •Hangi vakitte hayýz haline girdiðini iyice kestirebilirse tüm bunlarý þüphesiz terk edecektir.
    •Eðer bir vakitte hayýz halinde mi yoksa temiz halinde bulunduðundan þüphelenirse, hangisi daha uygun diye araþtýrma yapmak mecburiyetinde kalýr.
    + Eðer araþtýrmazsa, ihtiyatlý olmak üzere her namaz için boy abdesti almak gerekir.
    + Araþtýrýr da gene de þüpheden kurtulmazsa adeti 10 gün takdir olunur, her namaz için boy abdesti alýr, namazýný kýlar, ancak bu on günlük araþtýrma sürecinde cinsi münasebette bulunamaz. [1]

    Adet Günü Nasýl Kararlaþtýrýlýr?
    Hanýmlardan bazýlarý intizamlý adet görür. Adet günlerinin sayýsý bellidir. Ýlk kan görmede bu günler kararlaþmamýþ olabilir. Ancak bundan sonra vaki olabilecek deðiþiklikle adet günleri deðiþmiþ olur. Mesela ilk defa beþ gün görmüþken, sonra iki defa yediþer gün görürse, bunun adeti yedi gün olur. Eðer ilk defa yedi gün görüp de ondan sonra iki defa beþ güne düþerse, adet beþ olarak kararlaþýr. Daima adeti deðiþenler, ihtiyat tarafýný tutarak amel ederler. En yükseðini alýrlar.[2]

    Adet Günü Deðiþenler Ne Yapmalý?
    Daima adet günleri deðiþenler, ihtiyat tarafýný tutarak amel ederler. bir ayda yedi, diðer ayda sekiz gün adet gören, sekizinci gün oldu mu yýkanýr ve namazlarýný kýlar, ramazan ayýnda ise orucunu tutar. Çünkü sekizinci gündeki kanýn, adet üstü fazla kan olmasý ihtimali vardýr. Fakat sekizinci gün çýkmadýkça cinsi münasebet kurulamaz. Ayrýca on güne kadar devam edecek kanlar hayýz sayýlýr.[2]

    Adet Halini Geciktirmek Ýçin Ýlaç Kullanmak Caiz Mi?
    Adet kanama, yaradýlýþýn gereði tabii bir durum olduðuna göre, býrakalým da Allah'ýn yaratmýþ olduðu tabii seyri içinde devam etsin. Eðer bu adet geciktirici ilaçlar saðlýk açýsýndan zararsýz ise, kendilerine zarar vermiyor, adet düzenini deðiþtirmiyorsa, bazý özel durumlarda kullanýlabilinir. Bu ilaçlarýn zararlý olup olmadýðý konusunda uzman bir doktora danýþmak gerekir.[3]

    Adet Halinde Kan Gelmeyen Günler
    Adetin baþlamasý ile görülen kan, daha sonra bir müddet kesilir, sonra yine görülür. Görülmeyen günlerde adetli kabul edilir.

    Ýki kan arasýna giren temizliðin adet sayýlmasý için, bunun temizlik müddetinde deðil, adet müddetinde gelmesidir.

    Adet, Kadýnlara Bir Ceza Mý?
    Bazý kitaplarda þöyle bir hurafe geçer: "Havva validemiz, Hz. Adem'i kandýrdý, ona cennet meyvesinden yedirdi. Bu olay ikisinin de cennetten çýkmasýna sebep oldu. Bunun için Cenab-ý Hak adeti ve gebeliði Hz. Havva'ya bir ceza olarak verdi."

    Ýslam, daha önce Yahudi ve Hýristiyanlarýn yapýþtýrdýklarý lanetlik durumunu tamamen bertaraf etti. Adem Peygamberin cennetten çýkarýlmasýnda her ikisini de sorumlu tuttu. Ýslam'da kadýn kötülüklerin ve þeytani iðvalarýn kaynaðý olarak görülmez. Ýslam'da Hz. Adem'i kadýnýn baþtan çýkardýðýna inanýlmaz. Ýslam bu batýl düþünceleri tamamen yýkmýþtýr.

    Cenab-ý Hak buyuruyor:

    "Derken þeytan onlarýn ayaðýný oradan kaydýrdý. Ýçinde bulunduklarý cennetten çýkardý." (Bakara Suresi:36)

    "Derken þeytan, birbirine kapalý ayýp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbiniz size bu aðacý sýrf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladý, dedi. Ve onlara: Ben gerçekten size öðüt verenlerdenim, diye yemin etti..Böylece onlarý hile ile aldattý. Aðacýn meyvesini tattýklarýnda ayýp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarýndan üzerlerini örtmeye baþladýlar. Rableri onlara: Ben size o aðacý yasaklamadým mý ve þeytan size apaçýk bir düþmandýr, demedim mi? diye nidâ etti. (Adem ile eþi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eðer bizi baðýþlamaz ve bize acýmazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. Allah: Birbirinize düþman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleþme ve faydalanma vardýr, buyurdu. " (Araf suresi :20-24)

    "Derken þeytan onun aklýný karýþtýrýp "Ey Adem! dedi, sana ebedîlik aðacýný ve sonu gelmez bir saltanatý göstereyim mi? Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayýp yerleri göründü. Üstlerini cennet yapraðý ile örtmeye çalýþtýlar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu þaþýrdý. Sonra Rabbi onu seçkin kýldý; tövbesini kabul etti ve doðru yola yöneltti." (Taha suresi 120-122)

    Kuran, yasaklanmýþ aðaçtan tatma suçunu Havva Anamýza yükleyen, kadýnlarý hor ve hakir gören tüm anlayýþlarý kökünden nehyeder. Hadis-i Þerif'te belirtildiði gibi: "Adet, Allah'ýn Adem kýzlarýna taktir buyurduðu bir þeydir." Takdirdir, ceza deðildir.[3]

    Adet Kanamasý
    Âdet kanamasý; rahmin en iç tabakasý olan endometriumun 27-28 gün süreyle, hormonlarýn etkisi altýnda geliþip, dördüncü hafta sonunda hormonlarýn kandan çekilmesiyle, bu geliþen tabakanýn bozulup dökülmesi olayýdýr.

