hikmet çetinkaya yazýsý....
Bakýyorum kimi aklýevveller hâlâ Mýsýr’a, Tunus’a, Libya’ya demokrasi geleceðini, bunun tüm Ortadoðu ve Kuzey Afrika’ya yayýlacaðýný yazýp çiziyorlar. Zamanýnda Irak ve Afganistan için de böyle yazýlar döktürmüþlerdi.
Bir yandan Ortadoðu’da ve Kuzey Irak’taki baskýcý rejimlerin despot liderleri öte yandan baþta ABD olmak üzere Ýngiltere, Fransa, Ýtalya, Almanya gibi ülkelerin silah sanayicileri.
Libyalý muhaliflere neden destek veriyor bu iki kanat...
Fransa, Kaddafi’ye sattýðý füzelerden, Mirage savaþ uçaklarýndan ve tanklardan ne kazanmýþtý?
3 milyar dolar!
Ýtalya ise mermi, top, helikopter...
Ne kazanmýþtý?
Bir milyar 400 milyon dolar...
Almanya silah satmýþtý...
50 milyon dolar.
Belçika, Ýngiltere, Almanya, Ýtalya...
Þöyle bir düþündüm... Tüm bunlar 2004 yýlýnda baþlamýþtý... Yani BM amborgosu kalktýktan sonra.
Bizim geliþmiþ demokrasiler olarak gördüðümüz AB ülkeleri kendi çýkarlarý için en yakýn dostlarýný satarlar.
Þimdi bu ülkeler Kaddafi’yi denizden ve havadan vuruyorlar.
Daha düne dek Kaddafi’yi baþ tacý eden Sarkozy, Libyalý muhaliflerin yanýnda... Libya halkýný yoksulluktan kurtarýp oraya demokrasi ve özgürlükler getireceðini söylüyor.
Tamam Kaddafi acýmasýz... Kendi halkýný öldürüyor, anladýk...
Peki, ABD ve AB ülkelerini kýþkýrtan Fas, Yemen, Ürdün, Sudan, Suudi Arabistan’daki sultanlarýn ve krallarýn Kaddafi’den ne farký var?
***
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduðu laik demokratik cumhuriyeti, ulus devleti “despot Kemalist devlet” diye nitelendirenler, “tam baðýmsýzlýðý” savunanlarý “statükocu” olarak görenler, üniter yapýyý aþaðýlayýp Güneydoðu’yu “Kürdistan” diyerek televizyon ekranlarýnda açýklayanlar Libya’da, Tunus’ta ve Mýsýr’da olup bitenleri acaba nasýl görüyorlar merak ediyorum.
Elbet bu konuda doðru taný koyanlar da var...
Mustafa Kemal, laik demokratik cumhuriyetin temellerini saðlam atmýþ, öyle kolay kolay yýkýlmaz.
Türkiye’nin sivil demokratik güçleri var...
Demokratik kitle örgütleri, sendikalar...
Ne kadar çok eleþtirsek de kurulu bir hukuk düzeni, demokrasi anlayýþý var.
Yaþadýðýmýz coðrafyaya göz dikenler, Türkiye’nin tümlüðünü bozmak için Sünni-Alevi, Türk-Kürt çatýþmasý çýkarmak için çok uðraþtýlar çok.
1923’ten sonra çýkarýlan ayaklanmalarýn ardýnda kimler vardý? Kahramanmaraþ katliamýnýn, kanlý 1 Mayýs’larýn, Gazi olaylarýnýn, Sivas katliamýnýn arkasýndaki derin güçler kimlerdi?
Ýç ve dýþ güçler bunu baþaramadýlar.
12 Eylül darbesini yaptýrdýlar... Gençleri astýlar 12 Mart’ta olduðu gibi... ABD desteðiyle 28 Þubat’ý gerçekleþtirdiler, 2007 seçimlerinden önce 27 Nisan’da “e muhtýra” verdirdiler.
Hesap soran oldu mu bugüne dek?
Ne gezer!
***
Libya’yý bombalamada öncülüðü Sarkozy yaptý ve bu aþamada seçimler öncesi salt kendisini deðil, ülkesinin Ortadoðu, Akdeniz ve Kuzey Afrika’da ekonomik gücünü yükseltti.
Gelelim Arap ülkelerine...
Tümü hallaç pamuðu gibi saða sola savrulmuþ, güçlünün yanýnda da yerini almýþ.
Arap Birliði baþkaný Amr Musa þaþkýn:
“Biz uçuþa yasak bölge istedik, bomba deðil!”
Adama gülerler... Katar ve Birleþik Arap Emirlikleri iþin içinde...
Bakýyorum kimi aklýevveller hâlâ Mýsýr’a, Tunus’a, Libya’ya demokrasi geleceðini, bunun tüm Ortadoðu ve Kuzey Afrika’ya yayýlacaðýný yazýp çiziyorlar.
Zamanýnda Irak ve Afganistan için de böyle yazýlar döktürmüþlerdi.
Demokrasi öyle gökten zembille inmiyor.
Bakýn Fransa’ya, Ýspanya’ya, Ýtalya’ya, Almanya’ya ve komþumuz Yunanistan’a...
***
Yakýn tarihi bilmeden ahkâm kesilmez!
Bugün Avrupa’nýn Libya topraklarýný iþgal edip etmeyeceði tartýþýlýyor. BM kararýnda iþgal edilmesine ve bölünmesine karþý kýrmýzý çizgiyi çekiyor:
“Sadece Kaddafi gidecek”
Gidecek de nasýl gidecek, orasý belli deðil!
Olan sivil halka, çocuklara, kadýnlara oluyor...
Ýnsanlar insanlar!..


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri