
S.A.'Muhteþem Yüzyýl' dizisiyle yeniden alevlenen 'Osmanlý'da Harem' tartýþmalarýna, bu baþlýkla bir kitabý bulunan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz de katký yaptý. Akgündüz, "Harem konusunda asýl üzüldüðümüz nokta, ülkemizde yetiþen Cumhuriyet dönemi yazarlarýnýn da, belgelere dayalý ilmî araþtýrma yapmak yerine, yabancý yazarlarý aratmayacak þekilde ve onlarýn yazdýklarýný yahut çizdiklerini aynen taklit ederek yazýlar kaleme almalarýdýr. Bunlarýn hemen hemen tamamý, doðru olmayan bilgilerdir." dedi. Hürem Sultan'ýn bugünkü ilahiyatçýlara taþ çýkaracak bilgiye sahip olduðunu kaydeden Akgündüz, "cariyelerle halvet" konusuna da açýklýk getirdi.
Rotterdam Ýslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Cihan Haber Ajansý'na verdiði mülakatta 'Muhteþem yüzyýl' dizisiyle yeniden gündeme gelen tartýþmalarý deðerlendirdi. Osmanlý'da saray hayatýnýn Batýdakilerle karýþtýrýldýðýný ifade eden Akgündüz, þu ifadeleri kullandý: "Maalesef Türkiye'de televizyon dizileri, sanatçýlar, romancýlar ya da basýn mensuplarý Osmanlý'yý deðerlendirirken Batýdaki tarzlara bakarak deðerlendirme yapýyorlar. Harem ile ilgili Batý'da ya da Türkiye'de yapýlan müstehcen yayýnlarýn hiçbiri doðru ya da orijinal deðil. Bunlar Batýlý ressamlarýn vs. hayal ürünleridir."
Osmanlý sarayýnda hareme padiþahýn ailesi ve hizmetçiler dýþýnda kimsenin girmediðini vurgulayan Akgündüz, "Tanzimat dönemine yani 1839 yýlýna kadar hiçbir Batýlý ve gayrimüslim buraya girmemiþtir... Tamamen kendi krallarýnýn veya kendi toplumlarýndaki gayrimeþru iþleri nakleden insanlara nasýl inanabilirsiniz. Bunlara göre Haremi nasýl deðerlendirebilirsiniz?" diye sordu.
KANUNÝ'NÝN ÖMRÜNÜN YARISI SEFERDE GEÇTÝ
Osmanlý Devleti'nde 46 sene padiþahlýk yapan Kanuni Sultan Süleyman'ýn 20'ye yakýn büyük sefere çýktýðýný hatýrlatan Ahmet Akgündüz, þunlarý söyledi: "Ömrünün üçte biri zaten Ýstanbul dýþýnda, seferlerde geçti. Geriye kalan kýsýmda ise büyük tarihçiler ve þeyhülislamlar ile sohbetler ettiðini, onlar ile müzakerelerde bulunduðunu, tarih kitaplarý bize anlatýyor. Padiþah da bir insandýr. Akþam da hanýmý ile beraber olmasý gayet normaldir. Kaldý ki nikâhlý hanýmlarý arasýnda adalete riayet etmesi de dini bir görevdir. Ancak Osmanlý padiþahlarýnýn eþlerine çok az zaman ayýrdýðýný çok rahatlýkla söyleyebilirim."
Kanuni'nin edebiyatçý yönüne dikkat çeken Akgündüz, "Ömrünün yarýsý cephede geçen bu padiþah Muhibbi adýyla önemli bir divan kaleme alacak kadar alim." dedi. Kanuni'nin vefat ettikten sonra kabrine Ebu's-Suud Efendi'den aldýðý fetvalarýn konulmasý talimatýný verdiðini hatýrlatan Akgündüz, "Þayet Cenab-ý Allah hesap sorar ise 'Ben fetvasýný aldým Yarabbi' diyeceðini söylüyor. Böyle bir insanýn gayri Ýslami bir hayat yaþamasý mümkün mü?" ifadelerini kullandý.
BU TÜR DÝZÝLER KAFA KARIÞTIRMA OPERASYONU
Son dönemde Türk gençliðinin, tarihini doðru olarak öðrenmeye yöneldiðini vurgulayan Prof. Akgündüz, dizideki sanatçýlarý suçlamadýðýný; fakat bu tür projelere yatýrým yapan insanlarda iyi niyet aramadýðýný söyledi. Ahmet Akgündüz, "Bu gibi diziler, son zamanlarda Türk gençliðinin Osmanlý'yý doðru öðrenmesine karþý baþlatýlan bir kafa karýþtýrma projesidir."
Birden fazla hanýmla ayný anda münasebetin Ýslam'a aykýrý olduðunu ve padiþahýn da bu tür alemler düzenlemesinin mümkün olmadýðýný vurgulayan Akgündüz, "Bu Ýslam'a da hakarettir. Osmanlý'ya da hakarettir. Zihinleri de bozmak için müthiþ bir kasýt vardýr. Bu kastý filmi çevirenlerde aramýyorum. Çünkü onlarýn bir kýsmýnýn hayatý böyle. Bu diziyi yönetenlerde ve yayýnlayanlarda çok ciddi manada bir kasýt hissediyorum." ifadelerini kullandý.
HAREM, PADÝÞAHIN DÝLEDÝÐÝ KADINLA YATMASI ÝÇÝN DÜZENLENMÝÞ BÝR KURUM DEÐÝL
Batýlý yazarlarýn nasýl meseleyi çarpýttýklarýný , 1960'lý yýllarda Harem'in restorasyonunda görev alan tarihçi Robert Anhegger'ýn eþi Mualla Anhegger'ýn anlattýðýný ifade eden Akgündüz, þu ifadeleri aktardý: "Haremin Avrupalýlarýn yüzyýllarca yazýp çizdiði ile hiçbir alakasý olmadýðýný fark ettim. Harem padiþahýn dilediði kadýnla yatmasý için düzenlenmiþ bir kurum deðil. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiþ. Padiþahýn cariyeleri görebilmesi ve aralarýndan birini seçebilmesi mümkün deðil. Kapýlar, daireler, geçiþler buna göre planlanmamýþ. Cariyeler 25 kiþilik koðuþlarda yatýyor, üst katta yatan kalfalarýn sýký denetimi söz konusu. Padiþahýn annesi kendi bölümünde, padiþahýn kadýnlarý kendi bölümlerinde, padiþah ise kendi dairesinde. "
Ahmet Akgündüz, Batý'da yaygýn olarak rastlanan ve özellikle padiþahýn süt banyosu yaptýðýný, çýrýlçýplak cariyelerin ortasýnda poz verdiðini gösteren resimlerin de tamamen hayal ürünü olduðunun altýný çizdi.
EN FAZLA 4 CARÝYE ÝLE NÝKÂH KIYILABÝLÝR
Prof. Ahmet Akgündüz, padiþahlarýn 'çok eþliliði' ve cariyelerle halveti konusuna ise þöyle açýklýk getirdi: "Bir padiþah, veya siz, isteseniz Ýslam'a göre, Ýslam hukukuna göre bir cariye ile de nikah kýyabilirsiniz. Nikah kýydýðýnýz an, o cariye sizin hanýmýz olur. Nikah kýydýðýnýz cariyelerin sayýsý dördü geçemez. Bu önemli bir hukuki statü. Þayet bir çocuðu olur ise o cariyeyi hür hale getirmek mecburiyetindesiniz."
Akgündüz, harem mektebine alýnan cariyelerin zekâlarýna, ahlaklarýna ve güzelliklerine göre, evvela haremin hizmetçi statüsündeki grubu olan cariye, kalfa ve ustalar makamlarýna ve sonra da Padiþahlar tarafýndan seçilmeleri halinde Padiþah ile karý koca hayatý yaþayan gözde, ikbal, kadýn efendi ve neticede valide sultan payelerine kadar yükselme imkânlarýna kavuþabildiðini anlattý. Akgündüz, sarayda sayýlarý bazý dönemler 500'e kadar ulaþan cariyelerin çok büyük bir kýsmýnýn hizmetçi grubundan olduðunu dile getirdi.
HÜRREM SULTAN, BUGÜNKÜ ÝLAHÝYATÇILARA TAÞ ÇIKARACAK BÝLGÝYE SAHÝPTÝ
Prof. Akgündüz, Hürrem Sultan konusunda bazý yanlýþ anlaþýlmalarý giderecek þu deðerlendirmeyi yaptý: "Ýster Ukraynalý olsun, ister bir kýsým tarihçilerin iddia ettiði gibi Ýtalyan olsun. Aslý ne olur ise olsun. Osmanlý Devleti'nin haremine alýnan ve Ýslami bir manevi terbiyeden geçen çok kýymetli bir hanýmefendi. Ben bu hanýmefendinin birkaç tane "aþk mektubu" diye tabir edilen mektuplarýný da yayýmladým. Bir mektubunda þunu diyor: "Efendi, Hoca Sadettin Efendi'nin eserini okuyorum. Bu gece birinci cildi bitirmek istiyorum. Bu gün teravih namazýna gelemeyeceðim." Ben þunu açýkça ifade edeyim ki bu eserin bir iki sayfasýný bir iki saat içinde çözebilecek çok az ilahiyat profesörü var. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Yani Hürrem Sultan da böylesine bir kültürlü hanýmefendidir. Ancak onun da bir insan olduðunu ve hýrslý bir kadýn olmasý hasebiyle Sadrazam Rüstem Paþa ile birlikte oðlu Selim'in padiþah olmasý için bazý siyasi oyunlara girdiðini de görmezlikten gelemeyiz." AEO.



Yer imleri