    Âdet kaný, genellikle kadýný hamile olmadýðýnýn belirtisidir.

    Âdet kanýnýn içinde bol miktarda doku artýðý vardýr. Akyuvarlar bakýmýndan oldukça zengindir.

    Âdet kanýnda pýhtýlaþma olmaz. Ýçinde bir takým enzim ve kimyasal maddelerin miktarý artmýþtýr.

    Genel olarak 3-5 gün devam eder, 28 gün arayla yenilenir.

    Akan kan yaklaþýk 100 gram kadardýr. Bu sulu kana; üreme yollarýndaki akýntýlar, bu yolun iç zarlarýnýn döküntüleri ve yabancý mikroplar karýþtýðý için aðýr bir koku verir. Bu yüzden kadýnýn özellikle âdet günlerinde temizliðine dikkat etmesi gereklidir.[4]

    Adet Kanýnýn Renkleri ve Ayýrýcý Nitelikleri
    Adet halindeki kadýnlarda görülen kanlarýn renkleri altýdýr : kýrmýzý, sarý, toprak rengi, siyah, yeþil, kirlimsi. Bu akýntýlar hepsi hayýz müddetinde ise hepsi hayýz kanýdýr. Ta ki, safi beyaz renk görene kadar. Renk tespitinde pamuk veya bez kaldýrýldýðýnda onda mevcut renge itibar olunur. Deðiþme haline bakýlmaz. Çünkü kadýnýn gördüðü beyaz bir akýntý, kuruduðunda sararabilir. Yahut kýrmýzý veya sarý kuruduðunda farklý bir renk alabilir. Hayýz müddetindeki kanlarýn renklerinin hepside hayzý bildirir. Hayýz bitiminde akýntýnýn beyazlaþmasýyla hayýz bitmiþ olur.

    Kýrmýzýlýk ve Siyahlýk: Ýttifakla hayýz kanýdýr. Hz. Fatýma (r.a) kan görüyordu. Allah Resulu (s.a.v) O'na þöyle buyurdu:

    "Eðer hayýz kaný ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kýlma, baþka türlü olursa abdest al ve namaz kýl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir."

    Sarýlýk: Bazýlarý ipek kozasý sarýlýðýnda, bazýlarý saman renginde, daha baþkalarý ise sarý diþ renginde olabilir. Ama bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüðü andaki renktir.

    Bulanýklýk: Bulanýk su renginde görülen kan demektir.

    Toprak Rengi: Topraða benzeyen rengine benzer, önce sarýdýr sonra bu rengi alýr.

    Yeþilimtýrak: Bir çeþit bulanýk kandýr. bu kanýn rengini bozuk gýdalar deðiþtirir. daha çok yaþlý kadýnlarda görülür.

    Hayýz kanýnýn ayýrýcý nitelikleri

    1.Katý olan ve pis kokan kan
    2.Sadece pis kokan, katý olmayan kan
    3.Sadece katý olan, pis kokmayan kan
    4.Hem katý olmayan hem de pis kokmayan kan [3][5][2]
    Adet Kaný Tam Kesilmeden Alýnan Boy Abdesti
    Bir haným adet veya loðusalýk kanlarý tam kesilmeden abdest veya boy abdesti alýrsa bu geçerli olmaz.

    Adet ve nifas olan kadýnlarýn abdest almalarý müstehap deðildir.

    Çünkü bunlarýn abdestsizlik durumlarýna abdestin bir tesiri yoktur.

    Kadýnýn adeti kesildi mi cünup gibi olur.

    Adet Sayýlmayan Kanlar
    1.Adet görecek çaða gelmemiþ kýz çocuklarýnda görülen kan
    2.Adet halinin en az müddeti olan üç günden az gelen kan
    3.Adet halinin en çok müddeti olan on günden sonra gelen kan
    4.Hamilelik esnasýnda gelen kan
    5.Adetten kesilmiþ yaþlý kadýndan gelen kan [3]
    Adet Süresi
    Hanefilere göre, hayzýn en kýsa süresi üç gün üç gecedir. Bundan azý özür kaný sayýlýr. "Ortasý beþ gün, en uzun sûresi ise on gün on gecedir. On günü geçen kanamalar özür sayýlýr. Dayandýklarý delil þu hadistir: "Bekâr veya dul kadýn için en kýsa hayýz süresi üç gün, en uzun süresi ise on gündür"

    Þâfiî ve Hanbelilere göre, en kýsa süre bir gün, bir gece, en uzun süresi ise, altý veya yedi gündür.

    Mâlikiler, en az süre için bir sýnýr belirlemezken, en uzun süreyi kadýnýn durumuna göre otuz güne kadar çýkarýrlar.[4]

    Adetli Bir Kadýnýn Kestiði Yenilir mi?
    Helal olmasý için hayvaný erkeðin kesmesi þart deðildir. Hayvan kesmesini bilen kadýnlarda kesebilirler. Hatta adet veya loðusa durumunda olan kadýnlar bile kesebilir, kestikleri yenir.[3]

    Adetli Bir Kadýn, Kuran'a Bakabilir mi?
    Adet ve loðusa durumunda veya cünup olan bir kimse okumadan, hecelemeden Kuran-ý Kerime yalnýz bakabilir, bu mekruh deðildir.[3]

    Adetli Bir Kadýn, Kuran Dinleyebilir mi?
    Adetli veya loðusa durumunda bulunan bir kadýn, Kuran-ý Kerimi tutmadan, okunan Kuran'ý okuyarak takip etmeden, hecelemeden yalnýz dinlemesi caizdir. Bu durumun sevap derecesini ancak Allah bilir.[3]

    Adetli Kadýn, Kuran Meali Okuyabilir mi?
    Bu durumdaki bir kadýn, Kuran'a ve ayet yazýlý bir þeye el süremez. Arapça dýþýnda Farsça, Türkçe gibi bir dile yazýlmýþ olan Kuran mealini, tutmak haramdýr. Onda Kuran ahkamý yazýlý olduðundan Kuran hükmündedir. Eðer içinde ayet bulunmuyorsa Türkçe kitap okumalarýnda bir mahzur yoktur. Eðer kadýn adet durumunu öðrenmek istiyorsa zarureten fýkýh kitaplarýna da bakabilir.[3]

    Adetli Bir Kadýn, Secde Ayeti Duyarsa
    Adet veya loðusa durumunda olan bir kadýn, namaz kýlmakla mükellef olmadýðý için secde kendisine vacip deðildir. Cünup olan için bu böyle deðildir. Cünup olan kimse, kadýn olsun erkek olsun eðer secde ayetini duyarsa tilavet secdesi vacip olur. Temizlendikten sonra bu secdeyi yerine getirmeleri gerekir.[3]

    Adetli Bir Kadýn, Namaz Vaktinde Ne Yapar?
    Ulemâ: "Hayýzlý kadýnýn her namaz vakti için abdest alarak namaz yerinde o namazý kýlacak kadar oturmasý, adetini unutmamak için tesbih ve tehlil (Lâ ilâhe illâllâh) ile meþgul olmasý müstehaptýr." demiþlerdir. Bir rivayette: "bu kadýna evvelce kýldýðý namazlarýn en güzelinin sevabý verilir." buyrulmuþtur.[5]

    Adetli Olan, Kuran Öðretmeni Olan Hanýmsa
    Kadýn Kuran öðreticisi, hayýz halinde, çocuklara kelime kelime öðretir ve kelimelerin arasýný keser. Hece hece Kuran öðretmesinde de kerahet yoktur.[2]

    Adetli Bir Kadýn, Mübarek Gecelerde Ne Yapar?
    Kadýnlarýn namazsýzlýk halleri eðer Ramazan, kadir gecesi, bayram, kandil gibi þerefli ve kýymetli, müminlerin günahlarýnýn baðýþlanacaðý ve derecelerinin yükseleceði mübarek vakit ve zamanlara rastlayacak olursa, o mümin ve Müslüman kadýnlarýn kalplerindeki niyetlerine göre "Her kiþiye, muhakkakniyetinin hakký verilir" hadis-i þerifleri gereðince, o hayýrlý günleri ve geceleri ibadetle geçirmek niyetinde idiyseler, þüphesiz ki, o mübarek ve güzel günlerin ve gecelerin rahmet ve bereketlerinden nasiplerini hem de eksiksiz olarak alacaklardýr. Çünkü kadýnlarýn bu namazsýzlýk halleri, ellerinde olmayan bir özür kabilinden olduðu ve kendi istekleriyle olmadýðý için mahrum olmalarýný gerektirmez. Niyet, söz ve amelden hayýrlýdýr; çünkü söz ve amele gösteriþ karýþabilir, fakat niyete hiçbir þey karýþamaz

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Adetli veya Lohusa Kadýnla Cinsel Ýliþkinin Kefareti Nedir?
    Adetli Ýle Seviþme
    Soru: Hanýmý âdetli iken erkek onunla seviþip kendini tatmin edebilir mi? Bunun günahý var mýdýr?

    Cevap: Âdetli karýsýnýn dizkapaðý-göbek arasýna dokunmadýktan sonra, onunla her türlü cinsel oynaþma yapabilir. Karýsýnýn eliyle, ya da vücudunun baþka yerleriyle tatmin olabilir ve diz kapaðý - göbek arasýndan da örtü varken yararlanabilir. Bunda hiç bir sakýnca olmadýðý gibi, hem kendini boþaltýp haramdan koruduðu, hem de âdetli iken bir bakýma hasta olan ve yalnýzlýk hissedebilmesi muhtemel bulunan eþiyle ilgilendiði için bu sevap ve yapýlmasý gereken bir davranýþtýr. Efendimizin, bütün hanýmlarýna, onlar hayýzlý iken bu þekilde yaklaþtýðý rivayet edilmiþtir. Hatta bazýlarýna göre âdetli hanýmýyla cima dýþýnda her þeyi yapabilir. Ýmâm Muhammed bu görüþtedir.[1]

    Allah Resulü buyuruyor: "Karýsýyla hayýz halinde, adetin ilk günlerinde iliþkide bulunursa bir dinar, son günlerinde bulunursa yarým dinar sadaka verir."

    Fýkýh kitaplarýnda, "Eðer kan kýrmýzý veya siyah ise bir dinar, sarý ise yarým dinar sadaka vermesi müstehap olur" denilmektedir.

    Eðer bir Müslüman adet halindeki hanýmýyla iliþkide bulunmuþsa önce tövbe etmesi gerekir. Sonra da yukarý da belirtildiði üzere fakirlere sadaka vermesi gerekir. Bu sadakayý her iki taraf da verir.[2]

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Adetten Sonra Yýkanmadan Cinsel Ýliþki
    Hanefi alimlerine göre, adet hali olan kadýnýn hayýz süresinin en çoðu olan on gün geçerse, kan da kesilirse yýkanmadan cinsel iliþkide bulunabilinir.
    Þafii ve Maliki alimlerine göre ise, yýkandýktan sonra cinsel iliþkide bulunabilinir.

    Bazý alimlere göre de yýkanmasý gerekmez, yalnýz cinsel organýnýn yýkamakla cinsel iliþki helal olur.

    Bu farklýlýk, "Onlar temizleninceye kadar yaklaþmayýnýz" (Bakara Suresi: 222) ayetindeki temizlik anlayýþýndan kaynaklanmaktadýr. Ýmam-ý azama göre buradaki temizlik hayzýn kesilmesi demektir. Dolayýsýyla adet bitiminden sonra yýkanmadan cinsel iliþkide bulunmak caizdir. Ancak yýkanmak müstehaptýr.[1]

  5. #5

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Ailede Sorumluluklar
    Evli Erkekler Ýçin Önemli Konular
    Eve baðlýlýk: Kadýnýn hoþlandýðý erkek, evine baðlý olan erkektir. Erkek, geceleri ihtiyaçtan fazla dýþarýda kalmayýp evine dönmeli. Ýnsan aradýðý saadeti, ancak evinde bulabilir.

    Hoþgörü: Eþinin bazý kusurlarýný görmezden gelmeli. Olaðan bir kusurdan dolayý da bir-iki günden fazla dargýn durmamalý. Erkek, bazen de kusuru kendinde aramalý.

    Ýyi geçinme: Erkek, hanýmýna karþý güler yüzlü, tatlý sözlü, iyi huylu olmalýdýr. Kadýný incitecek yersiz davranýþlardan, kaba tavýrlardan sakýnmalýdýr.

    Nafaka: Evli erkek, imkanlarý nispetinde eþinin ve çocuklarýnýn maddi ihtiyaçlarýný karþýlamakla, helal nafaka saðlamakla mükelleftir. Nafaka, yeme-içme, mesken, giyim gibi zaruri ihtiyaçlardýr.

    Nezaket: Kadýn, eþi tarafýndan beðenilmeyi ister. Þaka dahi olsa kadýn kötülenmemeli. Lüzumu yokken tenkit edilmemeli. Kadýna deðer verilmeli. Sýk sýk yaptýklarýný takdir etmeli.

    Sabýr: Erkek, eþinin bazý hatalý sözleri ve davranýþlarýna karþý hemen öfkelenmemeli. Sinirlenip baðýrmamalý. Kadýn sinirlenmiþse de, erkek sükûnetini korumalý.

    Sevgi ve baðlýlýk: Erkek, eþine karþý olan sevgisinde cömert olmalýdýr. Ona karþý öyle samimi olmalý ki, kadýn herkesten daha çok sevildiðini hissetsin. Ancak bu, her isteðini yerine getirmek anlamýnda deðildir. Bazý istekler elbette gerçekleþmeyebilir.

    Sohbet: Þartlar elverdikçe hanýmýyla sohbet ve þakalar yapýp neþeli vakitler geçirmeyi saðlamak evliliðin tabii ihtiyaçlarýndandýr.

    Tedbir: Erkek, ailede kavga çýkarmaktan ve kadýný dövmekten sakýnmalý. Evlilik hayatýnýn selameti için herkes çeþitli tedbirler alýr. Fakat, basit kusurlar için kadýný azarlamak yersizdir.

    Yardým: Dýþarýya dönük iþler erkek tarafýndan görülmeli. Ev iþlerinde de kadýna yardýmcý olmalý. Evdeki düzen ve temizliðe dikkat etmeli.

    Evli Kadýnlar Ýçin Önemli Konular
    Alaydan sakýnmak: Kadýn, þaka dahi olsa eþi ile alay etmemeli. Ona hakarette bulunmamalý. Hele bunu baþkalarýnýn yanýnda asla yapmamalý. Ayrýca ikide bir kendini ve sülalesini övmekten sakýnmalý.

    Dedikodu: Baðýrýp çaðýrmaktan, gevezelik etmekten, baþkalarýnýn dedikodusunu yapmaktan kadýnlar titizlikle sakýnmalý. Huzursuzluklarýn baþ sebebi dildir, bunu unutmamalý.

    Engel çýkarmamak: Kadýn, eþinin ilmi ve fikri çalýþmalarýna engel olmaktan sakýnmalý. Ýlim ve fikir mesleðinde hizmet görenler, bunlarý evlilik hayatýna feda edemezler.

    Ev idaresi: Ev idaresinde kadýn lüks ve israftan kaçýnmalý. Evdeki eþyalarý temiz ve idareli kullanmalý. Ev masraflarýnda kadýnýn savurganlýðý iyi deðildir. Tutumlu olmasý gerekir. Buna dikkat etmeyen aileler sýkýntýya düþerler.

    Güler yüz: Kadýn, erkeðine karþý güler yüzlü, tatlý sözlü olmaya çalýþmalý. Kocasýnýn iyiliklerine karþý teþekkür etmek de, güzel bir nezaket halidir.Ýtaat: Kadýn, eþinin meþru isteklerine itaat etmeli, sözlerini dinlemeli. Ancak haram iþlemeye ve farzýn terkine yönelik yersiz bir istek karþýsýnda kimseye itaat gerekmez.

    Ýzin almak: Eþinden izinsiz ve lüzumsuz dýþarýlarda gezmekten kaçýnmalýdýr. Ancak ana-baba ve yakýn akrabalar, lüzum ve ihtiyaç halinde izinsiz de olsa ziyaret edilebilir.

    Süslenme: Kadýn, evindeki süs ve giyimiyle erkeðine cazip görünebilmeli. Bu süslenme faydalý ve lüzumludur. Fakat kadýn, sadece eþi için süslenmeli, dýþarýya karþý deðil!

    Þikayetçi olmamak: Erkek eve döndüðü zaman kadýn, bir takým sýkýntý ve þikayetleri öne sürerek huzur bozmaktan sakýnmalý. Ailedeki kaynana kayýnbaba ile de iyi geçinmelidir.

    Tenkitten çekinmek: Kadýn, erkeðine karþý olur olmaz þeyler için tenkitte bulunmaktan ve ona emir verir gibi tavýr almaktan sakýnmalý. Hiç bir erkek, eþinin ona emir vermesinden hoþlanmaz.

    Ailede Çocuk Terbiyesi
    Adalet: Ana-baba, çocuklara dönük davranýþ ve hediyelerde eþitliði gözetip adaletli davranmalý. Fakat onlardan biri haksýzlýk yapýnca, bunu da dikkate almalý.

    Arkadaþlýk: Her zaman için çocuklarýn arkadaþlarýna dikkat etmeli. Onlarý ahlâksýz ve edepsiz kimselerle arkadaþlýk etmekten korumalý, iyi çocuklarla arkadaþlýðý saðlanmalý.

    Dinî bilgi: Çocuða anlayacaðý seviyede iman ve Ýslâm esaslarý telkin edilmeli. Dinî duygularý geliþtirilip kuvvetlendirilmeli. Dinî telkin ve tebliðin en uygun dönemi 7-15 yaþlarý arasýdýr.

    Helâl lokma: Ana-baba, evladýna haram lokma yedirmekten sakýnmalý. Ýhtiyaçlarýný azýndan da olsa helâlinden temin etmeli, fazla mal için asla helâl olmayana uzanmamalý.

    Hürmet: Çocuklar büyüklere saygýlý olmalý. Onlar gelince ayaða kalkmalý. Gerektiðinde onlara yer vermeli. Onlarýn yanýnda söz hakký verilmeden gevezeliðe kalkýþmamalý.

    Konuþma adabý: Çocuklarý kaba sözlerden, ayýp laflar etmekten ve yalan söylemekten menetmeli. Onlara güzel sözleri, doðru, nazik ve edepli konuþma tarzýný benimsetmeli.

    Mükâfat: Çocukta iyi davranýþlar görülünce onu mükâfatlandýrmalý, teþvik etmeli. Kötü halleri ise uygun lisanla ikaz edilerek yasaklanmalý.

    Oyun: Çocuklar için oyun ve eðlence vaz geçilmez ihtiyaçtýr. Bu unutulmamalý. Onlar toplu halde oynarken zaruret olmadýkça oyunlarýný bozmamalý.

    Örnek tavýr: Çocuðun yapmamasý istenen fena hallerden ana-baba da uzak kalmalý. Yapýlmasý istenen þeylerin büyükleri tarafýndan yapýldýðýný çocuklar da görmeli.

    Yemek adabý: Çocuklar yemekten önce ve sonra ellerini yýkamalýdýr. Tabii bu büyükler için de geçerli. Yeme-içmeye 'Bismillâh' ile baþlayýp, sonunda 'Elhamdülillâh' deme alýþkanlýðý kazanmalý. Sað elle yemeli. Büyüklerden önce yemeye baþlanmamalýdýr.

    ANA-BABA HAKLARI
    Amirlik etmemek: Ana-babasýnda bir kötülük ve yanlýþlýða þahit olan evlat, güzel ikazla ondan vazgeçirmeye çalýþmalý. Emir verircesine yüksek sesle azarlamaktan sakýnmalý.

    Baðýþ: Vefat eden ana-baba namýna hayýr-hasenatta bulunup, sevabýný onlarýn ruhuna baðýþlamalý. Zaman zaman kabirlerini ziyarete gitmeli. Kuran okuyup hayýr dualarý etmeli.

    Dua almak: Çocuklar, ana-babasýnýn hayýr duasýný almalý, beddualarýndan korunmalý. Ana-babanýn duasý makbuldür. Ancak ana-baba da çocuklarýna bedduadan sakýnmalý.

    Gönül almak: Bir iþe teþebbüs edilirken ana-babanýn da gönlünü almalý ve rýzasýný kollamalý. Evlenme teþebbüsünde bulunan gençler, ana-babanýn rýzasýný dikkate almaya çalýþmalý.

    Güzel söz: Ana-babaya güzel sözle, yumuþak ifadelerle hitap etmeli. Kesinlikle azarlama tarzýnda sert ve kalp kýrýcý sözler söylememeli. Onlarý isimleriyle çaðýrmamalý. Ýsyan etmemek: Ana-babaya karþý gelmekten, gönüllerini kýracak davranýþlardan sakýnmalý. Ana-babaya isyan, hakaret, eza ve cefa haramdýr. Ana-baba da hatalý davranýþlarýyla, evladýný isyan ve itaatsizliðe sürüklememeli.

    Hizmet: Ana-babanýn hizmetlerini seve seve yapmalý. Onlarýn teklifini beklemeden yardýmlarýna koþmalý. Hizmette annenin hakký önce gelir. Hürmette ise baba hakký öndedir.

    Ýtaat: Evladýn ana-babanýn meþru tekliflerine itaati vaciptir. Yapýlmasý haram olan þey veya farz olanýn terki teklif edilirse, o isteðe uyulmaz.

    Sabýr: Ana-babaya itaat yolunda karþýlaþýlan güçlüklere tahammül gerekir. Onlar bize eziyet ve kötülük etseler dahi, biz onlara çeþitli yollarla iyilik etmeliyiz. Þüphesiz ki böyle külfetlerin zamanla büyük nimetleri görülecektir.

    Saygý: Çocuklar her zaman ana-babaya hürmet etmeli. Yanlarýnda saygýsýzlýk etmemeli, onlara karþý asla býkkýnlýk gösterip yüz ekþitmemeli.

  6. #6

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Anneden Kýzýna Nasihat
    Bir Annenin Kýzýna Nasihati
    Yavrum, þimdi sana kýrk yýllýk evliliðimin tecrübelerine dayanarak bazý nasihatlerde bulunacaðým.Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir evlilik geçirdiðin gibi, ahrette de ebedi saadete ulaþýrsýn.

    1 - Kanaatkâr ol! Yâni, kocan tarafýndan getirilen yiyecek ve giyecek her þeyi memnuniyetle kabul et! Çünkü, kanaat, kalbi huzûra kavuþturur.

    2 - Söylenenleri dâima iyi dinle ve kocanýn meþrû (islama uygun) emirlerine itaat et!

    3 - Evin ve her þeyin her zaman, temiz, muntazam ve düzenli olsun!

    4 - Eþinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin! Açlýk, insaný huysuz eder, uykusuzluk ise, öfkelendirir.

    5 - Evinin mallarýný ve eþyasýný iyi koru! Yaptýðýn iþleri, iyilikleri baþa kakma! iyiliðe karþý iyilik çabuk unutulur fakat kötülüðe karþý yapýlan iyilik unutulmaz.

    6 - Eþinin yakýnlarýna güzel muâmelede bulun! Kocanýn hatâlarýný, yalnýz iken, yumuþak bir þekilde söyle!

    7 - Kocanýn sýrlarýný hiç kimseye söyleme! Karý-koca arasýndaki sýrlar kabre berâberlerinde gömülmelidir.

    8 - Eþinin üzüntüsünü ve neþesini paylaþ! Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaþý ol! Yalan, yuvayý içten içe yýkan bir kurttur.

    9 - Aranýzdaki problemleri kendiniz hâlledin! Sakýn bunlarý, bize ve baþkasýna taþýma! Kimseden medet umma!

    10-Kocandan, almakta zorlanacaðý, gücünün yetmeyeceði þeyleri isteme!

    11-Kadýnýn güzel huylusu, eþine Cennet nîmetidir. Sen kocana Cennet nîmeti ol! Azap çektirme!

    Yavrum, bunlarý yapabilmen, ancak, onun isteklerini kendi isteklerine, onun rýzasýný kendi arzularýna tercih etmenle mümkün olabilir.Hep kendi istek ve arzularýný ön plana çýkartýrsan, bu nasihatleri tutman mümkün olmaz.[1]

  7. #7

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Baþlýk Parasý
    Baþlýk, kimi bölgelerde, evlenirken damadýn kaynatasýna ödemesi görenek olan topluca paraya verilen ad.
    Zamanýmýzda bazý kýz babalarý, halen erkek tarafýndan para almak suretiyle söz vermektedirler. "Baþlýk" veya "aðýrlýk" adý ile alýnan bu para rüþvet kabilinden bir haramdýr [1] Ýslâmi hayatta yeri olmayan, Hz. Peygamber'in yürürlükten kaldýrdýðý, ancak bugün bile bazý toplumlarda varlýðýný sürdüren bir âdettir. Bazý yörelerde buna "kalýn" da denir.

    Asrýmýzda bazý Müslüman topluluklarda kýz babalarý, haklarý olmadýðý halde, kýzlarýný verdikleri erkeklerden veya erkek tarafýndan "baþlýk" adý altýnda bir para veya mal almakta ve ekseriya bu parayý kýzlarýnýn satýþ bedeli olarak telakkî ettiklerinden, kýzlarýna vermemekte; kýzlarýnýn düðün giderleri için sarf etmemekte ya da cüz'i bir miktarýný harcamaktadýrlar. Bu durum özellikle Doðu ve Güneydoðu Anadolu'da görülmektedir.

    Ýslâm'ýn geliþinden önce toplumda kadýna gereken deðer verilmiyordu. Kadýn alýnýp-satýlan bir mal durumundaydý. Ýslâm kadýný insan olarak erkekle ayný haklara sahip kýldý; ona inanç, ibadet ve ahlâk sistemindeki müþterek yükümlülüklerinin yaný sýra, muamelatta da þahsiyet, mülkiyet ve benzeri haklar kazandýrdý.

    Ýslâm dini evlilik müessesesinin kolay teþkîli için azamî kolaylýðý saðlamýþ, evliliði zorlaþtýran unsurlardan da sakýndýrmýþtýr. Yukarýda izah edildiði þekliyle baþlýk almak Ýslâm'da yasaklanmýþtýr. Baþlýk evlenmeleri güçleþtirmektedir. Buna karþýlýk Kuran-ý Kerîm "Kadýnlara mehirlerini cömertçe verin, eðer ondan gönül hoþluðu ile size bir þey baðýþlarlarsa onu afiyetle yiyin." (en-Nisâ, 4/4) buyurarak "mehir" adýyla bir evlilik (nikâh) bedeli koymaktadýr. Ýslâm'ýn kuralý olarak mehrin özüne vâkýf olunduðunda evlilik olayý kolaylaþýr.

    Mehir, kadýnýn nikâh akdi ile kocasýndan hak ettiði maldýr ve bunu kocasýndan alýr.[2] Evlenen kadýn mehir adýyla bir mala hak kazanýr. Mal ile deðiþimi mümkün olan bir menfaat da mehir olabilir. Mehir kadýnlardan istifade karþýlýðýnda bir bedeldir. Mehir verilmesi, kadýnlarýn deðerini yüceltme, ihtiyaçlarýný karþýlama, çeyiz tedâriki, istikbâllerini güvence altýna alma ve nikâhýn önemini belirtme gibi ilâhî hikmetleri ihtiva eder.

    Mehir kadýnýn hakký olduðu için tasarrufu da ona aittir. Kadýnýn velîsi ancak kadýnýn izniyle mehri kullanabilir. Kadýnýn izni olmadan hiç kimse mehri kullanamaz ve bu mehirden istifade edemez. Ýzinsiz tasarruf haramdýr.[3]

    Mehir miktarýný fazla tutmamak, evlenecek erkeðin mali durumuna göre ayarlamak gerekir. Bu konuda sosyal bakýmdan önemli olan, mehrin insanlarýn güç yetirebileceði bir derecede Olmasý ve kýzlarla evliliðin arasýný açýp sosyal zararý olan bir hal almamasýdýr. Kýz tarafý mehir talebinde katý davranmamalýdýr. Mehrin fazlalýðýnýn çok defa genç kýz ve erkeklere ahlâkî bakýmdan zararý da olmuþtur.[4] Peygamber Efendimiz (s.a.s.) "Mehrin hayýrlýsý kolay (az) olanýdýr." [5] buyurarak mehrin az ve ödenebilir olmasýný tavsiye etmiþtir.

    Baþlýðý mehirle mukayese etmek gerekirse; mehir nikâh akdi sýrasýnda tespît edilen ve kadýna ait olan bir mal veya bedeldir, babanýn bunda bir hakký yoktur. Baþlýk ise satýþ bedeli olarak telâkki edilmektedir. Hür insan satýlamayacaðýna göre, bu para satýþ bedeli olamaz; rüþvet mahiyetinde olup haramdýr. Ýslâmî bilgisi olmayanlar, istedikleri bu parayý mehre benzeterek, hareketlerine meþrûiyet kazandýrmaða çalýþmaktadýrlar. Ýslâm hukukuna göre bu parayý vermiþ bulunan bir erkek, kýz babasýndan bu parayý geri isteme hakkýna sahiptir. Elde mevcut deðilse, ödetme yoluna gidebilir.

    Ýslâm'a teslim olmuþ bir kimse, haram olan bu parayý kabul etmemeli cehalet sebebiyle almýþ bulunuyorsa geri verme asaletini göstermelidi

  8. #8

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bebeði Sallayarak Uyutmak
    Bir haftalýk bebekler günün yaklaþýk %80'ini kýsa aralýklarla uyuyarak geçirirler. Bir aylýk olduklarýnda, uyku zamanlarý günde 3 ila 4 kestirmeye ve 5-6 saatlik kesintisiz bir gece uykusuna dönüþerek gittikçe azalýr.

    Bebeklerin geceleri uykudan uyanmalarý, annelerin en çok zorlandýklarý hususlardan biridir. Günümüzde uzmanlar 'bebek aðladýðýnda karnýnýn tok, altýnýn kuru olduðundan ve sancýsýnýn olmadýðýndan eminseniz, yattýðý odanýn kapýsýný kapatýp yanýndan kararlý bir þekilde uzaklasýn, bir süre sonra sesi kesilip uyuyacaktýr' diyorlar.

    Annelerin çocuklarýný kitaplara bakarak büyütmeye çalýþtýklarý 20. yüzyýlýn son çeyreðinden önce doðan bebekler annelerinin kucaklarýnda, ayaklarýnda veya bir beþikte sallanýp uyutularak büyüdüler.

    Bebeklerin sallanarak uyutulmalarýna, bilim adamlarý 'vestibular uyan' adýný veriyorlar. Gerçi anneler binlerce yýldýr bebeklerini sallýyorlar ama konu araþtýrmacýlarýn daha yeni ilgisini çekiyor. Anneler sallamanýn bebeði sakinleþtirdiðinden ve uyuttuðundan eminler ancak uzmanlar bunun ayrýca bebeðin geliþimine de çok faydalý olduðu hususunda dikkati çekiyorlar.

    Ýç kulak, iþitme ve denge organlarýný içeren iki bölümden oluþur, iþitmede hiçbir rol oynamayan ikinci bölüm yalnýzca dengeyle ilgilidir. Ýçi sývý dolu yarým daire biçiminde üç kanaldan oluþan bu bölüme 'vestibular labirent' denilir.

    Buradaki hücreler, baþýn en küçük hareketi ile çalkalanan iç-kulak sývýsýnýn çýrpýntýlarýyla uyarýlarak baþýn açýsal hareketini anýnda beyne iletirler. Görme duyusunun da yardýmýyla dengenin saðlanmasýna yardýmcý olurlar. Çok hýzla dönüp aniden durduðumuz zaman, iç kulak kanallarýndaki sývý hala dönmekte olduðundan baþ dönmesi denilen durum meydana gelir.

    Vücut sallanýrken gözler sabit bir noktaya baktýðýnda onlardan beyine hareket olmadýðý sinyali gider. Bu iki sinyal arasýndaki fark, araba tutmasýnda olduðu gibi bir çeþit baþ dönmesi ve uyku getirir. Uykunun gelmesi vücut ihtiyacý olarak deðil tamamen beyinde oluþur. Devamlý hareket halinde olan, baþka þeyle meþgul olan bebeðin sallanarak uyutulmasý zordur.

    Araþtýrmalar içkulak vestibular sistemi düzenli olarak uyarýlan bebeklerin daha hýzlý geliþtiklerini, daha erken oturup, ayakta durabildiklerini gösterdiler. Salýncakta, kucakta veya ayakta sallanan bebeklerdeki reflekslerin uyarý almayan bebeklerden daha hýzlý geliþmeleri araþtýrmacýlarý bir baþka yöne, önemli bir çocuk sorununa yöneltti.

    Hiperaktif denilen aþýrý hareketli, sürekli hayal gören ve yeteneklerini geliþtiremeyen çocuklarýn vestibular sistemlerinde bazý bozukluklara rastlandý. Yapýlan çalýþmalar, mongoloid olan veya beyin felci geçirmiþ olan çocuklarýn vestibular uyarý ile daha iyi geliþebildiklerini gösterdiler.

    Araþtýrmacýlarýn daha yeni farkýna vardýklarý bebekleri sallayarak büyütmenin faydalarýný anneler insanlýðýn ilk günlerinden itibaren annelik içgüdüleri ile hissetmiþlerdi. Tabii burada bebeðin annesinin kucaðýnda sallanýrken, onun sesi ve kokusu ile duyduðu mutluluðun etkisini de unutmamak gerekir.

  9. #9

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bekâretin Ýzâlesi
    Mehmet Ali Demirbaþ
    Normal vasýflarý taþýyan kýz ve erkek için, bunun bir zorluðu olmaz. Yapýlacak iþ; sevgi oyunlarýyla temas ortamý hazýrlanýr, gelin o safhaya geldikten sonra, yani iliþkiyi kolaylaþtýrýcý kaygan sývý gelince, üstten aþaðý hafif kuvvette bir tazyikle zifaf iliþkisini tamamlanýr. Kýz uyarýlamaz, kaygan sývý gelmezse, bir merhem kullanýlmalý. Cinsiyet organlarýna bir miktar vazelin sürmek bu iþi kolaylaþtýrýr. Kýzlýk zarýnýn yýrtýlmasýnda, kanama ve acýnýn hafifletilmesi için eþlerin yatakta alacaklarý pozisyon önemlidir. Bunun için, genç kýz bacaklarý ayrýk ve dizleri bükülmüþ vaziyette sýrt üstü yatmalý; erkek diz ve dirseklerinin desteðini kullanarak, cinsiyet uzvunu eþinin döl yoluna üst taraftan ve üst kenarý boyunca, aþaðý doðru kaydýrarak koymalýdýr. Burada cinsiyet organýnýn hazneye giriþinde, eþinin hazne aðzýnýn tabii açýklýðý yardýmcý olur. Bu esnada zar gerilir ve yapýlan basýnçla, umumiyetle iki yerden ve arkaya doðru yýrtýlýr. Ýþte, sözü geçen hafif aðrý bu anda, zarýn direnci ile erkeðin cinsi uzvunun yapacaðý güçlü tazyik karþý karþýya geldiðinde duyulur. Böyle bir durumda genç kýzýn kalçalarýný küçük bir hareketle kasarak eþine yardýmcý olmasý iyi olur. Aslýnda temas öncesinde, genç kýzýn cinsi bakýmdan baþarýlý bir þekilde uyarýlmasý, temasýn her iki taraf için de kolayca tahakkukuna yeterlidir. Cinsi tatmine eriþen genç kýzýn ve erkeðin cinsi organlarýnda, giriþi kolaylaþtýracak kaygan sývýlar ifraz edilir.

    Vazelin kullanmak birleþmeyi kolaylaþtýrýr. Ama asýl çözüm, temas öncesi hazýrlýðýn ideal þekilde yapýlmasýdýr. Kadýn, okþama ve seviþme ile hazýr vaziyete gelmiþ olmalý! Bu olursa, baþka bir tedbire ihtiyaç duyulmaz.

    Tahriþ, acýma gibi hallerde, sonraki temaslar için 1-2 gün ara vermek iyi olur. Ama bu da þart deðildir. Karþýlýklý istek varsa, ertesi gün veya birkaç saat sonra temas yapýlabilir. Aþýrý istek acýyý hissettirmez. Zarýn yýrtýlmasýyla gelen kan durmazsa telaþa mahal yoktur. Genç kýz sýrt üstü vaziyette dizlerini kaldýrýp bacaklarýný kasarak bitiþtirirse, kanama çoðu zaman kendiliðinden durur. Nadiren de olsa durmayýp aktýðý da görülür.

    Gerçekten de cinsi temasa her iki tarafýn da ruhen ve bedenen çok iyi hazýrlanmýþ olmalarý, erkeðin eþini baþarýlý bir þekilde uyarmasý ve her ikisinin de cinsi heyecan bakýmýndan tatminkâr bir seviyeye çýkmalarý hâlinde neredeyse hiç acý duyulmaz. Aþýrý heyecan, aþýrý zevk aðrý hissini ortadan kaldýrýr. Savaþta ve kavgada yaralanma, neden sonra kan görülmesi ile anlaþýlýr. Bu arada, eþlerin birbirine yardýmcý olmasý, bilhassa erkeðin çok sabýrlý, anlayýþlý ve þefkatli olmasý gerekir.

    Zifaf gecesinde acý duymak korkusu, yabancý bir erkekle en mahrem buluþmanýn verdiði utanma hissi ve kýzlýktan kadýnlýða geçiþ gibi, çok önemli bir dönüm noktasýnda bulunuþu dolayýsýyla, kadýnýn göstereceði çekingenliði anlayýþla karþýlamalý.

    Onu samimiyetle kendisine alýþtýrdýktan ve ürkeklik hislerini teskin ettikten sonra, nâzik ve yumuþak bir surette birleþmelerini temin etmek, erkeðin vazifesidir. Netice olarak; zifaf gecesinin ilk temasý ve sonrasýnda, dikkatli, sabýrlý ve ihtiyatlý olmalý. Bu hususlara dikkat edilmezse, cinsi temastan kadýn, zevk yerine acý ve ýstýrap duyabilir. Ýlk zifaf iliþkisinde, arzulanan cinsi zevkin bulunamamasý tabiidir.





    --------------------------------------------------------------------------------

  10. #10

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Cima
    Kadýnla erkeðin cinsi temasta bulunmasý. Ýslâmiyet insan yaratýlýþýna uygun en tabiî bir dindir. Bu nedenle müminleri evlenmeye teþvik etmiþtir. Evlilik sayesinde cinsi arzular tatmin edilir, iffet ve namus korunur, neslin devamý mümkün olur.

    Ýslâm'a göre cimâ'ýn da bir takým adâbý vardýr. Bunlar; birleþmeden önce euzü-besmele çekmek; örtü altýnda olmak; kýbleye karþý olmamak; aybaþý halinde yapmamak, dübürden sakýnmak, kadýna yumuþak davranmak; o da ihtiyacýný giderinceye kadar terk etmemek; ikinci defa iliþkide bulunacaksa eteðini yýkamak; gecenin baþlangýcýnda iliþkide bulunacaksa uyumadan önce yýkanmak, hiç deðilse abdest alýp öyle uyumak; sevgi ve ilgiyi artýrýcý hareketlerde bulunmak ve:

    "Allah'ým! Bizden ve bize vereceðin çocuktan þeytaný uzak kýl" diye dua etmek. Kim bu duayý okur da çocuðu olursa þeytan onu saptýramaz.[1]

    Ýslâm cinsi arzularýn meþru yoldan giderilmesini ister. Kadýna dübürden yaklaþmayý yasaklamasý, Kur'anî nass ile belirlenmiþtir. "Allah'ýn size emrettiði yerden onlara gidin" (el-Bakara, 2/222) buyrulur. Bu bildiðimiz tenâsül yoludur. Arka yoldan yaklaþmak doðru deðildir. Peygamber Efendimiz: "Hanýmýna arka yoldan yaklaþan kimse lanete uðramýþtýr." buyurur. Baþka bir hadîslerinde de:

    "Erkeðe veya kadýna arka yoldan yaklaþan kimseye Allah, rahmet bakýþýyla bakmaz" buyururlar.[2] Böyle davranmak küçük livata olarak kabul edilmiþtir.

    Adet gören veya loðusalýk halinde bulunan kadýnlarla cinsi iliþkide bulunmak haramdýr. Nitekim: "Hayýz zamanýnda kadýnlarýnýzla cinsi münasebetten vazgeçin. " (el-Bakara, 2/222) ayeti bunu açýkça ifade etmektedir. Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdýr.

Sayfa 1/10 12345678910 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 2 Kullanýcý var. (0 Uye ve 2 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •